"Onur Baştürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Onur Baştürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Onur Baştürk

Yerli müzikte ‘sen yoluna ben yoluma’

Ne olacak halimiz diye yakınanları hiç sevmem.

Yakınmak en sıkıcı özelliğimiz çünkü. Hiçbir şey yapma, ama hep söylen dur. Gerçekten sıkıcı.
Bir süredir, hatta epeydir müzik sektörü için de söyleniyordu bu. “Eskisi gibi satışlar yok, bittik tükendik” diyordu sektörün emekçileri. Son olarak 2009’un ilk altı ayının sektör raporunu çıkarmış MÜYAP.
ıbrahim Tatlıses ve Sezen Aksu’nun son albümleri 100 bini geçmiş. Bu ikiliyi Kenan Doğulu, Volkan Konak ve Funda Arar takip ediyor. Kaset olayı da tamamen tarihe karışmak üzereymiş.
379 bin kaset üretilmiş son altı ayda.
Zaten hâlâ bu kadar üretiliyor olması bile ilginç.
Bu arada CD satışı bu denli sınırlı sayıda ve sadece belli başlı isimler üzerinden dönerken, her gün bir başka yeni şarkıcının albüm çıkarmasına ne demeli?
Peki bundan sonra ne olacak? “Görünen köy”ün özeti şunlar...
? Nil Karaibrahimgil’in yakın bir zamanda, Sertab Erener’in ise “Bu Böyle” single’ıyla bu yaz yaptığı gibi, bazı şarkıcılar altı ayda bir, tek şarkılık single’larla arz-ı endam etmeyi sürdürecek. Çünkü kimse 10 şarkılık albüme o kadar emek verip, sonra da bu kadar az satışı ya da birçok şarkısının daha dinlenmeden unutulmasını hazmedemiyor. Ama bu yöntem için de her seferinde sağlam hit bulmak gerekiyor.
? ınternet üzerinden daha çok yeni şarkıcı çıkacak. Onlar, sosyal ağları harekete geçirip şarkılarını önce sanal cemaatlerde sonra da gerçek hayatta popüler kılmayı denemeyi sürdürecek.
? Yılların şarkıcıları eski yönteme, yani yılda ya da iki yılda bir albüm yapmaya devam edecek.
? Sonuç? Yapımcılar ve eski-yeni her şarkıcı sokağın duygusunu-ritmini takip etmediği ve kime-neye hitap etmek istediğini bilmediği/anlamadığı sürece satışlar daha da düşecek. Hatta en ünlü isimlerin konserleri bile boş geçmeye başlayacak. Durum böyleyken böyle.

Şimdi konuşulan...

? Erol Köse ve Gülşen’in Londra’da el ele yürürken ünlü bir dizi oyuncusu tarafından enselendikleri, pardon görüldükleri söylentisi.
? Görev yaptığı ilçenin (Beyoğlu) bir süredir bütün gözde mahallelerini dolaşıp dert dinleyen, hatta popüler Cihangir mekanlarını da sık sık ziyaret eden (en son White Mill’deydi) Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan’ın seçim sonrası hız verdiği halkla yakın temas olayı... Ve bu temas yöntemlerinin Mustafa Sarıgül’den copy-paste olup olmadığı. Demircan’ın idol olarak (aman tanrım yoksa?) Sarıgül’ü mü benimsediği....
? En son bir organizasyonda sunuculuk yapan Aysun Kayacı’ya neden hâlâ bir talk show yaptırılmadığı... Gerekçe mi? Aysun şöyle dedi sahneye ödül almak üzere çıkan beş-altı kallavi adama birden: “Lütfen kümelenmeyelim orada.” Daha ne olsun, çok şekerdi valla.
? ısviçre’nin Lugano kentinde iki çocuğuyla beraber sahilde tur atarken gör-düğüm Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan’ın, çocuklarını zıplarken seyrettiği tramboline daha sonra heves edip etmediği... Ve hatta Babacan’ı 50 metre geriden takip eden o iki korumanın da aynı hevesle yanıp tutuşmasının olabilitesi...

Lugano’ya yolunuz düşerse mutlaka yapın

Neyi? ısviçre’nin ıtalya sınırındaki göl şehri Lugano’yu çevreleyen dağlardan biri olan M. Generoso’nun 1700 metre yüksekliğine tramvayla çıkmayı. Sonra da tramvaydan inip özenle yapılmış patika yoldan dağın zirvesine, yani 1914 metreye yürümeyi...
Evet, adamlar (hep böyle derler ya) dağa raylı sistem yapmışlar, tıngır mıngır yarım saatte yukarıya çıkıyorsunuz.
Bulutların arasından filan geçe geçe...
Bitki örtüsünün değişimini göre göre...
Dağ keçilerine selam vere vere...
Son durakta inip zirveye yürümek ise başlı başına unutulmaz bir deneyim.
Eğer şansınız yaver giderse, muhteşem bir manzara sizi bekliyor.
Bulutluysa dağın zirvesi, yapacak bir şey yok.
Biz geçen hafta gittiğimizde bulutluydu, yine de acayip keyif aldık.
Biz dediğimiz kim? D&G babetleriyle o kadar yolu tırmanan ve etraf keçi boklarından geçilmiyor olmasına rağmen babetlerini kirletmeme başarısını gösteren ELLE Yayın Yönetmeni sevgili Işın Görmüş ve ben.
Işın’la şimdiki hedefimiz Kaz Dağları’na gitmek!
Deneyimi olan varsa anlatsın, aktarsın.....

X