Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Yerinden yönetim yerel yönetim değildir

KÜRT meselesi çoktan “geri dönülmez” noktayı geçmiş bulunuyor.

Kabul etmek gerekir ki; Cumhuriyet’in gerek “tek millet” yaratma gerekse “laikleşme” projeleri tam başarılı olamamıştır. Kürt özerklik hareketinin, adı öyle konmasa da, fiilen bölünmeyle sonuçlanacağını uzun süredir herkes biliyordu. Ama cenazelerde “Şehitler Ölmez, Vatan Bölünmez” diye feryat edenleri sakinleştirmek gerekiyordu. Onun için bölünmek yok, “demokratik çözüm” var dendi. Sonunda çocuğun adı “demokratik özerklik” olarak kondu. Müzakere edilen budur. Bu çözüme karşı çıkacakları susturmak için “analar ağlamasın da, ne olursa olsun” tezi ileri sürüldü. Geçenlerde, eski “Yeni Demokrasi Hareketi Önderi” Cem Boyner, bir TÜSİAD toplantısında mealen “mutsuz yaşayacağımıza, bölünüp mutlu olalım” dedi. Böylece, topluma Türküm demekle değil, bölünerek mutlu olunacağı anlatılmış oldu. İnsanlar, yaşadıkları gerçek şartların getirdiği dertleri bilir. Alternatifi sorunsuz sanır. Bu yüzden tahayyül edilen “bölünmüş ve mutlu” yaşam biçiminin ne kadar belalı sorunlar çıkarabileceğine kafa bile yorulmadı.
* * *
Kürt meselesinin çözümünde bölünmeyi haklı göstermek için, “Türkiye çok büyük bir ülkedir, tek bir merkezden yönetilemez”, adem-i merkezi yani “yerinden yönetim” gereklidir deniyor. Bu önermeyi irdelemek istiyorum.
1. Adem-i merkeziyetçilik, merkeziyetçiliğin zıttı değil onun bir tarzıdır. Nitekim yönetim biliminde kullanılan “de-santralizasyon” özgün bir kelime değildir. Santralizasyondan türetilmiş bir sözcüktür.
2. Hocalarımız bize “merkezi olmayan adem-i merkezi yönetim olmaz” kuralını belletmişlerdi.
3. Adem-i merkezi yani yerinden yönetim, bölünmez bir bütününün etkin yönetimini sağlar. Yerinden yönetim, büyük kümeyi yöneten merkezin, yerel uzantısıdır. Yani uzantı merkeze bağlıdır.
4. Yerel yönetim ise, bölünmüş bir bütünden meydana çıkan alt kümelerin “merkezi yönetimi” tarzıdır. Yerel yönetim otonomdur. Kendinden başka bir yere bağlı değildir.
5. Yerel yönetimle, yerinden yönetimin (adem-i merkezi idare) esas farkı, işin finansmanındadır. Yerinden yönetimde finansman, merkezdedir. Yerel yönetim ise, kendi finansmanını kendisi yaratır.
6. Ademi merkezi örgütlenmenin demir kuralı “cüzdanı delege etmemek”tir. Cüzdan delege edilmişse, yani yönetim birimi, kendi kendini finanse eder hale gelmişse, o yönetim “yerel yönetim” olur.
7. Yerel yönetim, harcayacağı parayı kendi bulduğu için özerktir. Onun için güçlüdür. Finans kaynaklarını kendisi yaratıp geliştirmeyen yönetim tarzında “demokratik özerklik” havada kalır. 
* * *
Kürt meselesinin çözüm modeli tasarımlanırken işin en zor tarafı olan kamu finansmanın yöntem ve araçları açıkça ortaya konmalıdır.
Son Söz: Vergiyi toplayan, düdüğü çalar.

 

X