Prof. Dr. Doğan: Tüketim ve konforizm kıskacında savruluyoruz

Güncelleme Tarihi:

Prof. Dr. Doğan: Tüketim ve konforizm kıskacında savruluyoruz
Oluşturulma Tarihi: Mayıs 11, 2016 12:31

Prof. Dr. Doğan: Tüketim ve konforizm kıskacında savruluyoruz

Haberin Devamı

Zafer BARIŞ/KAYSERİ, (DHA) - ERCİYES Üniversitesi (ERÜ) Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Doğan, insanlığın varlığından beri bir manevi arayışın bulunduğunu, insanın bedensel ihtiyaçlarının yanı sıra, ruhunun da ihtiyaçları olduğunu belirterek, ''Biz, hepimiz, günümüzde bir tüketim ve konforizm kıskacında savrulup duruyoruz. Tükettikçe hepimiz tüketiyoruz, biriktirdikçe, biriktiriyoruz'' dedi.
Erciyes Üniversitesi Psikolojik Danışma Merkezi tarafından Sabancı Kültür Merkezi'nde 3'üncü Ulusal Maneviyat Psikolojisi Sempozyumu düzenlendi. Sempozyuma, ERÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Doğan, İl Müftüsü Doç. Dr. Şahin Güven, akademisyenler, öğrenciler, din görevlileri, psikologlar ve öğrenciler katıldı. Sempozyumun açılışında konuşan Rektör Yardımcısı Doğan, maneviyat arayışının, insanlığın varlığından beri var olduğunu belirtti. Doğan, ''İnsanın sadece bedeninin ihtiyacı yok, ruhun da ihtiyaçları var. Zaten Ahsen-i Takvim, ruhun güzelliğine dikkat çekmedir. Biz hepimiz, günümüzde bir tüketim ve konforizm kıskacında savrulup duruyoruz. Bugün sadece Amerikan toplumunun sorunları yok. Belki 20 yıl önce, belki biraz daha önce bizde de başladı. Tükettikçe hepimiz tükeniyoruz, biriktirdikçe biriktiriyoruz. Tolstoy'un, hepimizin bildiği bir hikayesi vardır. Günün birinde bir yönetici çıkar ve herkese istediği kadar toprak verir. Adamın biri de gelir ve ona da sabahtan günbatımına kadar ne kadar yer çevirirse onun olacağını söyler ve adam da gün doğumundan batımına kadar gözüne kestirdiği yeri çevirmeye çalışır. Her duracağı zaman, biraz daha fazlasını ister ve gün batımına yakın son noktaya geldiğinde ölür. O yönetici çok üzülür ve ona bir mezar kazmalarını emreder ve (İnsana bu kadarı yeter) der. Hepimiz biriktiriyoruz ancak işte sahip olduğumuz bu kadarlık bir yer. Gerçi onun da gerçek sahibi biz değiliz. Öldükten sonra onun da hiçbir faydası yok'' diye konuştu.
Psikiyatrist Dr. Mustafa Merter de, uzun yıllardan beri Psikolojik rahatsızlıkların önlenmesi ve tedavisi için çeşitli ekol ve yöntemlerin uygulandığını vurgulayarak, ''Bildiğiniz gibi, 100 senedir Psikoloji ve Psikiyatr var. Ancak biz gittikçe daha kötüye gidiyoruz. Bunu söylerken, psikoloji ve psikiyatri alanındaki olumlu gelişmeleri görmezden gelmiyorum. Psikoterapi, aile terapisi, grup terapileri gibi insanların istifade ettikleri çalışmalar var. İlaçlarla da birçok hastalıklar tedavi edilmeye çalışılıyor. Depresyonlar, kaygılar gibi. Bunlar yapılıyor. Ama büyük resme baktığımız zaman çok yoğun bir bozulma görüyoruz'' ifadelerini kullandı.
Psikolojik Danışma Merkezi'nden Araştırma Görevlisi Mustafa Atak ise, ''İnsan ve toplum bilimlerinde, özellikle Psikoloji, Sosyoloji, Felsefe ve İlahiyat bilimlerinde insanı fıtratına ve aslına uygun olarak anlamaması ve dolayısıyla yanlış reçeteler uygulanması sonucunda insanlık daha fazlasına duçar olmuş ve olmaya devam etmektedir'' dedi. Atak, ''Binlerce yıllık kadim medeniyetimiz de çok değerli kaynakları, çok önemli hakikatleri de insanın fıtratına uygun olarak açıklarken, biz Psikolog ve Psikiyatristlere yol gösterici olacak, karanlıkta kaldığımızda bizi aydınlatacak ve tüm kainata karşı bakış açımızı değiştirecektir'' şeklinde konuştu.
Avrupa Liderlik Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Alper Utku da, seminere katılanlara 20 saniye süreyle bu toplantıya neden katıldıklarını düşünmelerini istedi. Bu sürenin sonunda bazı katılımcılar, toplantıya gelme amaçlarını ifade ettiler. Katılımcılar, hitap ettikleri topluluklara daha iyi hizmet vermek ve kendilerini geliştirmek için toplantıya geldiklerini bildirdiler. İki gün sürecek sempozyumda, maneviyatın çeşitli yönleri ele alınacak ve toplumun manevi açıdan güçlendirilmesi için çizilecek yol haritasının belirlenmesine ışık tutulmaya çalışılacak.

FOTOĞRAFLI

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!