"Aziz Devrimci" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Aziz Devrimci" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Aziz Devrimci

Zehirli öpücük “Sembusek”

Edebi ve masalsı kent Mardin’in özgün yapısına uygun mistik yiyecek ‘Sembusek’ Müslüman ve Süryani halkın yüzyıllardır bir arada hoşgörü ile yaşayıp, birlikte oluşturdukları ortak kültür ve ağız tadının eseri.

Endişelenmeyin, öpücük de yok, zehir de... Tamamen ironi. ‘Sembusek’ kelimesinin Arapça çevirisinden çıkan anlamını yazdım. Fırından çıktığında şişik ve tahrik edici görüntüsüne dayanamayarak alınmaya çalışılan ilk ısırıkta, içinde biriken sıcak buharın dudakları yakmasından kaynaklanan bir benzetme olabilir.
Odun fırınında pişmesi gerek, su ve undan hazırlanan hamurun mümkün olduğunca ince açılması önemli, aksi takdirde öpücüğün tadı olmaz. İnce kıyım soğan ve maydanoz, tek çekim orta yağlı kuzu kıyma, isterseniz böbrek üstü yağ da ekleyin, tadı efsane olsun. Baharatlar tuz, karabiber, azıcık yenibahar yeterli, tüm malzeme iyice karışana kadar yoğurun. Dolunay şeklinde açtığınız hamurun yarı kısmına harcı yayın, boş kalan kısımla harcın üstünü örtüp yarım ay haline getirin, kenarlarını öpüştürün. Yumurta sarısını yüzeyine güzelce sürün ve fırına verin. Evde odun fırınınız yoktur muhtemelen. O halde Aydınlıkevler’e Mardinli Şerif Usta’nın yerine gidin, orada Mardin’in yerel yemeklerinden ırok var, ıkbebet var, dolma var, sembusek’in piştiği odun fırını da var.

Zehirli öpücük “Sembusek”

‘MUHAMMARA’

Acı seven, sevmeyen ve ağız tadını bilenler dikkatli okusun. ‘Muhammara’nın acısı yakmıyor, hafifçe ısırıyor, damağınız gıdıklanıyor, keyifleniyorsunuz. Cevizin tadı bastırıyor çünkü. Hatay’a has bu atıştırmalık, iştah açıcı olduğundan yediğiniz her şeyin yanına katık yapabilirsiniz. Kahvaltılarda ekmeğin, öğle-akşam yemeklerinde etin, tavuğun, kebabın üzerine bile sürerek yiyebilirsiniz. Çayyolu Alacaatlı Caddesi’ndeki ‘Knafe Restoran’ tüm malzemelerini Hatay’dan getirip şöyle yapıyor: Bir kilo ‘muhammara’ için, 400 gram kuru ekmek içini ufalayıp, ıslatın. 300 gram ceviz içini dövün, 1-2 diş sarımsağı ezin, 100 gram kuru acı baş biberi ufalayın. Tüm malzemeleri genişçe bir kase içinde biriktirin. 2 yemek kaşığı tahin, 2 yemek kaşığı acı pul biber, 1 tatlı kaşığı kimyon, 1 tatlı kaşığı tuzu ekleyip üzerine 1 çay bardağı sızma zeytinyağı döküp iyice yoğurun. Knafe’de usta eller yoğuruyor, isterseniz önce orada deneyin. Künefeleri de güzel, Hatay usulü geniş tepsiye seriyorlar. Bir dilimin tadına bakın, ‘muhammara’yı da yanına katık yapabilirsiniz. Şaka yapmıyorum! Güzel olur.

Zehirli öpücük “Sembusek”

DONDURMASI YALÇIN ABİ’DEN ‘PROFİTEROL’

Bodrum’a tatile gidenler, deniz kenarındaki eski Bodrum evi Penguen Pastanesi’ni bilir. Orada dondurmalı profiterol yemeden dönülmeyeceğini de bilir. Ben bilmiyordum, ilk gittiğimde sade profiterol söylemiştim, Yalçın abi müdahale etmişti. “Bu sıcakta sade çikolata ağır gelir” diyerek seslenmişti, “Dondurması benden”. Denizden gelip yüzüme dokunan serin bir esinti gibiydi dondurmalı profiterol, keşfetmiştim. “Nasıl?” diye sordu, “Mükemmel” dedim. “Sırrı nedir?” sorusuna verdiği cevap bir başka serin esintiyi de birlikte getirmişti, “Biz severek yapıyoruz, sende seve seve yiyorsun.” Sevgili arkadaşım Naz söyledi, Yalçın abiyi kaybetmişiz. Yukarıda paylaştığım diyalog canlandı gözümde hemen. Bodrum’a yolunuz düşerse Penguen’e uğrayın, yüzünüzü denizden gelecek serin esintiye verin, Yalçın abi gülümsesin.

Zehirli öpücük “Sembusek”

ÖPÜLESİ ELLER

“Şifa veren ellerden, kalem tutan ellere” sloganı ile aylar önce 20 bini aşkın kadın hekimin oluşturduğu Kadın Hekimler Eğitime Destek Vakfı’nın (KAHEV), ulvi hedeflerinden etkilenerek yazmıştım. Çocuk ve gençlerimize yarattıkları burs imkânlarını, okullara kurdukları kütüphane ve laboratuvarlar için harcadıkları paha biçilemez emeğin, gelecekteki yansımalarını düşünmek bile umut tazelemeye yetmişti. Herkesin gezi programları yaptığı bugünlerde, işleri insan sağlığı olan kadın yürekli hekimler de yılın yorgunluğunu atmak için tatil planı yapmışlar. Bilin bakalım nasıl bir plan? Çocukları olanlar, çocuklarını da alarak yurdun farklı bölgelerinde boya ihtiyacı olan okulları bizzat boyamaya gitmişler. Boyayı sponsorlardan, iş gücünü kendi ellerinden yaratmışlar. Şifa veren eller, geleceğimiz için boya fırçası tutan ellere dönüşmüş. Öpülmez mi bu eller?

Zehirli öpücük “Sembusek”

X