Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Yenilikçi gericiler

<B>YENİLİKÇİ </B>lider <B>Recep Tayyip </B>Bey değişti mi, değişmedi mi? <B>‘‘Siyasi İslam’’</B>ı toplum ve devlet düzeni olarak hedefliyor mu, yoksa bundan vaz mı geçti?

Bugünlerde herkes bu sorulara yanıt arıyor.

Bazı aydınlar ise Recep Bey'in değiştiğine inanıyor.

Bazıları ise inanmak için büyük çaba harcıyor.

Ancak bazı odaklara ‘‘değiştim’’ mesajları yollayan Recep Bey ise bunu inkár edercesine eşi hanımefendiyi hálá insan içine çıkarmıyor.

Bunu kamufle etmek için de bir zamanlar Tansu Hanım'ın sağ kolu olan eski İçişleri Bakanı Meral Akşener'i gezilerinde yanından ayırmıyor.

Hatta onunla el ele tutuşup horon bile tepiyor.

Belli ki bundan sonra Meral Hanım artık Recep Bey'in sağ kolu olacak.

Ancak bu konuda Meral Hanım epeyce deneyimlidir.

Tansu Hanım ile her fırsatta elini öptüğü ve ağabey dediği Özer Çiller'den az kazık yemedi.

Dilerim bu kez aynı hataya düşüp yine hüsrana uğramaz.

Örneğin, Recep Tayyip Bey için kelleyi ortaya koymaz, tetikçiliğe soyunmaz.

* * *

Üst gelir grupları ile alt gelir grupları arasındaki farkın 66 kata ulaştığı ülkemizde ‘‘yenilikçi gerici’’ bu hareketin ne yapacağını ben hiç merak etmiyorum.

Çünkü Recep Bey ve arkadaşlarının değiştikleri masalına inanmıyorum.

İşte kanıtı.

Recep Tayyip Bey, Karadeniz gezisinde attığı nutuklardan birinde ‘‘Yaptıklarımız, ya- pacaklarımızın teminatıdır’’ dedi.

Bu aslında hiç değişmediğinin itirafıdır.

Çünkü Recep Bey'in İstanbul Belediye Başkanlığı'nda yaptıkları hepimizin belleklerinde.

Çelik Gülersoy'un binbir emekle yarattığı o güzelim ta- rihi mekánları, kara çarşaflılar- la doldurarak çok daha çağdaş hale getirdi!

Belediyeyi ve bağlı kurumları tesettürlü ve sakallı memurlarla doldurdu.

Gücünün yettiği her yerde içkiyi yasaklattı.

Zaman zaman Anadolu turlarına çıkarak radikal İslami söylemlerle mesajlar verdi.

Olur olmaz yerlere cami yaptıran ve bundan inanılmaz rantlar elde eden tüccar dinci derneklere her türlü yardımı gösterdi.

Taksim'e cami yaptırmak için büyük mücadele verdi.

Belediyenin kaynaklarını büyük oranda dinci kuruluşlara akıttı.

Bir sınıfta 80-100 öğrencinin eğitim gördüğü İstanbul'da okul yapımı için parmağını bile oynatmadı.

En önemlisi de, oy uğruna İstanbul'da binlerce gecekondunun apartman haline gelmesine göz yumdu.

* * *

Ama bakın şimdi ne diyor Recep Bey:

‘‘Türkiye sadece siyasette değil, bütün kurumlarıyla patinaj yapıyor. Bunu görmemiz lazım. Hatta patinaj da yapmıyor, geri kayıyor.’’

İyi de Recep Bey ve onun kafasındakiler Türkiye'yi nasıl ileri kaydıracaklar acaba?

Bir de benim aklımın almadığı, daha önce de yazdığım gibi ‘‘Recep Bey'in değirmeninin suyu nereden geliyor?’’

Recep
Bey hiç çalışmadan, yıllardan beri elini sıcak sudan soğuk suya sokmadan çocuklarını Avrupa'larda, Amerika'larda nasıl okutuyor?

Evinin tenceresini nasıl kaynatıyor?

O pahalı Mercedes'lere nasıl biniyor, o pahalı giysileri nasıl giyebiliyor?

Bu ‘‘yenilikçi gerici’’ siyasi hareketi kimler besliyor?

Bir vatandaş olarak bunları çok, ama çok merak ediyorum.

Siz merak etmiyor musunuz?
X