"Mete Tamer Omur" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Mete Tamer Omur" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Mete Tamer Omur

Yenilemeden önce yıkmak gerekiyor

İzmir’in kentsel dönüşümde pilot illerden biri seçilmesinin ardından akıllara şimdi de binaların nasıl yıkılacağı konusu geldi.

Yüz binlerce konutu ilgilendiren ve milyar dolarlık bir ekonomik büyüklük olarak görülen kentsel yenilemede süreç hızla ilerliyor. Ama bugüne kadar pek konuşulmayan bir detay var. O da kentsel yenileme alanındaki yapıların yıkımı. Üç katlı bir konutun yıkım maliyetinin 10 bin lirayı bulacağı sektörde en önemli sorun ise yıkım sonrası çıkan molozların döküleceği alanların yetersiz olması. Sektör temsilcileri, kentin doğu, batı, kuzey ve güney aksına yeni moloz alanlarının açılmasını istiyor. Ayrıca; yenilemenin yapılacağı alanlara geri dönüşüm tesislerinin kurulması talep ediliyor.
Kentsel yenilemeyle birlikte yıkım sektöründe ciddi bir hareketliliğin yaşanacağını belirten İzmir’in en köklü firmalarından Özbüker Hafriyat’ın üçüncü kuşak temsilcisi Selahattin Özbüker, kentsel yenilemeye hazırlıklı olduklarını söyledi. Özbüker, 1922’den bu yana İzmir’de faaliyet gösterdiklerini ve birçok hafriyat işine başarıyla imza attıklarını belirtti.

Yenilemeden önce yıkmak gerekiyor


Moloz alanı yetersiz kalır
İzmir’de kentsel yenilemenin yapılacağı alanlarda yüksek katlı çok yapının olmadığını dile getiren Selahattin Özbüker, “O bölgelerdeki evler genelde gecekondu tipi yapılaşmaların olduğu yerler. Dolayısıyla en fazla kat yüksekliği 3 oluyor. Bunları yıkmakta sorun yok. Yükseklik de bizim için sorun değil. Yıkım işinde asıl sorun, ortaya çıkan molozların taşınması. Şu anda kentte kullandığımız iki moloz dökme alanı var. Yenilemeyle birlikte bu alanlar yetersiz kalacak. Onun için bir an önce kentin doğu, batı, kuzey ve güney aksına moloz dökmek için yeni alanların açılması gerekiyor” dedi.
Geri dönüşüm tesisi kurulsun
Özbüker, molozlarla ilgili bir diğer çözüm noktasının ise yıkım alanlarının bulunduğu yerlere ya da döküm sahalarına geri dönüşüm tesislerinin kurulması şeklinde olabileceğini dile getirdi. Selahattin Özbüker, “Bu yapıldığı zaman çok önemli bir ekonomik kazanç da elde edilir. Kurulacak tesisle molozdan, kum ve mıcır elde edilebilir. Bunları inşaatların dışında yol ve kanal yapımında kullanmak mümkün. Yoksa mevcut yapıyla, ortaya çıkacak molozu kaldırabilecek bir alan yok” diye konuştu.
Dönüşüme ekipman yatırımı
Kentsel yenilemeyle ilgili çalışmalarının sürdüğünü de kaydeden Özbüker, “Biz zaten yıllardır yıkım işiyle uğraşıyorduk. Güçlü bir ekipman ve insan gücümüz var. 35 iş makinemiz ve 30 kamyonumuz bulunuyor. Kentsel yenilemeyle birlikte bu kapasitemizi daha da artırmayı planlıyoruz” bilgisini verdi.

Yenilemeden önce yıkmak gerekiyor

İZMİR’DE YIKILACAK
Avrupa ülkelerinde yapım işlerinin artık yavaşladığını dile getiren Özbüker, Türkiye’de ise halen yapılacak çok işin olduğunu söyleyerek, sözlerine şöyle devam etti: “İzmir’de Türkiye’nin birçok ilinde olduğu gibi yapıların kaliteleri düşük. Yıktığımız binalarda bunu görüyoruz. Yıktıklarımız arasında demiri, çimentosu eksik binalar var. İzmir’de bu açından yıkılması gereken çok bina var. Bu anlamda kentsel dönüşüm önemli bir fırsat.”

ASIL MALİYET MOLOZU NAKLİYE ETMEK
Üç katlı bir binanın ortalama yıkım maliyetinin 10 bin TL civarında olduğunu dile getiren Özbüker, asıl maliyetin enkaz kaldırma sürecinde ortaya çıktığını belirterek, “Moloz dökme alanları şehir dışında olduğu için molozun nakliyesi 20 bin liraları bulabilir” dedi.

YIKIMIN DETAYLARI
Binaların nasıl yıkılacağıyla ilgili detayları da açıklayan Özbüker, “Binası riskli bulunan kişi, istediği firmaya başvurabilir. Sonra mühendisler inceleme yapar ve yıkım metodu tespit edilir. Ayrıca, binadan çıkması tahmin edilen geri dönüşüm bedeli de hesaplanır ve yıkım bedeli ona göre belirlenir. Biz maliyetlerimizin bir kısmını bu alandan amorti ediyoruz” dedi.


25’inci Yıl Konutları’nda yaşam başladı
EGE-KOOP, yapımına 2009 sonunda başladığı 25. Yıl Konutları’nı 2.5 yıl gibi kısa sürede tamamladı. 28 yılda 26 bin konut üreterek 100 bin aileyi ev sahibi yapan Ege-Koop, ortaklarının çoğunluğu Ege Üniversitesi’nin akademisyen, doktor, memur gibi personelinden oluşan 25. Yıl Konutları’nı kısmi yerleşime açtı. Bayraklı Onur Mahallesi’nde ve çevre yolunun hemen yanı başında hayat bulan 25. Yıl Konutları, 30 bin metrekarelin alanda Ege-Koop tarafından özel olarak projelendirildi.
Genel Başkan Hüseyin Aslan, “25. Yıl Konutları’nda kalite ve güven anlayışı ön plana çıktı. Doğalgazı, spor sahaları, sosyal tesisleri, yüzme havuzları, yürüyüş yolları, otoparkları ve yeşil alanlarıyla özel bir yaşam alanı oluşturduk. 25. Yıl Konutları, Deprem Yönetmeliği’ne uygun birinci sınıf malzeme ve işçilikle inşa edildi. Konutlar, İzmir çevre yoluna bağlantısı, Karşıyaka ve Bornova’ya yakınlığıyla da daire sahiplerinin yaşamlarını kolaylaştırıyor. Bölgede 3 bin nüfuslu Körfez Evleri’yle birlikte yaşayacakların sayısı 5 bini bulacak. Adeta bir kasaba” dedi.

Yenilemeden önce yıkmak gerekiyor


Dönüşümün güzel örneği
Son kontrollerin ardından evine taşınmış olan konut sahiplerinden bazılarına da nezaket ziyaretinde bulunan Aslan, başarının sırrının güven olduğunu ifade ederek, birçok suiistimale açık bir platform olan kooperatifçilik sistemini örnek bir şekilde 28 yıldır uygulayan Ege-Koop’un, Türk kooperatifçiliğinin yüz akı haline geldiğini dile getirdi. Aslan, “Verdiğimiz her sözü eksiksiz yerine getirmemiz, taahhütlerimizin arkasındaki kararlı duruşumuz ve insan odaklı çalışma prensiplerimiz başarıyı kaçınılmaz kılıyor. Temmuz itibariyle anahtarlarını teslim etmeye başladığımız 25. Yıl Konutları, kentsel dönüşümün iyiden iyiye ülke gündemini meşgul eder hale geldiği bugünlerde mükemmel bir örnektir. Baştan aşağı harika bir kentsel dönüşüm uygulamasıdır, iyi bir modeldir” diye konuştu.

 

X