Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Yenikapı Mevlevihanesi RESTORE edilecek

    Hürriyet Haber
    10 Şubat 2000 - 00:00Son Güncelleme : 10 Şubat 2000 - 00:01

    Kültür ve tasavvuf tarihimizde önemli bir yeri olan Yenikapı Mevlevihanesi onarılarak kültür merkezi yapılacak.

    DEVLET Bakanı Yüksel Yalova, harap haldeki Yenikapı Mevlevihanesi'nin restore edilmesi için çalışmaları başlattı.

    1597'de yapılan ve 1997'de bir yangın sonrasında harap hale gelen mevlevihanenin durumunun ağırına gittiğini belirten Yalova, Marmara ve Boğazları Belediyeler Birliği ve Bakırköy Belediye Başkanı Ahmet Bahadırlı'nın restorasyon işine talip olduğunu söyledi. Yalova, Topkapı'daki mevlevihanede Bahadırlı ve tarihi binanın bağlı olduğu Vakıflar Genel Müdürlüğü yetkililerinden bilgi alırken, ‘‘Bahadırlı'nın daha önce bu tür yaptığı işlere bakarak bu şerefi kendisine verdik’’ dedi. Restorasyon projesinin ön tahsis belgesini Bahadırlı'ya veren Yalova, Anıtlar Yüksek Kurulu’ndan onay alan projenin bir yılda bitirilmesini hedeflediklerini söyledi.

    Projenin 700 milyar liraya mal olacağını söyleyen Yalova, son Bakanlar Kurulu toplantısında Vakıflar Bankası Teşkilat Kanunu’nda değişikliğe ilişkin bir kanun tasarısı taslağı sunduklarını hatırlattı. Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait Vakıflar Bankası’ndaki yüzde 20 B Grubu hissenin halka arz ya da blok satış yoluyla Müdürlüğe gelir sağlanabileceğini söyleyen Yalova, geçen yıl Müdürlüğe bütçeden ayrılan 228 milyarın hisse satışıyla 228 trilyon liraya çıkabileceğini, böylece harap durumdaki vakıf mallarının 1-1.5 yıl içinde onarılabileceğini anlattı. İstanbul'un tarihi eser çöplüğüne döndüğünü söyleyen Yalova, Yenikapı Mevlevihanesi'nin otantik yapısına uygun şekilde restore edileceğini ve geçmiş yapısına da uygun olarak kültürel hizmetlerde, sergiler, konserler, çeşitli etkinlikler için kullanılacağını söyledi.

    Yenikapı Mevlevihanesi, İstanbul'un fethinden sonra inşa edilen ikinci mevlevihaneydi ve 16. yüzyıldan başlayarak hem kültür, hem tasavvuf tarihimizde çok önemli yere sahip olmuştu.

    Türk sanatının önde gelen birçok ismi bu mevlevihaneden yetişmiş ve Türk Müziği'nin bugün ‘‘Dede Efendi’’ dediğimiz en seçkin bestecilerinden olan Hammamizade İsmail Dede, Üçüncü Selim zamanının ünlü bestecisi ve müzik kuramcısı Nasır Abdülbaki Dede eserlerini burada vermişlerdi. Mevlevihane siyaset tarihimizde de bir zamanlar önemli bir rol oynamış ve Sadrazam Midhat Paşa 1893'te ilan edilen ilk Türk anayasası olan Kanun-i Esasi'yi Yenikapı'da kaleme almıştı.

    Bina, tekkelerin kapatılmasından sonra senelerce kimsesiz çocuklar yurdu olarak kullanıldı... 1961 Eylül'ünde semahanesi kül oldu. Yangından sonra binanın geri kalan bölümleri Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından eski eser deposu yapıldı ve uzun yıllar depo olarak kullanıldı. 19 Mart 1997'de ise merkezi Fatih'te bulunan ‘‘Safa Vakfı’’ adında bir kuruluşa tahsis edildi ancak devir işlemleri devam ederken 1997'nin 7 Mayıs’ında çıkan bir yangınla kullanılamaz duruma geldi. Yangından sonra Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı tarafından yapılan soruşturma binanın kundaklandığını ortaya çıkartırken Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat ve Organize Suçla Mücadele Daire Başkanlığı da yangın öncesinde mevlevihaneden 3 bin 911 adet tarihi eşyanın çalındığını duyurduysa da bu eşyaların hiçbiri bulunamadı.

    Safa Vakfı'na yapılan tahsis daha sonra iptal edildi ve Yenikapı Mevlevihanesi bu defa Uluslararası Mevlána Vakfı'na verildi.

    YANGININ SUÇLULARI HÁLÁ KAYIP

    Vakıflar Genel Müdürlüğü, Mevlevihane'yi kül eden 7 Mayıs 1997'deki yangından sonra yaptırdığı soruşturma sonucu üç gece bekçisini yangının sorumlusu olarak belirledi. Behlül Bozkurt, Davut Kaplan ve İbrahim Akardere adlı bekçiler görevden alındı. Daha sonra Akardere dışındaki bekçiler görevine iade edildi. İbrahim Akardere ise devlet memurluğundan çıkartıldı, aleyhine 50 milyar liralık tazminat davası açıldı.

    Bu arada yangından sorumlu tutulan Akardere'nin Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi'nin psikiyatri servisinde 448022 numarayla kayıtlı hasta olduğu ortaya çıktı. Gelişmeler beklenmedik bir şekilde sonuçlandı. Suçun kendi üzerine yıkılmak istendiğini iddia eden Akardere, Vakıflar Genel Müdürlüğü aleyhine dava açtı ve davayı kazanarak suçsuzluğunu

    kanıtladı. Böylelikle Yenikapı Mevlevihanesi'nin başkalarınca kundaklandığı ortaya çıktı ama sorumlular bulunamadı.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı