Gündem Haberleri

    Yeni yüzyıla yeni bir ahlak anlayışı lazım

    Hürriyet Haber
    11.09.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Cüneyt ÜLSEVER

    Birleşmiş Milletler- Milenyum Toplantısı'nda 188 ülkenin lideri 21. Yüzyıl'ı karşıladı

    MİLENYUM TOPLANTISI'NDAN ÇIKAN İLGİNÇ FİKİRLER

    İnsan hakları ihlalleri egemenlik hakkına müdahaleyi meşru kılmalı.

    Küreselleşme yeni bir sömürü aracı.

    Serbest piyasa ekonomisi tek model değil.

    Tek demokrasi yok. Ahlaki demokrasi de var.

    Batı ruhunu satarak maddi refaha kavuştu.

    21. Yüzyıl'da yeni ahlak anlayışı yaratılmalı.

    İş çevreleri de BM aktivitelerine katılsın.

    Birleşmiş Milletler-Milenyum Toplantısı dünyanın 188 ülkesinin liderlerini bir araya getirerek, 21. yüzyılın hemen başında onların nasıl bir dünya düşlediklerini anlamamıza vesile oldu. Ben üç gün boyunca bizim Cumhurbaşkanımızın nasıl davrandığını, ona hangi övgülerin düzüldüğünü takip etmekten çok, eşi benzeri nadir rastlanır bu toplantıda neler konuşulduğunu izlemeye çalıştım. İki günlük bir dizi ile de sizlere bazı liderlerin önemli bulduğum görüşlerini aktarmaya çalışacağım

    TOPLANTININ AMACI

    Finlandiya Cumhurbaşkanı ve Milenyum Toplantıları Ortak Başkanı H.E. Tarja Halonen, BM-Milenyum Toplantısının amacını şöyle özetledi: 'Bugün burada gelecek ile ilgili görüşlerimizi ilan etmek üzere toplandık. Üç türlü görevimiz var: Dış dünyanın taleplerini karşılamak, BM'nin dünya sorunları karşısında takınacağı rolü netleştirmek, BM'yi çağdaş bir örgüt olarak değiştirmek'. Ona göre küreselleşmeye karşı tavır almak zorundayız. Fırsatları en iyi şekilde kullanmak; meydan okumalara karşı da akıl, adalet ve cesaretle karşı koymak durumundayız. ‘‘Küresel pazar’’ refahın yaratılması ve dağıtılması için etkin bir yöntem ancak insanlar tarafından ve insanlar için yaratılacak adil kurallar ile yönetilmek zorunda. Ayrıca ülkelerin kalkınma ve ilerlemeleri için anahtar demokrasi, insan haklarına saygı, hukukun üstünlüğü ve doğruluğa dayalı yönetim olmak durumunda'. Bugün evrenimiz küresel bir köydür ama evleri eşit değildir.

    CLINTON ABD Devlet Başkanı:

    İnsan hakları için gerekirse müdahale edelim

    'Dünyanın tüm liderlerinin bir araya geldiği bu toplantı; insanlığın refahtan, özgürlüklerden, demokrasiden tarihte en fazla yararlandığı, olağanüstü bir döneme rast geliyor. İnsanın gen haritası çözülüyor, bilimin yeni sınırları keşfediliyor, teknoloji ile birbirimize daha çok yaklaşıyoruz. Ancak henüz en büyük meydan okumaları çözemedik. İnsanlığı fukaralık, hastalık ve savaştan kurtaramadık; çevreyi mahvetmeye son veremedik ve nihayet BM'yi amaçlarının takibinde daha etkin hale getiremedik.'

    Devamla Clinton BM'nin 55 yıl önce gelecek nesilleri savaşın pençesinden kurtarmak için kurulduğunu söyledi. 'Kabul etmek gerekir ki, bugün milletler arasında daha az savaş var. Ancak savaşlar şimdi milletlerin kendi içlerinde yaşanıyor.'

    'Daha çok etnik ve dini çatışmalara dayanan iç savaşlar 1990'larda çoğunluğunu masum insanların oluşturduğu 5 milyon insanın canını aldı'.

    (Şimdi yeni bir anlayış lazım):'Milletlerin ulusal bağımsızlığına ve toprak bütünlüğüne saygı duymak zorundayız. Ancak, sınırlar kadar insanların canını da korumak şart. Gerekirse diplomasi, ambargo; gerekirse de 'ortak güç' kullanmamız lazım.

    ‘‘Geçen yüzyıl bize; gerektiğinde uluslararası güçlerin taraf tutmak zorunda kaldığını da öğretti. Çatışan taraflar arasında 'tarafsız durarak' meseleleri çözemiyoruz. İyi ile kötü çatıştığı zaman tarafsızlık sadece kötünün işine yarıyor. Slovan Miloseviç geçen yüzyılı ‘‘etnik soykırım‘‘ ile kapatmak isteyince, biz bu dersi öğrendik.'

    CHIRAC Fransa Devlet Başkanı:

    Ahlak barış ve demokrasiden daha önemli

    'Küreselleşme zamanın ritmini değiştirdi. Nefes kesen gelişme, büyük ümitler; ancak dışlanmayı da giderek yoğaltan bir dünya...'

    Chirac'a göre en büyük ihtiyaç yeniden şekillenen dünyada ortak kurallar, prensipler ve hedefler ihtiyacı.

    '21. yüzyılda insanlığa, insan onuruna ve insan haklarına hizmet edecek yeni bir ahlak anlayışı geliştirmek zorundayız.

    Bu yeni ahlak anlayışı ihtiyacı barış ve demokrasi mücadelesinden daha önemlidir.'

    Ona göre ortak anlayış dayanışma ile gelişir. Ancak dayanışma da küreselleşmenin nimetlerini paylaşmakla mümkün olur. 'O halde dünyadan açlık ve fukaralığı silmek zorundayız. İmkanlarımız mevcuttur. İhtiyacımız olan niyettir'.

    Chirac kültürel kimlik meselesini de vurguladı: 'Ayrıca insanların kimliklerinin temeli olan kültürel ve dil ayrılıkların korunması ortak politikamız olmalıdır.'

    'Şayet zamanın ihtiyaçlarına cevap verecek yeni bir dünya düzeni kuracak isek IMF, Dünya Bankası ve tabii ki BM gibi uluslararası kuruluşların güçlenmesini ve işbirliğini arttımalarını sağlamak zorundayız.

    Küreselleşme insanlık tarihinde yeni bir aşamayı sağlıyor. Bize de aklımızı, cesaretimizi ve kalbimizi ön plana geçirecek yeni uluslararası politikalar geliştirmemiz için meydan okuyor.'

    SCHRÖDER Almanya Başbakanı:

    İş çevreleri de BM’de aktif görev almalıdır

    'Almanya'ya 2. Dünya Savaşı'ndan sonra yeni bir şans verildi. Hukukun üstünlüğüne dayanan istikrarlı bir demokrasi, dünyanın saygısını kazanan liberalizm, hoşgörü ve sosyal adalet 1945'den sonra Batı Almanya'da gelişti. 1989'da iki Almanya tekrar birleşti. Şimdi Almanya hem AB'de, hem BM'de demokrasi ve insan haklarına olan ısrarlı inancını ispat etmek istiyor.'

    Schröder'e göre artık, dünyanın örgüt yapısının baştan aşağı reforme edilmesi lazım.

    BM'nin görev alanları daraltılmalı ve bu alanlar sağlıklı çevre ve eğitimde fırsat eşitliği olmalı. Fukaralık ile mücadele edebilmek için zengin ülkeler fakir ülkelerin borçlarını silmeli. Fakir ülkeler teknolojiden yararlandırılmalı.

    'Ekonomik kalkınmayı hızlandırmak için iş çevreleri de BM örgütünde aktif görev almalıdır. Bu açıdan BM Genel Sekreteri'ne en kısa zamanda dünyanın en etkin iş adamları ile bir toplantı yapıp, onların görüşlerini almasını öneriyorum.'

    Ayrıca ona göre siyasi ve ekonomik alanda etkin tüm ülkelerin BM Güvenlik Konseyi'nin karar verme mekanizmasında yer almaları, BM'de daimi ye statüsündeki üye ülke sayısının da artması gerekmekte.

    BLAIR İngiltere Başbakanı:

    BM askerleri etkin mücadele edebilmeli

    'Bugün artık BM yeni tür bir barış anlayışı ile baş etmek zorundadır. Mavi Bereliler ile, savaşta ateşkes hattı oluşturmak yeterli olmamaktadır. Savaşlar yerelleştiği zaman iki etnik veya dini grup arasındaki anlaşmalar bir gecede bozulmakta, gerillalar hemen çatışmaya girmektedirler. Şimdi BM askerlerini ve BM teşkilatını daha etkin mücadele edebilecekleri bir sisteme kavuşturmak gerekiyor.'

    Blair, Clinton ile aynı fikirde.

    'Kendi askeri güçlerimizi gereğinde BM harekatlarının emrine vermek durumundayız.

    'Unutulmamalıdır ki, şu anda Afrika'daki 44 ülkeden 21'inde ihtilaf vardır ve buna karşılık savaşmaktan AIDS ile mücadele etmeye fırsat bulamayan bu kıtada, geçen yıl savaşta ölenlerden 10 misli fazla insan bu hastalıktan ölmüştür.'

    PUTİN Rusya Federasyonu Başkanı:

    Yeni yüzyıl silahsızlanma yüzyılı olmalı

    'Tarihte 20. yüzyıl çelişkiler yüzyılı olarak yerini alacak. Hem büyük başarıların, hem de büyük savaşların yüzyılı... Ancak, uluslararası insan hakları rejimi de bu binada, 20. Yüzyıl'da doğdu ve Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi bugüne dek ideolojik mülahazalara mağlup olmadı.' Putin açısından yeni yüzyıl etkin istikrar yüzyılı olmalı. Tarihe silahsızlanma yüzyılı olarak geçmeli. Nükleer silahlanmanın ve zenginleştirilmiş uranyum ve saf plutanyum kullanımının tamamen önüne geçilmeli. Ayrıca uzayın askeri amaçlı kullanımının da önüne geçilmeli. Bunun için 2001 yılında, uzaya ilk seyahatinin 40. yılında, Moskova'da uzayın silahsızlandırılması için bir konferans toplanmasını öneriyor. '20. yüzyılın son bölümü bizim için parlak geçmedi. Ancak, bugünkü Rusya hiçbir zaman olmadığı kadar eşit ortaklığa açık, sorumlu ve hazırdır.'

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı