Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Yeni yöntemler geliştirilecek

Yabancılar, farklı kültürler veya toplumun saygı duyduğu kişiler bugün açığa çıkan olaylar sonucunda önem kazanacak.

Büyükanne, teyze, hala ve ailenin değer verdiği yaşlı kişilerin hayat felsefelerinden etkilenmek mümkün. Çok çeşitli duyguların uyanacağı bugün, adaletin gerçekleşmesi ve yasaların uygulanması için yeni yöntemlerin geliştirileceğini işaret ediyor. Girişimde bulunmak yerine şimdiye kadar yapılanları incelemek için uygun bir gün. Tamamen baygın ve hatta fiziksel fonksiyonları yavaşlamış ve neredeyse ölmek üzere bulunan kişinin kendine geldiği zaman pek çok kişinin önünde baygın olduğu sırada neler yapıldığını hatta ameliyatın bütün safhalarını anlatabilmesi açıklanabilir gibi değil.Halbuki narkozu alıyorsunuz ve kendinizden geçiyorsunuz. Pek çok kişi narkozun etkisinin başlangıcını bile hatırlamadıklarını söylerken, küçük bir grup ise tuhaf bir biçimde bedenlerini yatağın üzerinde baygın yatarken gördüklerini anlatıyor.Bu durumun ne olduğunu Batı’nın geliştirdiği bilim henüz açıklayamıyor ama Doğu’nun gizemli öğretileri ve yöntemleri arasında bu ilginç olayın açıklamaları ile karşılaşmak mümkün. Dikkatli bir araştırmacı kendiliğinden meydana gelen bazı fenomenlerin Doğu’da bir disiplin olarak uygulandığının farkına varabilir. Beden yatakta şuuru tamamen kapalı bir biçimde yatarken nasıl olup da çevresinde olup bitenleri tarif edebiliyor? Çağımız bilimi henüz bu sorunun ve benzerlerinin cevaplarını veremiyor fakat Tibetli Lamaların ‘Ruhu Kaçırmak’ şeklinde tanımladıkları yöntemle benzerlik gösteren bir durum olduğunu söyleyebilirim. Önce ‘Ruhu Kaçırmak’ yönteminin ne olduğunu açıklayalım; Dağa çıkan rahipler, farklı şuur hali yaşamak için bir yöntem uyguluyorlar. Nefes tekniği ile uyguladıkları bu metodun amacı ‘Beyni Şaşırtmak.’ Yani kendiliğinden meydana gelen soluk alıp verme işlemini kontrol altına alan kişi ritmik bir biçimde derin nefesler alıp sonra bu nefesi uzunca bir süre içinde tutup yavaş yavaş vererek, beynin alışkanlığını değiştiriyor. Bu sırada derin soluklar içine çektiği için beyne her zaman olduğundan daha fazla oksijen gidiyor. Üstelik bu işlemi dağda yaptığı için basınç değişikliği oksijen fazlasını da hesaba katmak lazım. Bütün bu unsurlar bir araya geldiği zaman beyin savunma mekanizmasını harekete geçiriyor ve baygınlık benzeri bir hal ortaya çıkıyor. Fakat, kişi bu işlemi şuurlu bir biçimde yaptığı için bedeni tamamen uyurken şuuru uyanık kalıyor. Ve farklı bir algılama içine giriyor. Tibetli rahiplerin ‘Ruhu Kaçırmak’ şeklinde tanımladıkları bu durum, Metafizik literatüründe ‘Şuur Projeksiyonu’ olarak adlandırılan duruma çok benziyor.Baygın olduğu halde kaza veya ameliyat anını anlatan kişilerin garip bir biçimde Tibet’li rahiplerin uyguladıkları yöntem sonucu meydana gelen farklı şuur halini kendiliğinden yaşadıkları anlaşılıyor. Genellikle duygusal gerilimin çok yüksek olduğu hayatı tehdit eden bir unsurla karşılaşma anında ortaya çıkan bu farklı şuur halini ‘Ruhun Kaçışı’ şeklinde tanımlamak mümkün. Kişinin şuuru kaza ve benzeri durumlarda uyanıksa, beden fonksiyonlarını kaybetse bile kişinin şuuru uyanık kalmaya devam ediyor ve ameliyathaneyi veya kaza mahallini ve kendisini izleyebiliyor.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI