Gündem Haberleri

    Yeni vesayet kalesi AKP ve Erdoğan

    ANKARA
    21.08.2014 - 02:07 | Son Güncelleme:

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Başbakan Danışmanı Yalçın Akdoğan ve Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay’a sert mesajlar verdiği basın toplantısında Başbakan Tayyip Erdoğan’ı Anayasa’ya uymamakla suçladı. “Hukuk adamları, hukuksuzluk karşısında suskun kalmamalıdır” sözleriyle yargıya çağrı yapan Bahçeli, “Türkiye Cumhuriyeti sivil ve silahsız bir darbeyle karşı karşıyadır. Erdoğan, Anayasa’yı fiilen askıya almış, devleti ele geçirmiştir. Türkiye’nin yeni vesayet kalesi AKP ve Erdoğan’dır” dedi.

    Bahçeli, toplantıda şunları söyledi:

    EGOSUNA MAHKÛM OLDUK

    “AKP, miadını doldurmuş, politik ömrünü tamamlamış ve geriye sarmaya başlamıştır. Türkiye, tek bir adamın egosuna, koltuk hırsına mahkûm edilmiştir. Bu adam ki, kuvvetler ayrımı ilkesini anlamsız hale getirmiş; yasama, yürütme ve yargıyı tekeline almak için kolları sıvamıştır. Ülkemiz Recep Tayyip Erdoğan zulmü ve zorbalığı altındadır. Bu şahıs hukuk tanımamaktadır. Erdoğan, 10 Ağustos’ta Cumhurbaşkanı seçilmesine rağmen itici, incitici, kırıcı ve cepheleştirici üslubunu aynen sürdürmektedir. Erdoğan, Anayasa’ya aykırı hareket etmekle kalmayıp Cumhurbaşkanı seçilmesine rağmen suç işlemektedir. Cumhurbaşkanı seçiminin kesin sonucu 15 Ağustos’ta duyurulmasına rağmen Resmi Gazete’de yayımlanmamıştır. Bu kuşku verici ihmal ve gecikmede çok açık bir kasıt olduğu anlaşılmaktadır.

    SİYASİ CUNTA TEŞEKKÜLÜ

    İkaz ve önemle bildiriyorum ki, Erdoğan Başbakanlık makamını derhal boşaltmalıdır. Herkesi uyarıyorum, Türkiye Cumhuriyeti sivil ve silahsız bir darbeyle karşı karşıyadır. Erdoğan Anayasa’yı fiilen askıya almış, oldu bittilerle devleti ele geçirmiştir. Erdoğan vatana, millete, demokrasiye ve hukuka ihanet etmektedir. Türkiye’nin yönetimi gasp edilmektedir. Erdoğan başbakanlıktan, genel başkanlıktan ve milletvekilliğinden ayrılmayarak çok net suç işlemektedir. Bu bir siyasi cunta teşekkülüdür. Olanlar, siyasetin ara ve kara dönemi olarak tarihe geçecektir. Türkiye’de, deyim yerindeyse Babıali Baskını’nı, 27 Mayıs’ı, 12 Mart’ı ve 12 Eylül’ü aratmayacak kansız ve silahsız bir darbe yapılmıştır. Türkiye’nin yeni vesayet kalesi AKP ve Erdoğan’dır. AKP’nin olağanüstü kongresine katılmaya kalkışmamalıdır. Hukuk adamları, hukuksuzluk karşısında suskun kalmamalıdır.

    ABDULLAH GÜL DİK DURMALI

    Erdoğan’ın lehine kalemşorluk ve müfterilik yapan yeni yetmelerin hücum ve hakaretlerine muhatap kalan Sayın Gül artık biraz dik durmalı, giderayak Türkiye’ye sahip çıkmalıdır. ‘Bizim cenahtan epeyce saygısızlık gördüm’ diyerek sızlanan Sayın Gül, elini taşın altına koymalıdır. Sayın Gül, 8’inci Cumhurbaşkanı seçilen dönemin Başbakanı merhum Özal’ın yerine bir gün sonra yapılan görevlendirmeye paralel bir adım atmalıdır. Merhum Özal, 31 Ekim 1989’da Cumhurbaşkanı seçilmesine rağmen yeni görevine 9 Kasım 1989’da başlamış ve bu tarihe kadar da Başbakanlık makamında oturamamıştır.

    AKDOĞAN’A: GANİMET AVCISI

    Sayın Gül, Erdoğan tetikçilerinin iştahlı saldırılarıyla ıslah ve terbiye edilmektedir. Erdoğan’ın danışmanı olarak şöhret yapmış, ün kazanmış bir isim de sürekli konuşarak, sürekli yazarak yeni dönemde AKP’nin şifrelerini birer birer kamuoyuna bildirmektedir. ‘AKP’nin kimseye diyet borcu, açık hesabı bulunmamaktadır’ diyen bu danışman, ganimet avcılığına soyunarak gizliden gizliye ‘Acaba Başbakan olur muyum’ sevdasındadır.

    DAVUTOĞLU’NA: STRATEJİK KÂBUS

    27 Ağustos 2014 günü yapılacak AKP’nin olağanüstü kongresinde kimin genel başkan seçileceğini dayatmayla şekillendirmektedir. Gelişmeler AKP’nin tek bir isme endekslendiğini, tek bir isme göre planlandığını göstermektedir. Erdoğan, dış politikayı çıkmaza sürükleyen Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nu zorlamayla halef olarak belirlemiştir. ‘Parti içi istişareleri işletiyoruz’ diyerek de, kendi kararını herkese onaylatmaktadır. Dış politikada başarısızlık markası haline gelen, Türkiye’yi bölgesel ve küresel bataklığa çekmek için can havliyle görev yapan stratejik kâbus mucidinin, böylesi bir dönemde başbakanlık makamına oturma ihtimali ülkemiz adına talihsizliktir. Türkiye’nin milli güvenlik duvarlarını Erdoğan’la birlikte yıkan birisinin başbakan olması stratejik felaket, stratejik iflas olacaktır.

    BEŞİR ATALAY’A: YIKIM BAKANI

    Mehmetçiğe ilk kurşunu sıkan teröristin heykelini dikenler ve tepkiler karşısında yıkmak zorunda kalanlar aynı yolun yolcusudur. PKK heykelini dikenler kadar, dikilmesini seyredenler de işlenen suça ortaktır. Teröristler baraj basıyor, vergi topluyor, dağa militan götürüyor, AKP’li yıkım bakanı çözümden, Kandil’le direkt temastan bahsediyor.

    AYNI YERDE MİTİNG YAPACAĞIZ

    Cumhurbaşkanlığı yemin töreninde MHP Meclis’te olacaktır. (Erdoğan’a karşılık miting hazırlığında olduğunuz doğru mu, sorusuna) Erdoğan nerede miting yapıyorsa MHP aynı yerde, aynı gün, aynı saatte miting yapacaktır.”

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı