"Ayşe Baykal" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayşe Baykal" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayşe Baykal

Yeni Türkiye eski üslub

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın üslubu ülkemizin değişmeyen gündemlerinden biridir her zaman. Eleştiren de var, az söylüyor diyen de, görmezden gelen de.

İlk iki tarafın kendince sebepleri var elbette ama üçüncü kısmı iyi niyetli görmediğimden değerlendirmeye almıyorum. Kim ne kadar haklı tartışmasına da girmeyeceğim. O ayrı ve daha detaylı incelenmesi gereken bir konu.

Tayyip Bey, siyaseti öğrendiğim insanlardan biridir. Bu sebeple, dilini, üslubunu anlayabiliyorum. Ondan korkmuyorum ve korkulacak biri olarak da görmüyorum.

Çok şey öğrendim Tayyip Beyden. Bir dönem il başkanımdı kendisi.

Sonra yollarımız ayrıldı. Kendileri Ak parti’yi kurdular. Ben kaldım, o gitti.

Hiçbir konuda fanatik olmadım ve yersiz buldum. Bu yüzden üyesi olduğum parti dışında, Ak parti’ye de oy verdiğim oldu.

Tayip Bey hakkında yapılan bazı eleştirileri haklı bulduğum da oldu, abartıldığını düşündüğüm de.

Dindar kimliği sebebiyle hor görülmesini istemediğim kadar, yanlışlarının dine mal edilmesini de istemedim.

“Yağmur da beraber ıslandığım” bir insanla yollarımız ayrılsa da, onun korkulan bir insan olarak anılmasını istemedim.

Tayyip Bey, kutuplaşmanın sebebi olarak gösterilsin de istemedim.

Bu bağlamda özellikle cumhurbaşkanı olduğundan bu yana bazı isteklerim var;

Üslubundan ötürü, “aslında Tayyip bey öyle demek istemedi” ile başlayan cümleler kurmak istemiyorum.

Büyük yüzde olarak geride kalan yüzdenin sorunlarına şımarıklık olarak yaklaşmasını istemiyorum.

Her dönem başımıza kakılan “Atatürk olmasaydı” ile başlayıp ”haddinizi bilin” cümlesiyle biten sloganlar gibi “Tayyip Bey olmasaydı” ile başlayıp “nankör olmayın” ile biten sloganlar duymak istemiyorum.

Evet, biz dindarlar zor günler yaşadık. Bir çok mağduriyetimiz oldu. Ama biz o zorlukları Allah için yaşadık, karşılığını da yalnızca O’ndan bekleriz.

Bir gün iktidar olursak diye başladığımız her cümle “daha iyi bir dünya” “daha iyi bir Türkiye” ile bitiyordu.

Bundan başka bir hedefimiz yoktu.

…..

Tayyip Bey’i savunmak adına, partizanların etraflarına verdiği zararı görmekten sıkıldım.

Siyaseti bir istatiksel hareket gibi algılayıp insanları çıkaran-toplayan- çarpan sonra da bölenlerden bunaldım.

Daha dava nedir bilmeyen, siyaseti sadece “şahsi kariyer hedefi” olarak gören yeni yetmelerin ahkâm kesmesine ise söyleyecek hiç sözüm yok.

X