Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Yeni trend ‘evlilik yorgunluğu’

Evlenmeye karar vermek, nişanlanıp büyük günü beklemek ve sonrasında evliliği yürütmenin hayattaki en zor şeylerden biri olduğunu fark etmek...

Uzmanlara göre çağımızda, evliliğin monotonlaşması, çiftlerin ayrılık sürecini hızlandıran en önemli boşanma nedenlerinden biri.
Son dönemlerde şiddetli geçimsizliğin yerini evlilik yorgunluğu aldı.
Psikologlar, evlilik yorgunluğunu; uzun yıllar devam eden, ilişkide bazı çözülemeyen ya da başa çıkılamayan problemlerin sonucunda gelinen bir nokta olarak tanımlıyorlar.
Boşanma nedenleri araştırmasına göre boşanma nedenlerinde ilk sırayı eşler arasındaki iletişim sorunları almakta, daha sonra ekonomik temelli sorunlar, çocukla ilgili sorunlar, eşlerin farklı karakter özellikleri taşıması gibi nedenler gelmektedir.
 
GİZLİ SES KAYDI DELİL SAYILIR MI

Davacı koca, meşru olmayan bir amaç için karşı cins de dahil olmak üzere arkadaşlarını müşterek konuta aldığı ve sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı iddiasıyla davalı eşi aleyhine evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle boşanma davası açtı. Davalı eş, mahkemeye sunulan ses kayıt cihazındaki kayıtların ‘özel hayatının gizliliği’ ihlal edilmek suretiyle hukuka aykırı yolla elde edildiğini, bu nedenle delil olarak kullanılamayacağını ileri sürdü.
Yerel Mahkeme, davacı eşin delil olarak sunduğu ses kaydının davalının bilgisi dışında özel hayatın gizliliği ihlal edilerek hukuk dışı yollardan oluşturulduğu, bu sebeple ses kayıt cihazındaki kayıtlara itibar edilemeyeceği gerekçesiyle davayı reddetti.

GEREKÇE ŞÖYLE

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi davacı kocanın kararı temyiz etmesi üzerine, “Bir delilin elde edilişi, kişilerin Anayasa ile tanınmış hakların ihlali suretiyle gerçekleşmiş ise, onun hukuka aykırı olarak elde edildiğinin kabulü gerekeceğinde duraksama bulunmamaktadır. Delilin elde edilişinde hukuka uygunluk nedenleri varsa, o zaman kanuna aykırılık ortadan kalkar. Kuşkusuz Anayasaya göre; herkes özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz. Ancak, evlilik birliğinde eşlerin, evliliğin devamı süresince birbirlerine sadık kalmaları da yasal bir zorunluluktur. Eşlerden birinin, bu alana ilişkin özel yaşamı, evlilikle bir araya geldiği ve birlikte yaşadığı hayat arkadaşı olan diğer eşi de en az kendisininki kadar yakından ilgilendirir. O nedenle, evlilikte, evlilik birliğine ilişkin yasal yükümlülükler alanı, eşlerin her birinin özel yaşam alanı olmayıp, aile yaşamı alanıdır. Bu alanla ilgili de eşlerin tek tek özel yaşamlarının değil bütün olarak aile yaşamının gizliliği ve dokunulmazlığı önem ve öncelik taşır. Bu bakımdan evliliğin yasal yükümlülükler alanı, diğer eş için dokunulmaz değildir. Bu nedenle, eşinin sadakatinden kuşkulanan davacı kocanın, birlikte yaşadıkları her ikisinin de ortak mekanı olan konutta, eşinin bilgisi dışında ses kayıt cihazı yerleştirerek, eşinin aleni olmayan konuşmalarını kaydetmesinde bu suretle sadakat yükümlülüğü ile bağdaşmayan davranışlarını tespit etmesinde özel hayatın gizliliğinin ihlalinden söz edilemez ve hukuka aykırılık bulunduğu kabul olunamaz. Aksine, aile birliğine ilişkin ortak yaşanılan mekana davalının, meşru olmayan bir amaç için arkadaşlarını kabul etmesinde, aile hayatının gizliliğini ihlal söz konusudur. Bu bakımdan sözü edilen delilin elde edilişinde hukuka aykırılık bulunduğundan söz edilemez” gerekçesiyle yerel mahkeme kararını bozdu.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI