Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Yeni rüzgara kadar Nazım’a veda edin

HÜKÜMETİN “demokratikleşme” rüzgarından etkilenen Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, son yerel seçimlerden önce, mecbur kaldığı için ince bir manevra yapmıştı.

Hatırlatayım.
Meclis’e Nazım Hikmet’in isminin bir caddeye verilmesine ilişkin önerge sunulmuştu.
Gökçek, kendisinin bulunmadığı bir Meclis oturumunda bu kararı onaylattı.
Çünkü o dönemde, hükümet demokratikleşme rüzgarından sıklıkla faydalanıyordu. Bu nedenle, “komünist” kelimesini neredeyse hakaret gibi kullanan Gökçek de, bu rüzgarın önünde duramamış, komünist şairin adının bir caddeye verilmesine ilişkin kararın geçişini engellememiş ama o toplantıya da katılmamıştı.
Bu karar seçimler nedeniyle ertelendi sonra da bir daha hiç uygulanmadı.
Belli ki zaten o karar uygulanmak için değil, “uygulanmamak” için geçirilmişti Meclis’ten.
Yani Gökçek bu kararla ilgili gizli niyetini hiç açığa vurmamıştı.
Konu bir soru önergesiyle Meclis’e geldiğinde de Gökçek, Ankara Hürriyet muhabirinin sorusu üzerine, “Bu konuyu yazılı soru önergesiyle yanıtlayacağım” diyerek kaçamak yanıtlar vermişti.

Şimdi Gökçek, Gökkuşağı’nın Twitter Sokağı yapmaya hazırlanıyor. Bu konudaki haberi geçen hafta Ankara Hürriyet’te “Twitter’a var Nazım’a yok” başlığıyla okudunuz.
Bu haberin ardından yine geçen hafta gazetemizi ziyaret eden Gökçek’e bu konuyu bir daha sorduk.
“Karar nerede?” diye karşı soru yöneltti hemen.
Meclis’te seçimlerden önce Nazım Hikmet ile ilgili karar alındığını hatırlattık.
Gökçek, çok geniş bir gülümseme eşliğinde şu yanıtı verdi:
“Seçim öncesi alınan o karar kadük olmuştur. Yeniden bir teklif gelirse değerlendiririz.”
Siyasetin, rüzgarlara açık olduğunu, bu rüzgarların sindirilmesi zor çarklara neden olduğunu bilmeyen yok.
Gökçek’in rüzgarlara karşı durmayacak kadar tecrübe edindiği bir siyasi yaşamı olduğunu da...
Siyasette genel kabul, rüzgara direnmektense, çark etmek yönünde olur hep.

Peki Nazım Hikmet’in isminin bir caddeye veya sokağa verilmesi bu kadar önemli mi?
Ki bunca yıldır bunun peşindeyiz?
Nazım’ın itibar için Gökçek’in manevralarla dolu yönetim anlayışı sonucu bahşedilecek bir sokak ismine ihtiyacı yok.
Nitekim, tarih politikacıları ne kadar hatırlar bilinmez ama Nazım’ı hiç unatmayacak.
Buradaki sorun, kendisini eleştirenleri her fırsatta “ideolojik” davranmakla suçlayan Gökçek’in kent yönetimine yansıyan kendi ideolojisi...
Bilelim ki, Gökçek çok mecbur kalmazsa Nazım Hikmet’in ismini bir caddeye verdirmeyecek.
Biz de yazmaktan vazgeçmeyeceğiz.
X