Gündem Haberleri

    Yeni risk ülke borçlarından mı geliyor?

    Financial Times
    24.11.2009 - 12:36 | Son Güncelleme:

    Devletlerin şu anda yaşanan mali krizin etkisini azaltmak için geçmişteki risklere çok fazla odaklanması, yeni felaketleri getirebilecek riskleri gözden kaçırmalarına neden olabilir.

    Financial Times’ta Gillian Tett tarafından “Could sovereign debt be the new subprime?” başlığıyla kaleme alınan analizde, dünya ekonomisine yön veren ülkelerin politika yapıcılarının mevcut krizle baş ederken yalnızca kısa vadeli sorun ve risklere odaklanıp, daha yeni büyük felaketler yaratma potansiyeline sahip riskleri gözden kaçırabildiklerine dikkat çekildi.

     

    Analizde, Bank for International Settlements’in araştırma birimi başkanı Claudio Borio’nun G-20 liderlerine yazdığı bir ciddi bir notla bu soruna dikkat çektiğine değinilirken, yeni felaketlere zemin hazırlar nitelikte hareket eden politika yapıcıların bankaları sıkıntıya sokan yeni hamlelerinin, bilançoları devlet tahvilleriyle doldurmak olduğu belirtildi.  

     

    BANKALAR GÜVENLİ YATIRIMLARA YÖNLENDİRİLİYOR

    Bugünlerde batılı düzenleyici kurumlar arasında  2007-2008 yıllarında yaşanan ekonomik krizin yeniden yaşanmaması için bankaların riskli mortgage menkulleri ya da teminatlandırılmış borç yükümlülükleri gibi karmaşık enstrümanlarından uzak tutma gibi bir inancın var olduğuna dikkat çeken Tett, bankaların varlık portföylerini “güvenli” olarak kabul edilen enstrümanlardan oluşturmaya yöneltildiğini ve bu enstrümanların da genelde ülke borcu ya da ülke borcu türevlerinden oluştuğunu belirtti.

     

    G20 ülkelerinin Basel’de düzenli bir şekilde bir araya gelip, bankaların düzenli enstrümanlara nasıl yönlendirebileceklerini tartıştığını dile getiren Tett sözlerine şu şekilde devam etti:

     

    “Teoride, bu mantıklı bir hareketmiş gibi görünüyor. Geçtiğimiz yıl bankaların büyük sıkıntılar yaşamasının nedenlerinden biri birçoğunun bilançosunda yüksek oranlarda zehirli varlıklar ve teminatlandırılmış borç yükümlülükleri (CDO) bulunmasıydı. Bankalar bu yüzden kriz zamanında değer kaybetmekle kalmayıp, bankalar arası işlemler için likidite sıkıntısı da yarattı”

     

    Tett, analizinde kriz zamanında devlet tahvillerinin likit kalmaya devam ettiğini belirtirken, varlık portföylerinde daha fazla devlet tahvili tutmanın bankalar arasında çekici hale geldiğinin altını çizdi. Yazar, özellikle de ülke borçları oldukça güvenli varlıklar haline geldiğine dikkat çekti.

     

    GÜVENLİ VARLIKLAR YENİ TEHLİKE Mİ?

    “Devlet tahvillerinin güvenli limanına kaçış, öngörülmesi zor yeni tehlikeler yaratıyor olabilir mi?” sorusunu soran Tett makalesine şöyle devam etti:

     

    “Hükümet borçları, özellikle İngiltere ve ABD gibi ülkelerde, ekonomik sıkıntının yaşanmadığı zamanlarda uzun dönemdir görülmeyen seviyelere yükseldi. Batı dünyasında birçok ülkede cari açık bir hayli arttı. Hükümetler ise bu sorunla baş etmede belirsiz hamleler gerçekleştiriyor.”

     

    Bazı ülkelerin önümüzdeki yıllarda, para birimlerinin değerini düşürerek devlet tahvillerinin değerlerini aşağı seviyelere çekebileceğini söyleyen Tett, tahvil fiyatlarının düşüşüne karşılık olarak bono getirilerinden artışların olabileceğine de dikkat çekti ve özellikle merkez bankalarının parasal genişlemeleri durdurmasıyla bu olasılıkların gerçekleşebileceğinin altını çizdi.

     

    Bankaların devlet tahvillerini almaya devam edip etmemesi yönünde çok fazla tartışmanın gerçekleşmediğini belirten Tett, satışa çıkarılan devlet tahvillerinin çok yüksek seviyelere çıkabileceği ülkelerde bu konudan özellikle bahsedilmediğine dikkat çekti.

     

    Yazar, merkez bankaların ellerinde olan devlet borçlarının yüksek seviyelere çıktığına dikkat çekmek istememesinin bu durumun temel nedeni olduğunu belirtti.

     

    Ellerinde büyük miktarlarda ülke borcu bulunduran bankaların kendilerini ileriki zamanlarda baş gösterecek tehlikelere karşı hazırlamasını isteyen Tett, Basel reformlarını düzenleyenlerin kısa zamanda yeni likidite kuralları benimsemesini umut ettiğini belirtti.

     

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı