Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Yeni neslin devri başlıyor

Çok yakında ekranda taptaze bir jenerasyonun yükselişine şahit olacağız. Uzun süre olgun yıldızlarla idare ettikten sonra, şimdi önümüzdeki yıllara hükmedecek gençlerle tanışıyoruz.

Bir ‘yenilenme’ sezonuna girdik. Bazı yıllar, yüzü eskiyen, yorulan yıldızların enerjisi, alt jenerasyondan gelen gençlerle tazelenir. En son böyle bir dönemi 2007-2008’de yaşamıştık. Hazal Kaya, Serenay Sarıkaya, Aslı Enver, Pelin Karahan o senelerde hayatımıza girdi. Öncesinde 2005’te Kıvanç Tatlıtuğ (Gümüş) ve Beren Saat (Hatırla Sevgili) piyasanın makyajını tazelemişti.
Şimdi yeni ve güçlü gençlik dizilerinin de etkisiyle taze bir kuşakla karşı karşıyayız. Önümüzdeki hafta başlayacak sezonda tanışacağınız isimler, gelecek yıllarda prime time’a, gazete manşetlerine yerleşecek. Bu beş oyuncuyu radarınıza alın:

Taner Ölmez: Onu ilk, ‘İstanbul’un Altınları’nda küçük bir rolde, sonra azıcık ‘Kayıp Şehir’de izledik. Bu yıl bir fenomenin gömleğini giyiyor. Star TV’nin The O.C. uyarlaması Medcezir’de Seth Cohen (Mert Serez) rolünde izleyeceğiz. Ölmez’in sıcak bir gülümsemesi, onu sempatik yapan dağınık bir hali var. Bunu Cohen’den miras keskin zekâ ve septisizmle birleştirebilirse yıldızı parlayacak. O, tam kızların kötü oğlana âşık olmadan önce takıldığı, kötü oğlan darbesinden sonra da sığındığı güvenli liman.

Kerem Bursin: Türkiye ekranlarının aradığı ‘p.ç oğlan’ bulundu. Kerem Bursin, tüm expat çocuklarını, üst sınıf jargonunu, Nişantaşı’nı, Cadde’yi, New York’u buralar kadar bilmeyi temsil ediyor. ‘Güneşi Beklerken’de yarattığı okulun popüler oğlanı Kerem karakteri, boş olduğunu farkında olmadığımız bir alanı doldurdu: İlla baygın baygın bakmayan, kaş çatmayan, ergen acımasızlığının sınırında, ‘tripli’, ‘zengin ama gururlu’ klişesinden uzak züppeliğin doğal kasılmasında erkek başrol. Kerem Bursin, ‘six pack’ sever kızların, Türkçeyi yuvarlak yuvarlak konuşan gençlerin, Starbucks bardağıyla işe gidenlerin yansıması.

Neslihan Atagül: ‘Yaprak Dökümü’nde büyüdü. 1992 doğumlu. Geçen yıl ‘Araf’ filmiyle Altın Koza’da ‘Umut Vaat Eden Oyuncu’ ödülünü aldı. Şimdi Fox’ta başlayan Fatih-Harbiye’deki Neriman rolüyle çocukluğu geride bırakıp, olgun dönemini ilan ediyor. Kristin Kreuk’un Türkiye şubesi, orijinal bir yüzü, o yüzü narince dolduran bir yeteneği var. Neriman’ın ikilemleri, iyiliğinin içine gizlenen sıkıntı hissi, kabuğunu kırma çabası güçlü bir karakter oyunu çıkarması için ona bolca alan sağlayacak.

Çağla Şimşek: Sezonun en ajite işi ‘Küçük Gelin’in çocuk/ergen oyuncusu. Henüz çok küçük ama bu rolle epey dikkat çekeceği kesin. Brooke Shields’in ‘Pretty Baby’deki çocuk yüzünü andıran bir masumiyeti var. Dizinin yönetmenleri o masumiyeti hoyratça kullanmazsa ileriki yıllarda daha mutlu roller için yolu açık.

Müjde Uzman: Fatih’in dilsiz meleği, Dilyar rolünde epey konuşulacak gibi görünüyor. Uzman’ın VJ’lik yaptığı zamanlardan kalma bir hayran kitlesi var. Bir dönem Seda Akman’ın peşine taktığına benzer bir gruba hitap ediyor (aynı projede birleşmeleri de hoş bir halef-selef tesadüfü). Sadece güzellik/modellik yarışmaları kazanıp iki pozla hatırlanmakla yetinmeyen, güzelliği karizmatik bir tavırla dolduran, içinde ‘seksi’den çok ‘cool’ saklı bir kız. Fatih’teki iddialı rolü uzun zamandır hak ettiği ilgiyi getirecek.

X