"Melis Alphan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Melis Alphan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Melis Alphan

Yeni moda ayakkabılar yüzünden ayak flörtünün sonu geldi

Manchester’lı psikolog/ayak bilimci Geoff Beattie muhteşem bir noktaya parmak basmış: “Bu yeni moda aşırı topuklu-platform ayakkabılar ayak flörtüne izin vermiyor.”

Tabii ki ayak flörtü diye bir şey var. Bunu bütün kadınlar bilir.
Hayır, ayak flörtü fetişistleri değil, bütün erkekleri hedef alır. Bu daha çok, flört eden kadının vücut dilinin bir parçasıdır.
“Friends”in bir bölümünden örnek vermek gerekirse...
Phoebe mutfakta arkadaşlarına masöz olarak çalıştığı salona gelen müşterisinden ne kadar çok hoşlandığını anlatır: “Ona para karşılığı yapmama izin verilmeyen şeyler yapmak istiyorum” der. Arkadaşları “E o zaman onu başka bir masöze devret ve ona yapmak istediklerini parasız yap” tarzı bir şeyler söyler. Tam evden çıkmak üzereyken arkadaşları Phoebe’nin taze pedikürünü, ayak parmağındaki yüzüğü fark eder, meseleye uyanırlar. Malum, masaj yapılırken müşteri masözün sadece ayaklarını görmektedir. Ve Monica çığırır: “Ayaklarınla flört edeceksin!”
Ve evet, Phoebe o gün ayaklarıyla flört eder.
Erkekler flörtleşirken vücut dilini kullanma ve okuma konusunda kadınlar kadar başarılı değil; aynı süre içerisinde kadınlar vücut dillerini bilinçli veya bilinçsiz kullanarak erkeklerin 5 katı oranda mesaj yolluyor. Biraz dikkat etseler, erkekler kadınların ayakkabılarını ayak parmaklarında ritmik şekilde sıkıntıdan sallamadıklarını görecekler.
“Şımarık denizci” adı verilen ve II. Dünya Savaşı dönemi kadın posterleriyle özdeşleşen bir ayak pozu vardır mesela; sağ bacak düz durur, sol bacak hafif kırılır ve diğerinin üzerine bastırır, bilek içeri doğru bükülür. Kadının yuvarlak hatlarını belirginleştiren bu pozun anlamı, kadının erkeğin ilgisi karşısında dengesinin bozulduğudur. Otururken bileklerini birbirine sürten kadın dikkatleri bacaklarına çekmek ister ve yanındaki erkeği çekici bulduğunun sinyallerini verir.
Psikologlar bacaklarını birbirine dolayıp en son tek ayağını arkaya alarak pozisyonu kilitleyen kadının iletişimde olduğu erkeğe sarılmak istediğini söyler. Bacakların önde durması pozitif bir sinyalken, arkaya doğru durması isteksizlik belirtisidir.
Kadın bacak bacak üstüne otururken havadaki ayağında çıkacak gibi duran ayakkabıyı sallıyorsa rahat olduğu ve daha fazla soyunmakta sakınca görmediği mesajını veriyordur.
Dünya çapında kadınlar ayakkabıya yılda 330 milyar dolar harcıyor. Bu paralar boşuna harcanmıyor tabii; biraz da amaç bu ayakkabıların yardımıyla gerekli mesajları vermek ve arzulanan kişi olmak.
Geoff Beattie’nin tespiti bu anlamda yerini buluyor. Birkaç sezondur kadın ayakkabıları çıldırdı. Devasa topuklar, kalın platformlar ve fil ayağı gibi gösteren çizmeler...
Kadınlar ayaklarında ayakkabıdan çok tuğla taşıyor gibiler.
Bu şekilde bırakın zarif ayak pozlarına bürünmeyi, yürüyebildiklerine bile şaşırmak lazım.
Ve söylemeye gerek var mı, bunları giyen ayaklar öyle fazla pozisyona giremiyor.
Dolayısıyla Beattie haklı; kadınların artık ayaklarıyla flört etmesi ve erkeklerin verilen mesajı algılaması epey güç.

Ayşe’nin “Enerji”si

Ayşe Özyılmazel çok yakında çıkacak olan albümünden bir şarkıyı paylaşmış Twitter’dan. şarkının adı “Enerji”; sözleri Ayşe yazmış. Hemen açtım dinledim.
Dürüst olmak gerekirse, Türkçe pop’tan pek hoşlanmayan biri olarak önyargılıydım. Fakat Ayşe beni utandırdı.
Ben “gaz” parçaları severim ve bu da tam öyle tabir edilen, aynı zamanda insanı iyi hissettiren şarkılardan.
Serdar Ortaç’ın malum formülünü tutturmak adına birbiriyle alakasız, saçma sapan sözleri bir araya getirdiği şarkılarına 10 basar bence.
İnsanın içini civcivlendirmekse mesele, bu şarkı bunu yapıyor. Dile dolanmaksa, dolanıyor. E bir de genç, modern ve coşkulu bir havası var. Sözler de bütünlüklü.
Böyle de Türkçe pop yapılabiliyor işte. ılle göbek attıracak diye bir şey yok.
X