Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Yeni MC'ye dikkat

Zeynep ATİKKAN

Küskünler, ne bir rastlantı ne de masum bir beraberlik. Eğer fırsat verilirse bir ahtapot gibi toplumun normalleşme, gelişme ve ilerleme reflekslerini sarmalayıp boğmaya çalışacaklar.

Çünkü bu bir yapı.

Çıkarlar, trendler kendi aleyhine döndüğü zaman örgütleniveriyor. En korkunç ittifakların temellerini atarak.

Bu ittifakların benzerlerini MC dönemlerinde yaşamıştı Türkiye. En iyi anımsayacak olan kişi Ecevit olmalı!

Küskünler hareketinde MC'nin modern versiyonunu sezmek pek zor değil! Bakmayın siz, bazı isimlerin pek kahramanca ‘lider sultasına karşı erkek adam’ oyunları sergilemesine.

Demode reflekslerinden kurtulamayan merkez sağ, zayıfladığı her dönemde bu yöntemleri kullanmıştır. Küskünler palazlanırsa ANAP ve DYP de yer alıverir bu ittifakın içinde.

İlkeler değil bir oportünizm beraberliğidir merkez sağdaki oluşum.

Siyasetin düsturu kurnazlıktır.

Küçük ve basit hesaplardır ustalıkları. Hani şu, ‘kasaba politikacısı’ tipi dedikleri.

Her dönemde ayakta kalmak için pazarlıkçı adamları vardır.

Kendi aralarında konuşur, sadece kendilerini dinlerler.

Goygoycuları ve amigolarıya mesaj yayarlar.

Esprileri kötü, ağızları bozuktur.

Siyaset, çeşitli ayakoyunlarıdır.

Sadece kendi yorumları vardır.

Hep öküzün altında buzağı ararlar. Hırçın ve saldırgandırlar.

İşlevleri kalmayacağı için normalleşmeyi istemezler.

Türkiye'nin ve dünyanın tartıştığı temalardan uzaktırlar.

Toplum yeni temaları talep ettiği zaman da küsüp, darılır, düne kadar küfür ettikleri insanlarla kolkola girerler.

Çünkü Soğuk Savaş yıllarının siyaset yapma biçimine ‘dün dündür, bugün de bugün’ ilkesi hakimdir. Ve de gene o zihniyetin önceki gün ortaya koyduğu gibi ‘seçimler olmazsa dünyanın sonu değil’dir.

* * *

Dün dündür, bugün bugün'ün siyasi reyting sağladığı yıllarda, ‘seçimler olmazsa dünyanın sonu değildi’.

Ancak bugünün Türkiye'si böyle demode bir zihniyeti kaldırmıyor.

Küskünlerin asıl direnme noktası da burada.

Yenilenmeye karşı oluşturulmaya çalışılan o kötü sağ reflekslerde. Sırf dürüst olduğu, şov yapmadığı ve de en zayıf noktası diye görülen ekonomide bile yanlış yapmayan Ecevit hükümetinin yükselişi karşısındaki paniği ben kötü ve demode bir sağ refleks olarak görüyorum. Fazilet Partisi'nin de telaşı da buradan kaynaklanıyor.

18 nisan seçimleri, sanıldığı gibi mevcutun devamı olmayacak. Tam aksine küskünlerin de katkısıyla büyük bir sürprizle sonuçlanacak.

Yolsuzluk yaptığı için yakalanan ANAP'ın hükümetten dışlanıp seçim kararının alınması doğru bir siyasi tavırdı. Bugün de dürüstlük ve tevazuyla yürütülen bir hükümet çizgisinde seçimlere gitmek aynı derecede doğru bir yol.

Çünkü Türkiye'nin yumuşaması ve normalleşmesi için halkın iradesinin sandığa yansıması gerekiyor.

Küskünler hareketi bir takdir-i ilah*ı oldu. Susurluk'u ortaya çıkartan kaza gibi. Toplum aynanın içine girdi, Soğuk Savaş artığı kötü siyaseti yakından görüyor.

Eğer gerekiyorsa seçimlerin yapılması için ‘ışıklar yanıp sönmeli’!



X