« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Yeni kuşak spor seyircisine yeni kuşak spor salonu

Ülker Sports Arena geçen çarşamba günü kapılarını Fenerbahçe Ülker- Armani Milano maçıyla basketbolseverlere açtı. Ama bu salon sadece basketbol için tasarlanmadı. Aynı zamanda çok farklı etkinliklerin düzenleneceği çok amaçlı bir salon. Dünyanın bir numaralı spor tesisi işletmecisi AEG’nin yöneticileriyle Ülker Arena’yı ve yeni kuşak spor tesislerini konuştuk

Alp ULAGAY
SON GÜNCELLEME

AEG EUROPE OPERASYON DİREKTÖRÜ RAJ SAHA

Bir yılda 100 etkinlik bizi başarılı yapar

 AEG şirketi dünyanın en büyük spor tesisi işletmecisi. Spor tesisi işletmeciliğini nasıl tarif edersiniz?

- 15 yıl öncesine kadar spor tesisi işletmeciliğini tarif etmek kolaydı. Seyirciler maça gelir, maçı izler ve bitiminde evlerine giderdi. Ama son 15 yılda işler değişti. Özellikle AEG’nin 1999’da Los Angeles’taki Staples Center salonunu faaliyet sokmasından sonra başta ABD’de olmak üzere tüm dünyadaki spor tesisi işletmeciliği farklı bir noktaya geldi. Biz sadece bilet satıp maçın izlenmesini sağlamaktan sorumlu değiliz. Tesisin tüm yönleriyle bir eğlence merkezi gibi yönetilmesini sağlıyoruz. Adeta onlara bir deneyim satmak için uğraşıyoruz.

Peki hangi hizmetlerden sorumlusunuz?

- Elbette bilet satışı. Bunu en iyi şekilde organize ediyoruz. Hatta sezonluk bilet satın alacak seyircilerin önceden koltuğunu denemesine imkan sağlıyoruz. Koltuğun yerini, sahayı görüşünü beğenirse satın alıyor. Bunun yanı sıra en iyi ve en çeşitli yemek hizmeti verilmesini sağlıyoruz. Otopark, kafeterya, skorbordu da saymak lazım. Mesela Ülker Arena'da Avrupa'daki en gelişmiş bilişim teknoloji altyapısı oluşturuldu.

En ideal seyir koşullarını sağlamak için inşaat aşamasına müdahale ediyor musunuz?

- Elbette. İnşaat ve dönüştürme aşamasına katkıda bulunuyoruz ve bunun için işbirliği yaptığımız kurumlar var. Örneğin Londra’da Millenium Dome’u çok amaçlı bir salona dönüştürürken O2 ile çalıştık. İstanbul’daki salonun inşaatındaysa Ülker ile işbirliği yaptık.

Son dönemde spor salonlarının çok amaçlı kullanıldığını görüyoruz. Bunun sebebi nedir?

- Çok amaçlı tesislerin çıkış noktası da New York’taki Madison Square Garden. Uzun yıllar basketboldan konserlere birçok farklı etkinliğe ev sahipliği yaptı. Bu sayede aynı salonda maçlar dışında çok farklı etkinlikler düzenleme imkanımız var.

 Böyle çok amaçlı bir salonda bir yılda kaç etkinlik düzenlenebilir?

- Bir örnek vererek başlayayım. ABD’nin bir numaralı salonu Los Angeles’taki Staples Center. Bu salon iki basketbol ve bir buz hokeyi takımına ev sahipliği yapıyor. Bunun dışında salonda boks maçları, motokros yarışları, profesyonel güreş etkinliği, Disney organizasyonları ve her türlü konseri düzenleyebiliyoruz. Staples Center’de bir yılda düzenlenen ortalama etkinlik sayısı 250’yi bulur. Londra’dan örnek vermek gerekirse, O2 Arena hiçbir takıma ev sahipliği yapmıyor. Buna rağmen orada da yılda 210 etkinlik var. Daha da çarpıcı.

Bir yılda bu kadar etkinlik yapıldığında salonunu düzenini değiştirmek gerekmiyor mu?

- Kesinlikle gerekiyor. Staples Center’da bir gün basketbol maçı ertesi gün konser organizasyonu mümkün. Hatta aynı gün içinde hem basketbol maçı hem buz hokeyi maçı düzenlemek mümkün. Bunun için tecrübeli ekiplerimiz çalışıyor ve 90 dakikada salonu yeni haliyle hazır hale getiriyor.

Peki Ülker Arena’nın bir yılda kaç etkinliğe ev sahipliği yapmasını bekliyorsunuz?

- Henüz yolun başındayız. Bu yıl tam istenen hedef gerçekleşmeyebilir. Ancak 2013’te Fenerbahçe Ülker’in yaklaşık 30 maçının yanı sıra 70 kadar etkinlik düzenlemeyi planlıyoruz. 100 gece bu salonu doldurursak başarılı sayılırız.

AEG TÜRKİYE GENEL MÜDÜRÜ SHANE CHALMERS

Takıma değil tesise sadakat

20 yıl önce sporda şöyle bir tablo vardı: Futbol seyircisi ayrı tesise, ragbi seyircisi ayrı tesise, basketbol seyircisi ayrı tesise giderdi. Modern spor tesisleriyle birlikte aynı tesiste birçok etkinlik düzenlenmeyle başlandı. Aynı modern salonlara sadece spor karşılaşması izlemek için değil, aynı zamanda farklı etkinlikler izlemek için de gelmeye başladı seyirciler. Adeta tesise karşı bir sadakat duygusu geliştirdiler. Bunun üzerine spor salonlarının tasarımında da bazı değişiklikler yapıldı. Bu yeni tip salonlarda yeni tip spor tüketicisi ortaya çıktı. Üstelik bu spor tüketicisi son derece talepkâr. Eskiden basit bir kahveyle yetinen bu seyirci şimdi daha iyi yemek, önceden bilet, otopark, hatta vale servisi talep ediyor. Hatta talep de etmiyor bu hizmetleri açıkça bekliyor. Biz de bu beklentiyi karşılamak için buradayız.

 

 


Bunları da Beğenebilirsiniz