Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Yeni ekonomi yönetimini beklerken

Salih NEFTÇİ

Hükümeti kurulmuş olarak görmek ne kadar doğru?

Oyunun aktörlerine bakıldığında bu soruya cevap vermenin kolay olmadığı görülür. Ama biz, bir an için hükümetin kısa zamanda kurulacağını varsayalım.

Yeni ekonomi yönetimi konusunda bazı spekülasyonlara girelim.

PEŞİN FİKİR

Ağırlıklı olarak DSP'li bakanlardan oluşacak bir ekonomi yönetimine bakıp:

‘‘Ekonominin ihtiyaçlarını acaba biliyorlar mı?'' diye sormak akıldan geçebilir. Bu, büyük bir olasılıkla da haklı bir soru olur. Hatta biraz daha ileri gidebiliriz.

DSP ağırlıklı bir ekonomi yönetiminin işe epeyi ‘‘tutuk'' başlayacağını ve belki de ilk başta ‘‘yanlış işlere'' el atacağını bile düşünebiliriz.

Ama kendimize hâkim olup, yeni ekonomi yönetimine tarafsız yaklaşmamız gerekiyor.

Bekleyip, aldıkları kararları göreceğiz.

Hangi politikaları izlediklerine bakacağız.

Bu zaman gerektirecek.

ACİLİYET

İyi de ekonominin karşı karşıya olduğu bazı sorunların fazla bekleme imkânı var mı, orası belirsiz.

Bir yanda...

Sanayi ve ticaret sektörünün karşı karşıya olduğu finansman zorlukları, yüksek reel faizler ve likidite sorunu.

Diğer yanda, ciddi bir darboğaza, yıllardır bozulmuş bilançolarla girmekte olan bir bankacılık sektörü...

Elbette sorunlar bundan sonra da geri atılabilir. ‘‘Günü kurtarma'' bundan sonra da devam edebilir. Ancak bunun maliyeti eskisinden biraz daha farklı olacaktır.

Yeni iflasların, yeni tahsilat zorluklarının ve yüksek reel faizlerin devam ettiğini görürüz.

(Faizler konusunda dikkatli olmak gerekiyor. Deflasyonist baskıların oluştuğu ortamlarda ‘‘nominal'' faizlere bakmak insanı yanıltabilir. İzlenmesi gereken gösterge ‘‘reel faizler''.

YENİ YÖNETİM

Peki yeni yönetim söz konusu aciliyeti görebilecek mi?

Şu an için bir şey söylemek kolay değil. Ancak yeni hükümetin DSP kökenli bakanlardan olması bir ‘‘öğrenme döneminin'' olasılığını artırıyor. Piyasa profesyonellerinin bunu hesaba katması yanlış olmaz.

Ayrıca bu noktaya gelmişken bir vurgulama daha yapmak istiyoruz.

Acaba DYP yönetimi neden hükümete bakan vermeyeceğini açıkladı?

Neden ANAP'ın da bakan vermemesi isteniyor?

Bu şekilde oluşacak bir hükümetin zayıf kalabileceği hesaba katılmıyor mu?

Bu sorular konusunda da bazı spekülasyonlar yapmak mümkün. Ancak biz şimdilik bunu bir kenara bırakıp, şu vurgulamayı yapalım:

DYP yönetiminin bu istekleri de zaman kaybedilmesi olasılığını yükseltiyor.

SONUÇ

Profesyonellerin kendi düşündükleri ile, dışarıya söylediklerinin farklı olması da belki biraz bu gibi nedenlerden kaynaklanıyor.

Kişisel bir izlenim.



X

YAZARIN DİĞER YAZILARI