Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Yeni cüz mü?

<B>BAŞLIKTAKİ</B> <B>‘cüz’</B> kelimesine bakıp Kuran-ı Kerim’den söz edeceğimi sanmayın.

Ama yine de ‘bölüm’ veya ‘fasıl’ yerine İbrani - Arabi kökenli sözcüğü kullandım.

Zira, salı günü az biraz barış ümidi doğuran İsrail - Filistin zirvesine de değineceğim.

Eh, dil ve etnisite bab’ında da ‘cüz’ deyimi genel ortama daha uygun düşüyor.

* * *

OYSA, kitap bölümlerine atfen İngilizcenin ‘chapter’ kelimesini telaffuz etmiş olan kişi ne Sami ırkın aidiyetini taşıyor, ne de İbramoğullarının soyundan iniyor.

Bunu, esas itibariyle Avrupa - Amerika ilişkilerini kastederek ‘şimdi yeni bir cüz açmalıyız’ cümlesinde kullanan şahsiyet ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice oldu.

Yaşlı Kıta turnesindeki ‘Condi’ önceki gün, Avrupa’nın iki eksen ülkesinden biri olan Fransa’ya ayak basar basmaz soluğu Paris’in o pek ünlü ‘Siyasal Bilimler’ fakültesinde aldı.

Televizyonlardan naklen yayınlanacak ölçüde önem atfedilen uzun konuşmasında da özet olarak, ‘Irak savaşı nedeniyle Atlantik’in iki yakası arasında açılmış olan uçurumu artık kapatalım, çünkü son tahlilde aynı ortak değerlerin toplumlarıyız’ mesajını iletti.

Dolayısıyla, Alabamalı diplomat, zaten bir süredir hissedildiği gibi, Washington’un ikinci Bush döneminde daha bir ‘uzlaşmacı’ olabileceği ihtimalini çağrıştırdı.

İşte, ‘yeni cüz’ kavramını böyle bir çerçeveye oturtmak gerekiyor.

* * *

AMA tabii ‘áinesi iştir kişinin, láfa bakılmaz’, bu temenninin ne oranda hayata geçebileceğini; yani, uluslararası kütüphanede hálá ilk okuma önceliğini koruyan ‘trans - Atlantik ilişkiler kitabı’nda yeni bir ‘cüz’ün açılıp açılamayacağını şimdiden kestiremeyiz.

Ancak şu kesin ki, şimdi gerçekten de böyle ‘okuma iradesi’ gözlemleniyor.

Üstelik, söz konusu irade sırf ‘cihan-ı álemi darıltmış’ bir ABD yönetiminin artık diğerleriyle ‘barışmak zamanı’ geldiğine ilişkin tek taraflı bir arzuyla sınırlı kalmıyor.

Paralel bir özlem, Fransa - Almanya ikilisi dahil, 2. Savaş nihayetinden beri kendisini daima Yeni Dünya’ya göre ayarlamış olan Yaşlı Kıta’da da çok berrák biçimde netleşiyor.

Normaldir, zira Rice’nin salı günü Paris’te teláffuz ettiği ‘ortak değer toplumları’ tanımı burada tamamen doğru bir temele oturuyor. Okunan ‘cüz’ler farklı olsa bile, kitabın aynı kitap olduğu konusunda kuşku yoktur.

* * *

VE, aslında tabii ki tesadüf değil çünkü ABD Dışişleri Bakanı zaten ayağının tozuyla bölgeden geliyordu, yine önceki gün, yukarıdaki ‘trans - Atlantik ilişkiler’i dolaylı yönden çok etkileyen Ortadoğu sorununda da bir ‘yeni cüz’ açılması ihtimali doğdu.

Nitekim, Condoleezza Rice konuşmasının önemli bir bölümünü bu konuya ayırdı. Aynı saatlerde Mısır’da toplanan İsrail - Filistin zirvesinden bir ‘müjde’ çıkarttı.

* * *

ANCAK burada da ‘müjde’nin hayata geçip geçmeyeceğini şimdiden kestiremeyiz.

Tamam, ‘sulh’ değilse bile Mahmud Abbas ve Ariel Şaron’un Kızıldeniz kentinde ‘mütareke’ kararı alması umut verici bir gelişmedir ama yine de ihtiyat elden bırakılamaz.

Kabul, Hamas’ın Abbas bizi bağlamaz’ açıklamasını izafileştirmek ve Filistinli liderin aslında bu örgütle bir ‘centilmenlik anlaşması’ yaptığını hesaplamak gerekiyor.

Oysa, kelimenin ortak İbrani - Arabi kökenine rağmen iki halkın da çok ‘cüz’ kapattığı ve çok kağıt tutuşturduğu düşünülürse, sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyip yer misali, ‘yeni cüz’ün açılıp açılmayacağı konusunda endişe duymak meşru bir yaklaşım oluşturur.

Fakat, madem ‘trans - Atlantik ilişkilerin’ normalleşmesi azmindeki gibi Ortadoğu barışı konusunda da karşılıklı bir irade var, o halde bin umut edelim ki, o ‘yeni cüz’ açılsın. Hep insanız, hep beraber okuruz!
X