Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Yeni Çin Nehri

Hadi ULUENGİN

Konfüşyüs, ‘Nehrin yatağı değişmez. Önemli olan suyun akıntısıdır’ der. Önceki gün Pekin'de noktalanan Çin Halk Meclisi yıllık oturumunda da nehrin yatağı değişmedi. Sarı Irmak aynı güzergahı izlemeye devam etti.

Çünkü, birleşimlere katılan iki bin sekiz yüz milletvekili her hangi bir sürprize meydan vermeden, Eylül ayında gerçekleşen Komünist Partisi 15. Kongresi kararları doğrultusunda yeni devlet ve hükümet adamlarını belirledi.

Jiang Zemin ÇKP sekreterliğine ve ordu komisyonu başkanlığına ek olarak tekrar Cumhurbaşkanlığına seçildi. Mao'dan bu yana her üç mekanizmaya da hükmeden ilk lider durumuna geldi. İktidarını biraz daha pekiştirdi.

1989 Tiananmen Meydanı katliamı sabıkalısı ve Başbakan Li Peng ise söz konusu görevini Zu Rongji'ye devretti ve Halk Meclisi başkanlığına getirildi.

İlk bakışta yalnız nehrin yatağı değil, suyun akıntısı da değişmedi.

* * *

YUKARIDAKİ duragan ve sıradan tabloya rağmen Assamble kararlarını pertavsız merceğinde yorumlamak ve nüansların önemini görmek gerekiyor.

Birinci olarak, ‘jerantokrasi’ denilen hımbıl ihtiyarlar dönemi Çin'de sona erdi. Devrim ertesinin üçüncü, hatta dördüncü kuşağı ön plana geçti.

Özellikle, Pekin hiyerarşisinde henüz ‘çiçeği burnunda’ addedilen elli beş yaşındaki Hu Jintao gibi bir reformcunun iktidarda yükselmekte merdiven işlevi gören Başbakan Yardımcılığını alması niteliksel bir dönüşüm oluşturdu.

İkinci olarak, silme oy geleneğinin tersine, muhafazakar kanadın en önde gelen temsilcisi Li ve yine aynı soydan Jiang Şunyun milletvekillerinden yüzde on beş kadarının red pusulasıyla karşılaştı. Yenilikçiler tabu yıktı.

Üçüncü olarak da, Zu Rongji'nin Başbakanlığı üstlenmesi nehir suyunun akıntısını değiştirebilecek başlıbaşına bir gelişme teşkil etti.

* * *

BİR parti teknokratı olmasına rağmen, en azından ekonomi politika bab'ında, Zu bugün Çin'deki en reformcu kanadın fiili önderliğini üstleniyor.

Daha 1959 yılında Mao'nun hezeyanlarına açıkça karşı çıktığı için ‘sağcı’ damgası yiyen ve çalışma kampına gönderilen; Kültür Devrimi denilen kültür katliamı sırasında da aynı kampları boylayan; 1978'de Deng Sio Ping tarafından itibarı iade edilen ve 1988'den itibaren de Şanghay belediye başkanlığında ve iktisadi reformlardan sorumlu başbakan yardımcılığında büyük bir performans sergileyen Zu Rongji, esas itibariyle, ‘sosyalist piyasa ekonomisi’ adı altında formülleştirilen yeni kapitalizmin temel direğini oluşturuyor.

Bu açıdan da hem parti bünyesindeki son dinozorlarla, hem de, kısmen bile olsa onlara oynayan ‘merkez - muhafazakar’ Jiang Zemin'le ters düşüyor.

Dolayısıyla, üç yıllık bir zaman diliminde komünist ekonomiyi tasfiye ederek kamu sektöründeki on milyon asalağı kapı önüne koymayı ve yabancı sermayeli özelleştirmelere ivme kazandırmayı hedefleyen Zu'nun bu süreç içinde kendisini yemek isteyecek sırtlanlara karşı temkinli davranması gerekiyor.

Rongji'den bu aşamada siyasi liberalizm beklemek çok gerçekçi gözükmüyor.

Ama yine de, yeni Pekin Başbakanının levyelere komuta eden konuma oturması bir buçuk milyarlık devasa ülkenin geleceği açısından hayati önem taşıyor.

Bunu da Şanghay borsası hemen algılıyor ve dünden beri endeks yükseltiyor.

Nehir, Konfüçyüsçü toplumunun artık tamamen benimsediği ‘sosyalist piyasa ekonomisi’ mecrasından çıkmıyor, fakat akıntısını hızlandırıyor. Gürül akıyor.

Halk Meclisi oturumunun yeni mevsim yağmurları sayesinde debi arttırıyor.

Zu dümeni ana mecrada tutar ve akıntıyı doğru hesaplarsa, yüce Çin salını ırmak nihayetindeki demokrasi limanı ağzına kadar salimen ulaştırabilir.













X