Yeni çek kanunu alacaklıların yanında

A.A
25.01.2012 - 14:05 | Son Güncelleme:

Adalet Bakanı Sadullah Ergin, yeni Çek Kanunu ile borçlunun, devlete para cezası ödemek zorunda olmayacağından, alacaklının alacağına kavuşması ihtimali artacağını söyledi.

Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in AK Parti TBMM Grubunda basına kapalı yapılan toplantıda, Çek Kanunu Tasarısı ile ilgili verdiği bilgi, milletvekillerinin elektronik posta adreslerine de gönderildi.

Buna göre Ergin, toplantıda ilk olarak mevcut düzenleme ve yeni getirilen tasarı ile ilgili bilgiler verdi.

Türkiye Bankalar Birliği nezdinde Risk Merkezi kurulduğunu anımsatan Ergin, 2009 değişikliği sırasında adli yaptırımın kaldırılmamasının nedeninin Risk Merkezinin kurulmamasından kaynaklandığını söyledi.
 
“Bankaların sorumluluk miktarının arttırılması önerisine” bankaların; “kendilerinin her bir çek yaprağı için sorumlu tutulacakları miktar kadar çek hesabı açmak isteyen kişiden teminat isteyeceklerini, dolayısıyla bu anlamda kendilerinin bir kaybı olmayacağını ve bunun yanında çek hesabı açma ve çek defteri verme yönünden çok istekli davranmayacaklarını ilettiklerini” aktaran Ergin, “Dolayısıyla bu yönde atılacak adımlar, piyasadaki çek miktarını ve çek kullanımını etkileyecektir” dedi.

Ergin, Adalet Komisyonunda yapılan değişiklikle sorumluluk miktarının bin TL'ye yükseltildiğini anımsattı.

-Tasarının Sağlayacağı Faydalar- 

Borçlunun, devlete para cezası ödemek zorunda olmayacağından, alacaklının alacağına kavuşması ihtimali artacağını belirten Ergin, “Yaptırımların orantılı olması” ve “ceza hukukunun son çare olması” ilkelerine uyum sağlanacağını söyledi.

Karşılıksız çek keşide etme suçunun uygulamada şekli bir suç olarak görülmesi ve bu suçun esasen kasten işlenebilecek bir suç olmasına rağmen kişinin kastının aranmamasından kaynaklanan olumsuzlukları giderileceğini dile getiren Ergin, şunları kaydetti:

“Mevcut Kanuna göre verilen adli para cezalarının ödenememesi durumunda, cezanın infaz aşamasında hapis cezasına dönüştürülmesine ilişkin eleştiriler karşılanmış olacaktır. Uyuşmazlık konusu ceza adalet sistemi dışına çıkarılmış olacağından, karşılıksız çek keşide etme eyleminin mahkemelere ve Yargıtay'a getirdiği iş yükü ortadan kalkacaktır (Yıllık yaklaşık 500.000 dosya). Savcıların da iş yükü, bu işlere ayırdıkları zaman dilimi yönünden önemli oranda azalacaktır.”

-Çek Kanunundan kaynaklanan iş yükü-

Ergin, 2010 yılında 405 bin 704 dava açıldığını, bu davaların toplam ceza mahkemelerinde açılan davaların yüzde 12'sini, özel ceza kanunları uyarınca açılan davaların yüzde 36.2'sini, sulh ceza mahkemesine açılan davaların yaklaşık yüzde 50'sini oluşturduğunu bildirdi.

Doğrudan hapis cezasının olduğu 3167 sayılı Kanun döneminde açılan davaların, toplam ceza davaları içindeki oranın ise 1999 yılında yüzde 18.4; 2000 yılında yüzde 15; 2001 yılında da yüzde 13.5 olduğunu belirten Ergin, Yargıtay'da halen dairelerde 53 bin 544, Başsavcılıkta 163 bin 621 olmak üzere toplam 217 bin 165 dosyanın bulunduğunu söyledi.

Çek Kanunundan dolayı ceza ve infaz kurumlarında hükümlü toplam 1457 kişinin bulunduğunu belirten Ergin, adli yaptırımın ortalama kesinleşme süresinin iş yükü az olan adliyelerde; 1 yıl ilk derece mahkemelerinde 2 yıl, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında ve 2 yıl da Yargıtay dairesinde olmak üzere toplam 5 yıl; iş yükü çok olan adliyelerde; 2 yıl ilk derece mahkemelerinde, 2 yıl Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında ve 2 yıl Yargıtay dairesinde olmak üzere toplam 6 yıl olduğunu kaydetti.

Yürürlükteki hükümler uyarınca, karşılıksız çek keşide eden kişinin, bu fiili sebebiyle hapis cezasıyla karşı karşıya kalmasının ancak 5-6 yıllık bir sürenin geçmesinden sonra mümkün olabildiğini dile getiren Ergin, “Alacaklının alacağına hapis cezasının varlığı sebebiyle 5-6 yıl sonra kavuşma ihtimali, alacaklılar bakımından gerçek anlamda bir güvence teşkil etmemektedir” dedi.

-Destekleyenler-

Ergin, AK Parti milletvekillerine, CHP milletvekilleri Sinan Aygün ve Ali Rıza Öztürk'ün adli yaptırımın kalkması yönünde kanun teklifi verdiklerini, CHP'nin, Adalet Komisyonundaki görüşmelerde adli yaptırımın kalkmasına muhalefette bulunmadığını, MHP'nin “alacaklıların haklarının korunması “yönünde düzenleme talebinde bulunduğunu ancak tasarıya muhalefet şerhi yazmadığını ifade etti.

Ergin, TOBB'un “Risk Merkezinin hayata geçmesi şartıyla” tasarıyı uygun bulduğunu, Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Başkanı Bendevi Palandöken'in de adli yaptırımın kaldırılması gerektiğini açıkladıklarını aktardı.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı