Yeni bir yıldız doğuyor Alfa Lipoik Asit

Alfa Lipoik Asit, son yıllarda adından en çok söz ettiren besin unsurlarından biri. Temel görevi şekerin yakılması ve onun kalbe, beyne, kaslara güç vermek için enerjiye dönüştürülmesidir.

Vücutta çok az miktarlarda üretilebilen bu besin öğesinin yiyeceklerle ya da besin desteği olarak alınması zorunludur. Alfa Lipoik Asit yetersizliğinde vücudunuz ihtiyacı olan enerjiyi toplayamayacaktır ve muhtemelen sizi yaşlandıran hücresel süreçler hızlanacaktır.

ENERJİNİZİ ARTIRIR

Besinlerle aldığınız şekerin enerjiye dönüştürüldüğü yer hücrelerin enerji üretim merkezleri olan mitokondrilerdir. Hücrelerin ihtiyaç duyduğu enerjinin üretildiği bu enerji üretim fabrikaları şeker ve yağları ATP olarak bilinen enerji bombalarına dönüştürür. Vücudunuzda bulunan trilyonlarca mitokondrinin ürettiği enerjinin toplamı size güç veren, sizi yaşatan güçlü, üretken kılan enerjinin de kaynağıdır. Mitokondrilerde enerji üretim süreçleri ne kadar hızlı ise o kadar çok şeker ve yağ yakılmakta ve enerji üretiminde maksimum düzeye ulaşılmaktadır. Alfa Lipoik Asit işte bu hücresel enerji üretim süreçlerini hızlandıran ana unsurdur. Daha çok Alfa Lipoik Asit demek daha fazla miktarda enerjinin daha hızlı üretilmesi demektir. Yeni tanıştığımız ama yeteneklerini öğrendikçe daha çok sevdiğimiz bu mucize besin unsuru ıspanakta, pazıda, brokoli, karnabahar ve sığır etinde bol miktarda bulunur.

GÜÇLÜ BİR ANTİOKSİDANDIR

Alfa Lipoik Asit aynı zamanda çok güçlü bir antioksidandır.
Antioksidan gücü ne E-vitaminin ne de C-vitaminin gücü ile kıyaslanabilir. Suda ve yağda aynı zamanda eriyebilen, bu nedenle de hücrenin hemen her yerinde görev üstlenebilen tek antioksidandır. C ve E vitamini ile Co-enzym Q10 ve Glutatyon gibi diğer antioksidanlar arasında güçlü bir antioksidan ağ oluşumunu da destekler. Diğer antioksidanların vücutta kullanılırlıklarını arttırır.

ŞEKER HASTALARINA GEREKİR

Alfa Lipoik Asit, şeker hastalarında oluşan sinir sistemi sorunlarını geciktirir veya hafifletir. Bu hastalarda oluşan sinir hasarının yol açtığı dayanılmaz ağrıları ve uyuşukluk hissini azaltabilir. Yapılan araştırmalar bu besin unsurunun şeker hastalarında düzensiz kalp atımını da önleyebileceğini göstermektedir.

Alfa Lipoik Asit yaşlanma sonucu oluşan bellek sorunlarını geciktirmekte, katarakt riskini azaltmakta, beyin felci olasılığını da önlemektedir. Yeni çalışmalar bu maddenin karaciğer fonksiyonlarını güçlendirdiğini ve bu organın toksinleri temizleme yeteneğini artırdığını da düşündürmektedir.

YAŞLANMAYI GECİKTİRİR

Alfa Lipoik Asit, cilt yaşlanmasını geciktirmede ve ciltte yaşlanma sonucu oluşan kırışıklık, kuruma, pörsüme gibi sorunları tedavi etmede de son derece etkili bir antioksidandır. Ağız yolu ile kullanılması veya kozmetik ürünler içerisinde cilde uygulanması ciltteki yaşlanma belirtilerini ertelemektedir. Son yıllarda üretilen pek çok anti-aging ürününün içinde yer alması bundandır. Berkeley Üniversitesi’nde yapılan bir çalışmada Alfa Lipoik Asit ve L-Carnitin’in birlikte kullanımının, hücrelerin yaşam süresini uzatabileceği ortaya çıktı.

Sözün kısası Alfa Lipoik Asit’in on parmağında neredeyse 10 marifet var gibi görünüyor. Önümüzdeki günlerde sizi Alfa Lipoik Asit’in yeni marifetleri ile tanıştırırsak hiç şaşırmayın. Bu yetenekli besin desteği Almanya gibi pek çok ülkede reçeteli ilaçlar arasına çoktan girdi.

BİR BİLGİ

KETEN TOHUMU

Keten tohumunun içeriğinde yüzde 41 yağ, yüzde 28 posa, yüzde 21 protein vardır.

Posa içeriğinin zenginliği kabızlığı önlemektedir.

Çözünür ve çözünmez posa zenginliği yanında 0mega -3 zenginliği kolesterolde orta düzeyde bir azalma yapar.

Günde 1-5 çay kaşığı kullanılabilir. 1 yemek kaşığını geçmemekte yarar vardır. Maksimum miktar 1 veya 2 tatlı kaşığı olabilir.

1 çay kaşığı keten tohumu 10-12 gramdır. Toplam olarak 50-60 kalori, 2,5 gram Omega-3 yağı ve 2-3 gram kadar posa sağlar.

Keten tohumunda bulunan Omega-3 yağ asidi, Alfa Linolenik Asit’tir.

Antioksidan etki gösterir.

Kan şekerini dengeler.

Gebelik ve emzirme dönemlerinde kullanılmamalıdır.

NASIL YAŞIYORLAR?

EBRU ŞALLI (Manken)

27 yaşındayım. Kilom 47, boyum 1.73. Günde 7 öğün yemek yiyorum. Karbonhidrat, meyve ve sebze ağırlıklı besleniyorum. Vejetaryanim. Un ve tuz kullanıyorum ama tuzu çok az tüketiyorum. Ayda bir bardak kırmızı şarap içerim başka alkol kullanmam. Sigara, kafein ve asitli içecek kesinlikle kullanmıyorum. Çinko, C ve B12 vitaminleri alıyorum. Doktor kontrolünde senede bir kürlük Çinko Boliba’ya başladım. Uykum çok düzenlidir. Bir gün yürüyorum, ertesi gün aletli jimnastik yapıyorum. Yürüyüşü açık havada yarım saat yapıyorum. Mesleğim yeterince yorucu. Ailemde ırsi bir rahatsızlık yok. Düzenli olarak aldığım bir ilaç da bulunmuyor.

PROF. MÜFTÜOĞLU’NUN YORUMU

Sevgili Ebru Şallı, başarılı meslek hayatını başarılı bir evlilik, sorunsuz ve örnek bir hamilelik ile süsledi. Şimdi de örnek bir annelikle sürdürüyor. Sağlık hikayesini dinlediğimde beslenme, egzersiz ve uykusuna yönelik anlattıklarını öğrendiğimde ben de çok etkilendim. Ebru Hanım ve eşi sevgili Harun’un sağlıklı yaşama tutkun olduklarını söyleyebilirim. Ne yapacağını, ne zaman nelerden faydalanacağını iyi bildiği anlaşılıyor. Son derece dikkatli, söylenenleri uygulamada müthiş kararlı. Söylenecek, eklenecek pek bir şey yok! Sağlığı güçlü, huzuru sürekli, şansı bol, çocuğu, eşi ve kendisi hep mutlu olsun.
Yazarın Tüm Yazıları