"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Yeminime sadığım

GEÇEN çarşamba günkü yazımın başlığı "Tuvalette Nasıl Davranmalı" idi.<br><br>AKP Milletvekili Mehmet Çiçek’in Star TV sabah haber bülteninde yaptığı bir konuşmayı aktarmıştım.

Bu konuşmayı sabah spor yaparken bizzat kendim dinlemiştim.

Sonra Star TV’deki arkadaşlardan konuşmanın deşifre metnini istedim.

Yazımdaki bölümleri, deşifre edilen bu metinden direkt aktarmıştım.

Yazı yayınlandıktan sonra Mehmet Çiçek aradı.

"Benim niyetim bu değildi. Sözler kastımı aşan bir anlam almış" diyerek, gerçek görüşlerini aktarmak istediğini söyledi.

Bugün köşemi onun gerçek kastını anlatan görüşlerine bırakıyorum:

* * *

"Ülkemin ve cumhuriyetimizin temel ilkelerinin bütün ülkelere örnek olacağına demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bu niteliklerinin çağdaş ve modern bir devlette olması gereken nitelikler olduğuna inanıyorum ve bu konudaki yeminime sonuna kadar da sadığım.


Benim bu konuşmamda doğru ya da yanlış vurgulamak istediğim, dini konuların Türkiye’de ehliyetsiz kişilerce istismar konusu yapılmaması ve bu konuda Anayasa’nın 136. maddesinde de öngörüldüğü şekilde laiklik ilkesi doğrultusunda, bütün siyasi görüş ve düşünüşlerin dışında kalarak ve milletçe dayanışma ve bütünleşmeyi amaç edinerek kanunlarla kendisine düşen görevleri yerine getiren Diyanet İşleri Başkanlığı’nın söz sahibi olduğunu vurgulamak istememden ibarettir.

* * *

Konuşmamda mahkemelere olan saygımı ifade ettim. Hákimlerin görevlerinde bağımsız olduklarını, Anayasa’nın 138. maddesinde hükmünü bulan Anayasa’ya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerince hüküm vereceklerini vurguladım.

Laik bir devlette bu esaslara göre mahkemeler karar verecektir. Belirttiğim bu hususlar bizim yeminimizin içindedir.

Zaten konuşmamda, ’Yüce mahkemelerimiz, bağımsız mahkemelerdir. Hákimlerimiz vicdanlarını hukuki normlar içerisinde düşünerek ortaya koyarlar. Burada katiyen mahkemeleri veya hukuk sistemimizin ana normlarını tenkit etmek istemiyorum. Bu konuda kamu alanının kim tarafından düzenleneceğini hákim ortaya koymalıdır. Bir şeyi vurgulamak istiyorum: Anayasa’ya göre mahkemelerin hangi konularda karar vereceği belirlenmiştir’ şeklinde ifadelerim yer almaktadır.

Konuşmamın bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum.


Saygılarımla"

* * *

Sayın Çiçek’in ağzından bu sözleri işittiğim için mutluyum.

İnsan bazen canlı yayınlarda sohbetin sıcaklığıyla kastını aşan sözler söyleyebiliyor.

Sayın milletvekili bu görüşlerini çok nazik bir mektupla iletmiş.

Üslubu için de kendisine teşekkür ederim.

İki ortak akıl

DİLBİLİMDE buna "oksimoron" denir.

Yani mantıken birbiriyle yan yana gelmeyecek iki kelimenin birlikte kullanılması.

Hükümetin bazı üyeleri, HAMAS temsilcisinin Ankara’ya çağrılmasını "ortak aklın kararı" olarak nitelemiş.

Dünkü gazetelere baktım.

HAMAS’ın kadim dostu Erbakan’ın gazetesi, "Hoş geldin aziz misafir" demiş.

Türk basınında tek sıcak manşet bu.

Dini hassasiyeti olanların dışındaki bütün gazeteler neredeyse ağız birliği etmişçesine "Nereden çıktı bu ziyaret" havasındaydı.

Yani medyanın yüzde 90’ının "ortak aklı", hükümetinkinden farklıydı.

Bir ülkede iki tane ortak akıl olmayacağına göre, acaba bunların hangisi "hakiki ortak akıl"?

Hangisi "tekil akılsızlık"?..
X