Gündem Haberleri

    Yazarlığa en meraklılar genç ve çocuksuz kadınlar

    Hürriyet Haber
    05.01.2002 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Kadınlar, ‘‘yazma serüveni’’ne erkeklerden daha ilgili. Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı'nın düzenlediği ‘‘Yazma seminerleri’’nin istatistikleri de kendilerini yazı yoluyla ifade etmek isteyen kadınların sayısının erkeklerden daha fazla olduğunun kanıtı.Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı (Um:ag) Yaratıcı Yazma Seminerleri, beş yıldır ‘‘insanların, düşündüklerini yazı ile doğru ve güzel bir biçimde aktarma yeteneklerini geliştirmelerine ya da varolan yeteneklerini açığa çıkarmalarına yardımcı olmak’’ amacı ile yapılıyor. Her yıl Ekim-Ocak-Nisan aylarında olmak üzere üç dönem halinde ve üç ayrı başlık altında düzenleniyor. Yeni dönemi 11 Ocak’ta başlayacak seminerlere ortaöğretimini tamamlamış herkes başvurabiliyor.Yazar Mehmet Eroğlu'nun yönetimindeki Yazma Semirleri'nin konu başlıkları ve hocaları şöyle:Emin Özdemir: (Yazılı anlatımda temel kavramlar/10 saat) Metni oluşturan öğeler, Metin türleri, Nesnel ve öznel anlatım biçimleri, Paragrafın yapısı ve cümle düzeni, Cümlenin oluşumu, Görevleri ve anlamları yönünden sözcükler, Dilin sözvarlığını oluşturan öğeler.Mehmet Eroğlu: (Yaratma cesareti, kurgu, estetik ve metin uygulamaları/20 saat) Sanat nedir? Yaratma cesareti nedir? Yaratıcılıkta ölüm düşüncesinin önemi, Yazma Nedir? Kurgu, üslup, anlatımı geliştirme ve zenginleştirme çalışmaları, Metin yazma ve değerlendirme.Prof.Dr. Ahmet İnam: (Felsefi açıdan yaratıcı yazarlık/8 saat) Yazanlara felsefenin çağrısı, Yazma/düşünme/duyma, Yazma ve bileşenleri, Anlama/okuma/eleştirme, Yazma ve yaşamak.Prof.Dr.Yıldırım B.Doğan: (Romanda psikoloji/6 saat) Kişilik ve karakter tanımlamaları, Psikoloji ve edebiyat alanında ortaklıklar, Roman karakterlerinin psikolojik açıdan irdelenmesi, Örnek metinler.Ali Cengizkan: (Şiir/8 saat) Şiir nedir? Şiir ne zaman bireyi aşar ve çoğullaşır? İlhan Berk'in bir şiiri üzerine işlik çalışması, Şiir okuma türlerine dönüş.Prof.Dr.Ahmet İnam'ın 30 saat ders verdiği ‘‘Felsefeye Giriş-Felsefe yazın ilişkisi’’'nde felsefe ve yazın ilişkisi ele alınıyor. İnam, felsefeyi ‘‘felsefe gönlü olan herkese açmayı’’ hedefliyor.Mehmet Eroğlu'nun 30 saat ders verdiği üçüncü seminer başlığı ise ‘‘Senaryo yazım teknikleri.’’ Seminerde, senaryo ile ilgili teknik bilgiler veriliyor ve senaryo yazma alıştırmaları yapılıyor.Yazmaya geldiler, okumayı öğrendilerUm:ag yazı seminerinin ‘‘sertifika töreni’’nde öğretmenler ve öğrencileri, karşılıklı oturup semineri değerlendirdiler. Öğrencilerin çoğu, ‘‘yazmayı öğrenmek için geldikleri seminerde okumanın önemini kavradıklarını’’ vurguladılar:Yazmaktan çok okumayı öğrendim. Okuduğum kitapları yeniden okumaya başladım. Yazmak için içimizde bir alev olması gerektiğini öğrendim.Seçici okuma konusunda kendimi geliştirmeyi öğrendim.Okuma konusunda bilinçlendim. Meğer yazmayı hafife almışım, yazmanın sandığımdan daha zor olduğunu anladım...Yazma cesareti ve yazdıklarımı başka insanlarla paylaşma cesareti edindim.Okuma zevkimi incelttiğimi hatta kalayladığımı düşünüyorum.Yazma semineri hayatıma renk kattı.5 YILDA 514 KİŞİYazma seminerlerine bugüne değin katılan 514 kişiden 360'ı kadın. Kadınların toplam katılımcılar içindeki oranı, yüzde 70. Bugüne değin seminere katılanların yüzde 49'u bekar, yüzde 69'u da çocuksuz. Semineri izleyenler arasında, evli ve çocuklu olanların oranı sadece yüzde 31. Yaş ilerledikçe de yazma çabasına olan ilgi azalıyor. Seminer katılımcılarının yüzde 39'u 20-30 yaş, yüzde 35'i de 30-40 yaş arası kuşaktan. Serbest meslek sahipleri ile öğrencileri mühendisler, doktorlar, bankacılar ve akademisyenler izliyor. Subaylar, hakimler, mimarlar da katılımcılar arasında yer alıyor.PROFESÖR AHMET İNAMFelsefe de bilim de erotiktirProfesör Ahmet İnam, derslerinden birinde görüşlerini, Platon'un, ‘Şölen Diyaloğu’ndan okuduğu pasajlar eşliğinde dile getirdi. Kitapta geçen ‘‘Düşkün dediğimiz orta malı sevgiye düşen, candan çok bedeni seven adamdır bu sevgi uzun sürmez’’ cümlesini İnam, şöyle yorumladı: ‘‘İç zenginliği ve ruh sürekliliği vurgulanıyor burada. Şimdi bu gerçekten böyle midir? Yoksa Freudien açıdan bakınca burada bir numara mı var? Yani bedensel sevgiyi maskeleyip süslemek için ortaya atılmış bir şey midir, yoksa gerçekten böyle midir? Çünkü hakikate ulaşma yollarından biridir sevgi. O olmazsa insan hakikate varamaz. Bu belki çağımızdaki değişik anlamında günümüzün kültüründen biraz kopuk düşünürsek doğrudur. Bence felsefe de, sanat da, bilim de erotiktir. Yani insanda aşk yoksa, coşku yoksa, heyecan yoksa, arama enerjisi yoksa, tutkusu ve ısrarı yoksa o zaman yaptığı ne sanat, ne bilim, ne düşünce, hiçbir şey olamaz. Yani içi geçmiş insanların işi değil. Bu yüzden ‘Şölen Diyaloğu'ndan öğreneceğimiz çok şey var. Yaratıcı sanatlara baktığımızda ne denli patolojik bulursak bulalım, böylesine bir yaşama enerjisi ve coşkusu vardır. Bitmek tükenmek bilmeyen bir coşku vardır.’’YAZAR MEHMET EROĞLUYazarken ahláksız olacaksınızMehmet Eroğlu, ilk dersinde ‘‘yetenek’’ten söz etti. ‘‘En önemli birinci denklem, Yetenek eşittir enerji artı kararlılık, artı donanım. Bunları yaptığımız zaman hepimiz yetenekliyiz.’’ Eroğlu’nun üzerinde durduğu ikinci kavram da yaratıcılıktı: ‘‘Yaratıcılıkta karşılaşma ve karşılaşılan şeyin algılanması önemlidir. Yaratıcılık sürecinde ikinci safha istemgücüdür. Yaratmayı istemek ve bunun için harekete geçmek gerekir. Yaratıcılarımızın yüzde 99'u, birinci aşamadan ikinci aşamaya geçemeyenlerdir. Bunlara ‘Güdük yaratıcılar' diyoruz.’’Eroğlu, ‘‘tutku’’yu anlatırken kendisinden örnekler verdi, ilk romanının yazılmasından ancak on yıl sonra basılabildiğini söyledi. ‘‘Yazmak asla vazgeçmemek demektir, yazmasaydım ölürdüm’’ dedi. Yazmanın ne denli zorlu bir eylem olduğunu anlatırken de Hemingway’in yaşamından örnek verdi: ‘‘Hemingway roman yazmaya karar verdiği zaman Paris'e gidiyor bir yıl boyunca sadece ve sadece ayaklarının üzerinde duran doğru dürüst cümleler yazıyor, her gün üç tane beş tane on tane.Sartre, ‘Sözcükler dolu tabancalardır' der. Hayatı romanlardan öğrenmek önemlidir. Yazmak için okumak önemlidir.’’24 Ocak 1993’te arabasına konulan bir bombayla öldürülen gazeteci yazar Uğur Mumcu'nun adına kurulan Um:ag Vakfı’nı, yazarın eşi Güldal Mumcu yönetiyor. Güldal Mumcu, Mehmet Eroğlu, Yıldırım B.Doğan, Emin Özdemir, sertifika töreni sonrasında ‘‘yazma seminerleri’’ üzerine sohbet ederken...
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı