"Zeynep Bölükbaşı" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Zeynep Bölükbaşı" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.

Zeynep Bölükbaşı

Yoga efsanesi İstanbul’da

16 Ağustos 2007
20 yıldır yoga eğitmenliği yapmakta olan Yin Yoga’nın dünyaca ünlü hocası Sarah Powers Marin, Kaliforniya’da yaşıyor, ancak Yin Yoga ve Viniyoga konularında uluslararası eğitimler verdiği için sürekli seyahatte... Şimdi de yolu İstanbul’a düştü.

Sarah Powers, Dzogchen Budizm, Vipassana, Ashtanga ve Iyengar Yoga konularında farklı eğitmenlerle çalışmış. (Her biriyle ilgili bilgi için internete başvurmanızı öneririm. Birkaç satıra sığdırmama imkan yok sevgili Çekirge okuyucuları!)

Lafı hiç uzatmayayım... Sarah Powers, 31 Ağustos-2 Eylül 2007 tarihlerinde YogaŞala-Istanbul’da Yin Yoga Hocalık Kursu’nu verecek. Bu kurs, dünyaca ünlü bir yoga hocası tarafından Türkiye’de verilecek ilk "Sertifikalı Yoga Eğitmenliği Kursu" olması dolayısı ile büyük bir fırsat. Kursa katılanların yoga hocalığını hedefliyor olması da gerekmiyor. Kurs, yoga pratiklerini geliştirmek ve derinleştirmek isteyen kişilere de tavsiye ediliyor.

Katılım için YogaŞala’ya (0212) 263 24 11 no’lu telefondan veya info@yogasala.com e-mail adresinden ulaşabilirsiniz. Ayağınıza kadar gelmişken Sarah Powers’ın bu kursunu kaçırmayın derim!

İşte Sarah Powers ile yaptığı görüşmeden bazı özel bölümler...

Yoga yapamak isteyen okuyucularımız hep "Yoga yapmak için ne zaman vakit bulacağız?" sorusunu soruyorlar. Bu konuda sizin görüşünüz nedir?

Bence hayatlarımız içinde zamanımızı neye ayırdığımıza bakacak olursak, nelere gerçek manada önem verdiğimizi görmemiz mümkün... Eğer bir kişi yaşadığı hayatın kalitesine önem vermeye başlamışsa ve günde 10-15 dakikasını aktivitelerinden uzaklaşarak zihni ile baş başa kalmaya ayırabiliyorsa, bir süre sonra ne kadar daha fazla duygusal derinliğe sahip olabileceğimizi keşfedebilir. Böyle olunca da bu içe dönüş bir zaman kaybı değil, farkındalık ve zaman kazancına dönüşür.

20 yıllık yoga deneyiminiz sırasında, yoga hocalığı deneyiminiz nasıl değişti?

İlk yıllarda, bu çok geniş konuda eğitim vermeden önce her şeyi bilmem gerektiğini düşünürdüm. Uzun zamandır içimde yaşamışlığın verdiği bir konfor var. Diğer bir yandan da yoganın transformatif yolunda tutkuyla ilerlemek isteyen insanlarla paylaşabildiklerimin verdiği açık kalpli bir mutluluk söz konusu...

Yin Yoga’nın duyduğum kadarıyla en çok beğenilen yanlarından biri de yapanların etkilerini hemen görmeleri... Yani Yin Yoga yapanlara kendilerini ne şekilde iyi hissedeceklerini ve bunun ne zaman olacağını bile anlatmaya lüzum yok neredeyse!

Evet, bu çok doğru. Yin Yoga’yı yapanlar, neticeleri kısa sürede bizzat deneyimleyebilmekte. Katılımcılar buna ek olarak Yin Yoga sırasında ve sonrasında edindikleri zihinsel dinginliğin, vücutlarının nasıl daha harmonik olmasını sağladığını da fark ediyorlar.

Enerjiyi akıtıyor

Yin Yoga’nın vücudumuzun "enerji kanalları" üzerindeki etkisini anlatır mısınız?


Vücudumuzun tüm ağırlık ve baskısını taşıyan bağ dokuların içinde, vücudumuz için hayati önem taşıyan enerji akışını sağlayan kanallar var. Her zaman yapmakta olduğumuz hareketlerin dışında hareket yapmadığımız zaman da enerji akmamakta, birikim ve kalsifikasyon yapmakta... Yin Yoga ise bizi bu alışılagelmiş hareketlerin dışına taşıyarak, enerjinin akmasını sağlamakta.

Yin Yoga’da aşırı hareketler yapılmıyor değil mi? Evet ve bundan dolayı da Yin Yoga herkes için son derece uygulanabilir. Yin Yoga’da vücudumuzun normal hareket alanının dışına çıkmaya çalışmıyoruz, böylece vücut enerji sistemi doğal bir şekilde uyarılıyor. Bu esasında shiatsu ve acupressure masajlarında da esas olarak uygulanan bağ dokunun uyarılması metoduna benzemekte... Yin Yoga vücutlarımızdaki kutuplaşmaları tedavi eden, fiziksel iyileşmenin yanı sıra derin bir zihinsel rahatlama da sağlayan, herkesin yapabileceği bir yoga türü...
Yazının devamı...

Ne kadar affedici olduğunuzu ölçün

9 Ağustos 2007
Affetmenin ne olduğunu bildiğinizi sanıyorsanız bu testi yapın, kendinizle yeniden tanışın derim! Sonra da "Affetmek Üzerine" adlı kitabı okuyun. Hafif ve ferah günler dilerim!

Geçtiğimiz hafta Azim Jamal’ın yazdığı "Gündelik Hayatta Mevlana ve Sufizm" adlı kitabın en etkilendiğim bölümü olan "Dün Bugünün Anısıdır"ı yazmıştım. Pazar günkü Hürriyet’te Ertuğrul Özkök’ün de aynı kitaba dikkat çektiğini gördüm. O da anı yaşamanın önemine vurgu yapıyordu. Demek ki aynı yöne bakabilmişiz kendisiyle...

Anı yaşayacaksınız, ama etrafınızda küs ya da kırgın olduğunuz birileri olduğu sürece bunu başarmanız imkansızdır. O yüzden, kendinizi ölçmeniz için bir başka etkileyici kitap olan "Affetmek Üzerine"den aldığım bir testi size yaptırmak istedim.

Belki sahilde, belki iş yerinizde, belki yolda, belki evdesiniz... Hangisi olursa olsun, alın kalemi elinize ve hesaplayın puanınızı... Bakalım, ne kadar affedicisiniz?

Ayrıca unutmayın ki en şiddetli tartışmalar, iki kişinin de "haklı" olduğu tartışmalardır! Haklı olma isteğiniz huzurlu olma isteğinizin önüne geçmesin!

Testi yaptınız diyelim... Hemen kaldığınız yerden yazın keyfini çıkarmaya devam edin! Bu arada Mirkelam’ın "Mutlu Olmak İstiyorum" şarkısını bağırarak söyleyin ya da ayna karşısına geçerek "Bi Fotoğraf Çekinebilir miyiz?" deyin. Eminim, benim gibi siz de çok gülecek ve eğleneceksiniz!

İŞTE O TEST

Bu test size yaklaşık olarak affetmeye ne kadar yatkın olduğunuzu ölçme fırsatı veriyor. Teste başlamadan ve sonucunuzu değerlendirmeden önce şunu hatırlayın: Affetmek, sizin pasif olduğunuz, mağdur durumda kaldığınız, hataya göz yumduğunuz, barışçı olduğunuz veya kendinizi ifade etmekten ve sizi ilgilendiren konularda kendinizi savunmaktan korktuğunuz anlamına gelmez.

Affetmek derken, en temel anlamda, istediğiniz zaman öfke ve dargınlıktan vazgeçmeye ve aynı süreçte diğer insanlara yardım etmeye ne kadar yatkın ve yetenekli olduğunuzu kastediyorum.

Yatkınlık, sizin inanış sisteminizle ilgilidir. Başka bir deyişle, affetmeye ne kadar değer veriyor ve kendinize, diğerlerine bu süreçte ne kadar yardımcı oluyorsunuz?

Yetenek, duygusal kapasiteniz ve kişisel psikolojinizle ilgilidir. Öfke ve dargınlıktan vazgeçmek sizin için ne kadar zor?

Bu test, sınırların neresinde olduğunuza dair size bir fikir verecektir. Her ifadeyi 1 ile 5 puan arasında değerlendirin.

1 puan= Kesinlikle katılmıyorum

2 puan= Katılmıyorum

3 puan= Emin değilim, olabilir de olmayabilir de

4 puan= Katılıyorum

5 puan= Tamamen katılıyorum

1- Göze göz dişe diş, yaşamda önemli ilkelerden biridir.

2- Eğer sizi inciten insanlardan intikamınızı almazsanız, sizi daha çok sömüreceklerdir.

3- Şiddetten sakınma gerçekçi bir politika değildir.

4- Bence çocuklar, kendini ezdirmeyecek biçimde büyütülmelidir. Bu biçimde ilerde kimse onlardan yararlanmaya kalkışmaz.

5- Yaşamımda affetmek istediğim, ancak asla affedemeyeceğim insanlar var.

6- Kin tutmaya eğilimliyim.

7- Bilerek insanların gözünü korkuturum.

8- Daha çok bağışlayıcı olmak istemiyorum; çünkü bu beni daha çok sorunun içine atar.

9- Sağlam kapılar, sağlam komşuluklar yaratır.

10- İdam cezasını destekliyorum.

11- Eğer sebebi adilse, masum insanların ölmesini onaylarım.

12- Düşmanlarımı sevmek, mantıkçı bir düşünce.

13- İstediğim ölçüde bağışlayıcı bir insanım.

14- İyi insanlar en son biter.

15- Acı çektiğim zaman, hesabını sormak benim için çok önemlidir.

16- Eğer biri, toplum içinde beni aşağılarsa, intikamımı alana kadar rahat edemem.

17- Denetim her zaman bende olmalıdır.

18- Çok fazla espri anlayışım yoktur.

19- Aşırı alkol tüketiyorum.

20- Kavga ederken zorlanırım.

21- Anne-babam bağışlayıcı değillerdi.

22- Büyürken çok fazla arkadaşım olmadı.

23- Fırsat verdiğim takdirde insanların benden yararlanacağını düşünüyorum.

24- Bu ifadeleri okurken içimde hiçbir his uyanmadı.

25- Gururlu bir insanımdır.

26- Kavgadan kaçan insanları aşağılarım.

27- Kanunlara uymayanlar için daha çok cezaevine ve daha sert cezalara ihtiyaç var.

28- Cinayet işleyen herhangi bir çocuğa yetişkin muamelesi yapılmalı.

29- Cezalandırıcı adalet, yapıcı adaletten daha iyi bir politikadır (yani suçluları cezalandırmak, onları iyileştirmeye çalışmaktan daha mantıklıdır).

30- Suçluya gösterilen merhamet, suç mağduruna yapılmış bir hakarettir.

31- Sana vurana diğer yanağını dönmek, saçma bir düşüncedir.

32- Sorunları tartışarak çözmeye çalışmak, korkaklığın diğer bir yoludur.

33- Barışçıl olmak için değil, başarılı olmak için büyütüldüm.

34- Özür dilediğim zaman utanırım.

35- Kıyasıya bir çekişmenin olduğu bir dünyada yaşıyoruz.

36- Hatalı olduğum zamanı hep bilirim.

37- Çok kolay tepki veren bir insanımdır.

38- Alçakgönüllülük en önemli özelliğim değildir.

39- Sevdiğim insanlar arasındaki tartışmalar beni hiç ilgilendirmez.

40- Hiç kimse tarafından bağışlanmaması gereken bazı suçlar olduğuna inanıyorum.

41- Pişmanlık ve tövbe, sorumluluk almaktan veya gerekli cezadan kaçmak için, çıkar amacıyla başvurulan yollardır.

42- Affetmek, genellikle insanları daha çok soruna iter.

43- Affetmenin bana hiçbir yararı dokunmadı.

44- Güç doğruluk getirir.

45- Şeytani insanlar, yaşamımızda mevcuttur.

46- İnsanların benden korkmasını isterim.

47- Hiçbir şey için bağışlanmaya çalışmadım.

48- Diğer insanların bakış açılarını anlamakta zorlanırım.

49- Çocukken çok fazla sevgi görmedim.

50- Testin sonuna gelmeden okumayı bıraktım.

Değerlendirme

Puanlarınızı toplayın. Olası en düşük 50, en yüksek 250 puan alabilirsiniz. Puanınız ne kadar yüksekse, affetmeye o kadar az meyillisiniz demektir. Sonuç ne olursa olsun, eğer istiyorsanız affetmeyi hálá öğrenebilirsiniz. Bilinçli tarafınız, doğal eğilimlerinizi kontrol edecektir. İşte bu süreci gerçekleştirmek, uygarlık dediğimiz şeydir.

50-75 arası: Siz doğal bir affedicisiniz. Çok kolay affetmediğinize ve insanların sizden yararlanmadığına emin olun. Yani affetmeye olan güçlü inancınızın ve doğal eğiliminizin sorun çıkarmayacağına inanın.

75-175 arası: Ortalama bir yerdesiniz. Tepkilerinizi gözden geçirmeli ve daha fazla bağışlayıcı bir insan olmak için çabalamayı isteyip istemediğinize karar vermelisiniz.

175-250 arası: Affetmekte çok zorlanıyorsunuz. Öfke ve dargınlık içinde yaşamak, sizin ve çevrenizdeki insanlar için hiç iyi değil.

"Her şeyi anlamak her şeyi affetmektir"
Yazının devamı...

Yaşamsal Çözüm Atölyesi

3 Ağustos 2007
İçinden yoga, meditasyon, detoks geçen tatiller önerdim. Artık yazın sonuna yaklaşıyoruz. Ancak eylülde Ramazan dolayısıyla pek tatile çıkılmayacak. Dolayısıyla fırsatları değerlendirmemiz lazım! Ayvalık’taki Aytaşı Beach Club Hotel’de 5 Ağustos’a kadar alternatif bir tatil seçeneği sunuyor: Yaşamsal Çözüm Atölyesi...

Size bu hafta sonu arabanıza atlayıp gitmeniz için önereceğim adres, dünyanın enerjisi en yoğun alanlarından biri olarak kabul edilen Ayvalık’ta, deniz-kum-deniz üçlemesinin yanına beden-zihin-ruh dinginliği için hazırlanmış bir programı da ekleyen Aytaşı Beach Club Otel. Bu yıl, Hint Astroloğu Şebnur Kuran ile yoga-reiki-meditasyon eğitmeni Aydın Balcı tarafından hazırlanan programla, Ayvalık’ta spiritüel tatil yaşatmaya da kararlılar.

Dore İletişim Danışmanlığı’nın organizasyonu ile gerçekleştirilecek ve Yaşamsal Çözüm Atölyesi adı verilen bu alternatif tatil programıyla, katılacağınız seminer ve aktivitelerde bedensel ve ruhsal arınma yaşarken enerji depolayacaksınız.

Yaşam Atölyesi Programı’nda neler var:

Şebnur Kuran eşliğinde taşların insan sağlığı, beden-zihin-ruh üstündeki etkileriyle kişisel uygulamalarının aktarılacağı seminer programının açılışı, halka açık gerçekleştirilecek. "Hangi taş sizin taşınız" ya da "Hangi taş size iyi gelecek" sorularınız için Şebnur Hanım’a danışabilirsiniz. Batı dünyasının yeni keşfettiği ve bütün dünyada hızla yayılan yoga, meditasyon, reiki gibi Uzakdoğu’nun rahatlama ve kendini tanıma tekniklerini ise bir başka uzman Aydın Balcı öğretecek.

Program çerçevesinde Aytaşı Otel’de Yunan esintilerinin yaşanacağı bir de sirtaki gecesi düzenlenecek. Bedeninizdeki toksinlerden arınacağınız, zihinlerinse dansla aydınlanacağı gece, kumsalda olacak. Bence bu programın en güzel tarafı, katılanlara her anlamda ruhen bir rahatlama sağlaması... Yani gün içinde yoga yaparken, gece dans ederek rahatlayabilirsiniz. Yaşamsal Çözüm Atölyesi, insanın enerji kaynakları nelerdir ve nasıl kullanılır sorusuna farklı bir bakış açısının getirilmeye çalışılacağı ateş enerjisi gecesi ile son bulacak. Grup halinde deniz kenarında yakılan ateş etrafında gerçekleştirilecek bu seminer, ateş enerjisini karşılama niteliğinde olacak. Yaşam içinde bu enerjinin varlığı ve kullanılması anlatılacak.

Yaşamsal Çözüm Atölyesi çalışmalarına katılanlara Hindistan’da kutsal kabul edilen ve sevgi taşı olarak bilinen "aytaşı"ndan yapılmış kolyeler hediye edilecek. Bence bu hafta sonu Ayvalık’ta olmaya değer!

Tel: (0266) 324 14 41 / 3241257

www.aytasotel.com ve www.aytasiotel.com

Gündelik Hayatta Mevlana ve Sufizm

"Biz güzeliz sen de güzelleş, bizim huyumuzla / Huylan, başkalarının huyunu bırak / Cevher madeni olmak istiyorsan, gönlünü aç / Göğsünü deniz haline getir"

Bu çok bilindik dizeler Mevlana’ya ait. Onu ve Sufizm’i bir yabancının, Azim Jamal’ın kaleminden çıkmış "Gündelik Hayatta Mevlana ve Sufizm" kitabında okuyorum bugünlerde. Özellikle sıcak ve ağır yaz günlerinde, tek bir bölüm okuyup, akşama da onun hakkında düşündüklerimi yazma imkanı veren bu kitaptan "Dün bugünün anısıdır" bölümünü aktararak size de anın içinde olmayı hatırlatıyorum...

"Başınıza gelmiş ya da gelecek her şey bu anın içinde yer alır. Bu an mükemmel ve güçlüdür. Başka bir an için beklemeye gerek yok. Vizyon bize odağı ve yönü verir ve planlama zaman kazandırır. Buna rağmen hayatlarımızın bir sonraki dakikasını bile tahmin edemeyiz. Sonuç olarak, biz sadece an için yaşayabiliriz.

Önümüzdeki 20 yıl için plan yapabiliriz, fakat 1 dakika sonranın bize ne getireceğini bilemeyiz. Sahip olduğumuz her şey bugündür. Bu paha biçilmez bir gündür. Ölçün! Dolu dolu yaşayın! Bugünü iyi yaşamak, iyi bir anı, geleceği de umut dolu ve güvenli yapar.

Dolu dolu yaşamanın bir yolu da akıntıyla beraber yol almaktır. Akıntıyla birlikte gidersek hayat kolaylaşır ve bütün nehir bize yardımcı olur. Eğer akıntıya karşı olursanız, zahmete katlanmak zorunda kalırsınız. Anahtar, hayatımızdaki amaç ve hedeflerimize ulaşmaya destek olması için hayatın akışı ve şartlarından faydalanmaktır."

Gününüzü, anınızı dolu dolu yaşayın!
Yazının devamı...

Tatil, sadece tatil

19 Temmuz 2007
Çünkü o zaman tatile çıkıyorum. Eğer siz de benim gibiyseniz, aklınızı çelmeme izin verin lütfen.

"Beden ve zihnin toplam sağlığı için önde gelen bir disiplin olan yoganın kelime anlamı ’kavuşmak, birleşmek’tir. Yoga, en az 5 bin yıldan bu yana bilinip, uygulanıyor. Düzenli yapıldığında bedenimizde genel bir esneklik, dirilik, canlılık sağlar, bağışıklık sistemimizi güçlendirir, psikolojik düzlemde irade güçlenmesi, odaklanabilme, sakinlik, farkındalığın artması, duygusal alanda da denge, istikrar, sükunet, sevgi ve şefkat duygularının gelişmesini sağlar. ’Yoga Tatili’nde ise tatilde yoga ile tanışıyor, tanışmışsak geliştiriyor, beden ve zihinlerimizi dinlendiriyor, arındırıyoruz. Sabah ve akşam saatlerindeki yoga uygulamaları dışında kalan zamanımızı sonsuz seçenekli bir Göcek tatiliyle değerlendiriyoruz"

Bu sözler, Ecoclub in Lycia’dan Münevver Eminoğlu’na ait. Eko turizm ve eko kültürün gelişmesi için çalışan Münevver Hanım ve eşi, sizi tatile davet ediyor.

Eğitmenler kimler?

Yogaya 1996 yılında Singapur’da Anne Nakhoda yönlendiriciliğinde başlayan Gülsüm Baydar, 2003’te Avusturalya Adelaide Wholistic Learning Center ve Sivananda Yoga Vedanta Merkezi’nden yoga eğitmenliği sertifikası aldı. Shandor Remete, Godfrey Deveraux gibi Iyengar stili eğitim veren tanınmış yoga eğitmenleriyle çeşitli atölyelere katılan Baydar, 2003’ten bu yana yoga eğitmenliği yapıyor.

Yogaya Ankara’da başlayan ve daha sonra Monika Munzinger’den yoga eğitmenliği kursları alan Attila Güllü, 2002’den bu yana eğitmenlik yapıyor. Eğitimini ünlü yoga eğitmeni Godfrey Deveraux’nun prensipleri üzerine yapılandıran ve 2003’te Hindistan’da Yoga ve Bhakti Yoga konusunda çalışan Güllü, Hatha Yoga (fiziksel yoga) eğitimi veriyor.

Atölye Tarihleri: 29 Temmuz-4 Ağustos

Bilgi için: info@ecoclubinlycia.com


Devapath’la özgür yaşamak

Tatil için ikinci önerim Bodrum’daki Karakaya Meditasyon Kampı. Kampta Alman asıllı bir tıp doktoru olan Devapath olacak. Fiziksel rahatsızlıkların, çoğu zaman psikolojik yaralardan kaynaklandığının farkına vararak, yaşamdaki dönüşümlere odaklı ve meditasyon kökenli terapi çalışmalarında uzmanlaşmış. Avrupa’daki pek çok tanınmış kişisel gelişim ve meditasyon merkezinin de yöneticiliğini yapan Devapath, pek çok uluslararası konferansta söz alıyor. Osho Pırlanta Nefes’in yaratıcısı ve Osho Uluslararası Nefes Enerji Okulu’nun direktörü. Koruyucu tıp, stres yönetimi, meditasyon temelli terapiler alanlarında bireysel seanslar, grup çalışmaları yapıyor ve bu programların eğitimlerini veriyor.

Tarih: 27-29 Temmuz
Yazının devamı...

New Age Nesli

12 Temmuz 2007
Neslihan Yavuzer Behmuaras (kısaca Nesli) ise bu müziğin huzuruna kapılarak sanal bir radyo kurmuş: www.newagenesli.com

Yaşayan insanların buluşma merkezi derki.com sayesinde tanıştım New Age Nesli ile...

O, benimle röportaj yapmak istedi; ama ben silahımı daha hızlı çektim ve önce onu yazdım! Çünkü çok güzel bir iş başarmış, elektronik müziğin şiirsel hali dediği New Age müziğin peşine takılarak turizmciliği bırakmış. Şimdi bir sanal radyo istasyonu var. Ayrıca özel sağlık merkezlerine, spa’lara ve şirketlere New Age müzik arşiviyle destek oluyor. Bakın New Age radyosunu nasıl anlatıyor:

"Gerek hayatın arada dürtüklemesi, gerekse ailemin ilgisiyle üniversite yıllarımda başlayan kendini arayış ve hayatı sorgulama süreci, beni özellikle kişisel gelişim konularıyla iyice haşır neşir etti. Bu süreç içinde tesadüfen hayatıma giren New Age müziklerinin serüvenime kattığı olumlu etki ve bunu başkalarıyla da paylaşma isteğiyle bazı projeler yapmaya başladım. Amacım, belli kalıp ve sınırlar içinde seven, yaşayan, hisseden, anlayan, dinleyen ve ancak bu sınırlar içinde yaratabilen memleketim insanına ruh, beden ve zihinde rahatlık yaratan New Age müziklerini tanıtabilmekti...

Bu amaçla internette bir radyo istasyonu açtım kendime; New Age Rhythms... Kasım 2005’de, en çok dinlenen New Age internet radyoları sıralamasında 160’ıncı sırada başladı maceram ve bugün itibariyle 18’inci sıraya yerleşmiş bulunuyorum! New Age Rhythms, ayrıca dünyanın ilk ve tek Türkiye kaynaklı, 24 saat kesintisiz sadece New Age Müziği yayını yapan radyosu...

Radyoma ilaveten, bazı özel festival ve etkinliklerde, şirket toplantılarında çok özel fotoğraflar eşliğinde temalı New Age müzik dinletileri hazırlayıp sunuyorum. Hem bu dinletilere bir örnek olması hem de internetin geniş kitlelere uzanabilme özelliğinden faydalanabilmek için YouTube’da 2 slide-video hazırladım. İnternet sitemden bunları izleyebilirsiniz."

Müziğin büyülü dünyası

Sonsuz ve sınırsız evrende, her şey düzenli bir akış ve ritim içinde... Bu ritim, yaratılan her şeyde var. Hiçbir şey ne hep yukarı gidiyor ne hep aşağı, ne de hep durağan kalabiliyor. Gelişim ise işte bu hareketliliğin içinde...

Kışın ağır şartlarını sabrederek, dinlenerek, enerji ve güç toparlayarak geçiren doğa, bu kendini yenileme döneminin ardından ilkbaharda tüm güzelliklerini, tüm coşkusunu bizimle paylaşmakta. O güzellikler aracılığıyla bizlerin de içinde yatan yaşama sevincini uyandırmakta ve bizlere "Haydi kalk artık, uyan sen de! İçinde yatan tüm güzellikleri paylaş, içinde yatan yaratıcılığı ortaya çıkar. Öğrenme, özümseme dönemi bitti, şimdi uygulama ve paylaşma zamanı" diye adeta haykırmakta.

Doğadaki bu güzelliği görüp de etkisinde kalmamak, hayret ve hayranlık duymamak mümkün mü? İşte bu hayret ve hayranlıkla, New Age müziğinin şiirsel ve büyülü eşliğinde paylaşıyorum sizlerle coşkumu, duygularımı...

Şimdi uyanma ve içimizdeki potansiyeli sevgi ile paylaşma zamanı! Haydi başlayalım o zaman!

Müziğin şiirsel ve büyülü dünyası New Age müzikleri için tıklayın: www.newagerhythms.com ya da www.newagenesli.com
Yazının devamı...

Sufi dansı atölyesi

5 Temmuz 2007
2007 Dünya Mevlana Yılı’nda, tembel yaz günlerinize biraz huzur ve hareket katmak için iyi bir alternatif...

Batı ile Doğu’nun, çağdaş dans ile klasik ve törensel sufi dansının sentezi niteliğinde bir atölyeden bahsediyorum. Nasıl bir şey olduğunu gözünüzde canlandırın istiyorum.

Klasik derviş dönüşü, doğaçlama tekniklerle zenginleştirilecek. Derslerin ilk bölümündeki ısınma süreci, esneme ve değişik seviyelerde doğaçlamadan oluşacak. İkinci bölümde ise değişik formlarda dönme denemelerine geçilecek. Yatay ve dikey düzlemlerde basit hareket serileri oluşturmaya, ardından da bu serileri tekrar ederek katılımcıların fiziksel ve ruhsal sınırlarını zorlamaya gayret edilecek. Katılımcılar atölye esnasında Ziya Azazi’nin özel etekleri ile dans edecek.

Ziya Azazi, bu atölye çalışmasını Amsterdam, Hamburg, İstanbul, Paris, Torino, Viyana, Bogota, Caracas ve San Paulo’daki çeşitli etkinliklerde yürütüyor. Atölye, başlangıç seviyesindeki tüm katılımcılara yönelik olup, katılımcılarda dans geçmişi olması gerekmiyor.

Katılım ücreti: Kişi başı 170 YTL

Mekan: Shaman Kültür Merkezi (Mısır Apartmanı 5’inci kat için görüşmeler devam ediyor, kesinleşirse atölye Mısır Apartmanı’nda gerçekleşecek)

Ayrıntılı bilgi ve kayıt için: (0212) 249 10 03-04 / 0532 598 72 98 / www.dancentrum.com / dance@dancentrum.com

Ziya Azazi kimdir

1969 yılında Antakya’da doğan Ziya Azazi, İTÜ Maden Mühendisliği ve jimnastik eğitimini tamamladı. 1990-1994 yılları arasında İstanbul Devlet Tiyatroları’nda modern dansçı, balet ve koreograf olarak çalıştı.
Yazının devamı...

Kırmızı bilekliğin peşinde

28 Haziran 2007
İki yıl önce hayatında kırmızı hiçbir şey yokken, bir anda hayatının her yerini kaplamış kırmızı! 25 yıllık takı ustası Murat Bey’in hayatı iplerle takılar tasarlayarak geçmiş. Ta ki iki yıl önce bir sohbet sırasında "Kalbi, gönlü çok temizdir" dediği Cemil İpekçi kendisine "Krmızıyı da kullansana" diyene kadar!

Aslında Kabala’nın yayıldığı bugünlerde kırmızı bileklik takmak pek moda oldu. Hollywood ünlülerinin ardından Türkiye’de de pek çok kişinin sol bileğinde gördük bu kırmızı ince iplerden. Murat Bey de biliyormuş tabii ki bunu. Ancak o farklı bir şey yapmak istemiş ve bir müşterisi sayesinde bir düğüm tarzı geliştirerek hem bilekliğin açılmasını engellemiş hem de büyüklüğünün ayarlanmasını sağlamış. Bu kırmızı ipten bileklikten bir tane yapıp Nişantaşı’ndaki dükkanının vitrininin bir köşesine koymuş. Aynı gün iki erkek arkadaş satın almış bilekliği... Sonra iki-üç tane yapmış, onlar da hemen satılmış. Vitrindeki ipler birer ikişer satılır oldukça ve gelenlerin sayısı her geçen gün arttıkça, kırmızı bileklikler vitrini ve hatta dükkanı kaplamış, sonra da Murat Bey ve eşi Jermen Hanım’ın hayatını! Şimdi artık sadece bu "Son Düğüm" adını verdiği nazarlık niyetine takılan kırmızı ipleri yapıyor Murat Bey. Ve çok mutlu.

Ben de sevgili arkadaşım Eda sayesinde öğrendim Kömürlük ve kırmızı bilekliği. Bambaşka bir sebeple Nişantaşı’nda bulunduğumuz bir gün kendimizi buluverdik Kömürlük’te. Hakikaten kendime "Biz buraya nasıl geldik" diye sordum! Çünkü o kadar kendiliğinden gelişti ki olaylar; sanki bizi çağırdı kırmızı bileklik! Kapıda Murat Bey, güzel kedileri Badem ve Jermen Hanım karşıladı bizi. Salonun bir köşesi atölyesi gibiydi. Her taraf kırmızı bilekliklerle doluydu. Murat Bey’in "kırmızı hikayelerini"ni büyük bir zevkle dinledik. Çünkü o, iki yıldır sattığı her bilekliğin notunu tutmuş. Özel günler düzenlemiş, kutlamalar yapmış ve iki yıldır hayatının merkezine kırmızı bileklikleri oturtmuş. "25 yıldır takı yapıyorum, ama hiç bu kadar bereketli bir iş yapmadım" diyor. Bir yandan bileklik seçerken yaptığımız sohbet sırasında gözüm takılıyor masanın yanında duran vergi levhasına.

Bize de Eda ile bir kağıt uzatıyor ve 4616 ve 4617’nci bilekliklerin sahibi olarak notumuzu yazıyoruz. Ben, 6 Haziran 2008’de yine aynı adreste buluşmayı (kırmızı bilekliğin sayesinde ya da değil, bilinmez), hayatımızdaki değişiklikleri konuşmayı ve kaçıncı kırmızı bilekliğin satıldığını öğrenmeyi istediğimi yazıyorum. Sağlık olsun diyerek sözleşiyoruz.

Ben size hemen bu bileziklerden alın da demiyorum. Ama yolunuz Nişantaşı’na düştüğünde aklınızın bir köşesinde Kömürlük’ü ziyaret etmek de yatsın. Bilgi için Tel: (0212) 219 72 87

KISA KISA ...............

n Sevgili okuyucum Hatice İlgicioğlu’nun huzurlu tatil önerilerime bir eklemesi var ve çok haklı: "Zeynep Hanım, ben 6 yıldır yoga yapıyorum ve eğitmenim. Yoga tatilleri yazını görünce çok büyük bir eksiklik hissettim. Sevgili hocam Ayşe Belce’nin ve hepimizin hocası Adnan Ananda’nın Alanya’da bir aşramı var ve burası inanın Himalayalar’ı aratmayan güzellikte bir yer. Burada yaz aylarında düzenli yoga arınma tatilleri düzenleniyor." http://www.siddashramyogacenter.com/7.htm

n Esneyin, güçlenin, şekillenin... Essporto Health&Fitness Club, yaz aylarında ihtiyacınız olan enerji ve esnekliği kazandırmak için yepyeni programı Stretch&Tone’u geliştirmiş. Klasik nefes ve esnetme programına kasları güçlendiren ve şekillendiren figürlerin eklenmesinden oluşan bu ders, açık havada yapılması ile de salon sporlarından ayrılıyor.

Stretch&Tone, belirli kas gruplarına yönelik hareketlerle kasları güçlendirme ve bölgesel incelmeyi sağlayan bir ders. Bu derste aynı zamanda esnetme hareketleri de önemli bir yer tutuyor. Esneme hareketlerinin yoğun kullanımı tüm vücutta rahatlama sağlarken, diğer derslerin aksine, ders sonrası laktik asitten dolayı oluşan ağrılar yaşanmıyor. Nefes açıcı egzersizlerin de kullanıldığı derste, bedensel ve zihinsel rahatlama sağlamak için toprak zeminde ve çıplak ayakla yapılması öneriliyor. Açık havada, yeşillikler içinde, toprak zeminde ve rahatlatıcı bir müzik eşliğinde yapılan Stretch&Tone, kent yaşamının getirdiği stresten uzaklaşmanızı sağlıyor.

Bilgi için: www.essporto.com Tel: (0212) 344 07 07
Yazının devamı...

Ruhsal tatil önerileri

21 Haziran 2007
İki haftadır yaz tatili planlarınız için hem ruhunuzu hem bedeninizi dinlendirebileceğiniz farklı mekanlar öneriyorum. Bu yazılarımdan sonra kendilerini size duyurmamı isteyen birkaç merkez yetkilisi daha aradı. Bunlardan birisi de Engin Koç’tu. Biz onu manken olarak tanıyoruz.

Engin Koç, "İnsan ruhuna yatırım yapmalı" diyordu. Ben de kendisine ne yaptığını sordum. Merkez Bilgi Alanı Vakfı ile çalıştığını söyledi. Bu vakfın da Reiki Huzur Vadisi adında bir kampı var. Burası, Antalya ile Isparta illeri arasında, Toroslar’ın sırtında, çam ormanlarının ortasında, Karacaören-1 baraj gölü kenarında yer alıyor.

İnternet sitelerinde "Kendi tarlamızdan sebze, bahçemizden meyve, ağacımızdan zeytin, tavuğumuzdan yumurta, ineğimizden süt alıyoruz. Yediğimiz besini, içtiğimiz suyu, teneffüs ettiğimiz havayı, bastığımız toprağı, baktığımız gökyüzünü fark edeceğiz. Yani kendimizi tanıyacak, kendimizi bileceğiz. İşte böyle bir doğal ortamda yapacağımız fiziksel ve içsel arınma terapileri, meditasyonlar, yoga, tai-chi faaliyetleri, çevre gezileri, kanyon / yayla turları ve muhtelif sanatsal etkinlikler günümüzü dolduracak, öğrenirken eğlenecek, dinlenirken arınacağız. 3 günlük, 7 günlük, 15 günlük ve aylık özel Reiki / Quan Yin / Tao’cu yoga, terapi, kurs, seminer, sohbet ve muhtelif meditasyon teknikleri öğretim programlarımızla hem dinleneceğiz, hem eğleneceğiz, hem de arınıp gelişeceğiz" diyorlar.

İlginizi çektiyse bir göz atın: www.mbavakfi.org.tr Tel: (0246) 358 63 22

4 Doğada yoga

Hariom Yoga Merkezi’nin sahibi Bora Ercan da beni arayanlar arasında. (Hani Muson Şarkıları adlı güzel kitabın yazarı!) Onlar da günübirlik doğada yoga turları yapıyorlarmış. "Doğada yoga ile yaz boyunca belirli periyodlarla dağlara, kırlara, bayırlara gidip şehrin üzerimizdeki olumsuz birikintilerini atacağız" diyor. Bu pazar Cavidan Hanım Çiftliği’ndelermiş. www.cavidanhanimciftliği.com adresinden nasıl bir yer olduğuna göz atın, değişik bir pazar günü geçirin. Ayrıca geniş bilgi için www.yogahariom.com adresine de tıklayın.



4 Yoga gezisi

7-8 Temmuz’da ise Maçka’daki Keyf-i Derya’nın bir organizasyonu var. Abantbey Yaylası’ndaki PetroClub’da, yoga hocası Prof. Dr. Akif Manaf eşliğinde yoga yapılacak, Bolulu aşçıların ekolojik ürünlerle hazırladığı yöresel yemekler yenecek.

Bilgi için: (0 212) 327 30 61



4 Yoga tatili

Atilla Güllü, 4-8 Temmuz’da tatile çağırıyor: "Yoga tatillerinde dördüncü yılımıza giriyoruz. Açık havada ağaçların serin gölgesinde, kulaklarımızda kuş cıvıltıları ve rüzgarın bedenimizi okşamasıyla yoga yapmanın zevkini yine dostlarla paylaşmak istiyoruz. Sezonu Bodrum Mazı’yla açıyor, İnceyalı Taş Tesisleri’ne gidiyoruz (http://www.mugla-turizm.gov.tr/tr/04500.asp). Gelenler bilir. Bol deniz var: Yemek masanızla denizin arası birkaç adım. Herkesi bekliyoruz.

Bilgi için: Attila Güllü (0 536) 5440054 Gülsüm Baydar (0 533) 7617992
Yazının devamı...