"Yonca Tokbaş - Kelebek" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yonca Tokbaş - Kelebek" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yonca Tokbaş - Kelebek

Öpüşmek güzeldir

Vatanım Sensin’i izlemeye başladım.“İlk defa bu ülkede o döneme dair izlenilesi bir iş çekilmiş” dediğim bir dizi oldu.

Bayılarak, heyecanlanarak, duygulanarak izliyorum.
Halit Ergenç saygı uyandırıyor bende.
Müthiş bir gücü var oynadığı her rolde.
Sesi, bakışları... Neyse o duygu; o duyguyu yansıtış şeklini izlemeyi seviyorum.
Bergüzar Korel’le dizide de karı-koca olmaları da o kadar hoşuma gitti ki.
Ama en çok da dizinin savaşın ne bela bir şey olduğunu ve buna rağmen savaşların insan bazında kardeşliği öldüremeyebileceğini, mahalle arasındaki arkadaşlıkların o savaşın vahşeti içinde bile yaşanabildiğini gösterişini sevdim dizide...
Nefret ekmiyor içime bu dizi...
Anlayış ekiyor...
Zamanın ruhu denen şeyi değerlendirme düşüncesi ekiyor.
Bir de “Cesur ve Güzel” var.
Allah’ım dizi bana “Güzele bakmak sevaptır” dedirtiyor.
Hem Tuba Büyüküstün hem Kıvanç Tatlıtuğ çok güzel yahu.
İnsan Tuba’yı izlerken gidip saçını kestirmek ister. Ben istiyorum.
Kıvanç Tatlıtuğ olgunlaştıkça izlenesi bir adam oldu. İzlerken içimden geçen cümleler bunlar.
Bir tek şunu düşündüm; Tuba Büyüküstün her oynadığı rolde aynı kadın tipini canlandırıyor. Hem âşık, hem nazlı... Oysa bence çok daha farklı karakterleri de canlandırabilecek bir kadın oyuncu... Oyunculuk çeperini genişletebileceğine inanıyorum. Farklı rollere girmek, girebilmek müthiş bir oyunculuk yetisi. Zinciri kırmak önemli diye düşünüyorum.
Ve nasıl dayanıp saçlarımı gidip kestirmeyeceğim bilemiyorum...
Son bir şey; dizilerde öpüşen insan gördüğüme bu kadar sevineceğim aklıma gelmezdi. O kadar acayipleşmişiz yani.
Dizilerde de, sokaklarda da aşkla öpüşen insanlar görmek istiyorum nokta net.
Bu arada, dizileri TV’den izlemiyorum.
Kanalların internet sitelerine girip oradan, boş zamanımda izlemeyi seviyorum.
Hani zaman benim zamanım ya, patronu olup istediğim şekilde kullanmayı ve yönetmeyi seviyorum.
Yonca
“mucuk”

Kendime not

Şu kocaman evrende küçücüksün Yonca.
Ne zaman büyük oluyorsun biliyor musun?
Evrensel değerler açısından değişmesine inandığın bir şey rahatsızlık uyandırıp bütün kapılar kapanınca.
Kalbin kırılıyor.
Anlam veremiyorsun, çözümü olan kritik bir soruna insanlar neden Çin Seddi çeker?
O zaman işte esas gücünün farkına varıyorsun.
Benim için bu hep böyle oldu. Ne zaman yapmak istediğim bir şey tepki aldı, sorun çıktı, anladım ki doğru yoldayım ve hassas bir yere dokunmaktayım.
Yani, mutlaka o konuda bir yere varmalıyım, bir şey yapmalıyım.
İşte o zaman, tam da o yerde durup inandığın şeyler için bambaşka ve seni acıttığı gibi kimseyi acıtmayan, saygı ile varabileceğin bir çözüm bulup devam edeceksin yola...
Nitekim çaresi olmayan tek şey ölüm.
Ve her şey bir yana Yoncacım, ne demiş Cemal Süreya?
“Hayat kısa kuşlar uçuyor...”
Yonca
“serçe”

X