"Yonca Tokbaş - Kelebek" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yonca Tokbaş - Kelebek" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yonca Tokbaş - Kelebek

Evli, bekar, boşanmış meselesi değil, mesele kadın olmak

Arka arkaya haberler geliyor ünlü ve evli kadınların özel hayatlarına dair.

Dilini keserim diyeni, emzirmeyeceksin diyeni...
Kayınpederi tarafından kötü kadın şeklinde damgalanıp sonrasında “biz demiştik bu kız 5 para etmez” cümleleri...
Çocuğundan ayıranını da gördük bir zamanlar gerçi. Kadın ne dediyse olmadıydı. Kadının adı yok edilmişti. Hikaye hep kadına vuran cinstendi. Adam, hayatına misler gibi devam etti.
Kadın her yerden köşeye sıkışmış, kimi zaman kucağında bebeği, henüz lohusa, hikaye nasıl başlamışsa başlamış ama canı artık yanık, canından bezmiş, hormonları alt üst...
Of of of...
Ağzınla kuş tutsan fark etmez yani.
Kadınsın. Mahkumsun. Hatalısın. Haklı olduğunu anlatırken bile belinden aşağı vurulansın.
Basında bu kadar çok ve sık kadın hakkında çıkan her türlü habere şöyle bir bakın.
Kusura bakmayın ama, en “kadın taraftarı” yazar bile kadına yükleniyor yazının bir yerinde, günün elbet birinde.
Bir yerlere kazınmış bir söylem söz konusu.
Güzel olsan güzelliğin, manken olsan mesleğin, selülitli olsan selülitin...
Hamile kal hamileliğin, çocuğun olmasın doğuramadığın...
Aldığın kilo, verdiğin kilo...
Ünlü anne veya babanın kızısın yine sorunsun, milletin tek derdi sensin yani. Bikininle denizden çıksan olaysın. Çıkmasan ayrı olay.
Kaç kere aşık olduğun, kime aşık olduğun, kime havlu tuttuğun, kimin senden kaç yaş küçük veya kaç yaş büyük olduğu...
Taktığın yüzüğü kendin mi aldın, aldırdın mı?
Nazire için mi evlendin, para mı tek derdin...
Neden bu kadar hızlı evlendin? Bunca sene neden evlenemedin? Evlenmedin değil bakın, evlenemedin...
Yok böyle bir kabus ve zulüm!
Haberleri okurken okuduklarıma ayrı; okuduğum haberin veriliş şeklindeki yargılamaları ve imaları, alt bantları, paylaşılan fotoğrafları, fotoğraflara yapılan yorumları ayrı ayrı yorgunlukla izliyorum.
Yok. Dünyanın en şahane kadını ol yetmez. Ünsüz olman sanki seni kurtarıyor mu?
Yooo. Öldürülmüş olarak ünleniyorsun 3’üncü sayfa haberi olarak.
Yetmiyor.
Diliyle öldüremeyen, eliyle, sözüyle, konuştuklarıyla, tehditlerle, psikolojik ve bedensel şiddetiyle öldürüyor seni.
O başaramazsa bunun yazarı var, yorumcusu var.
Kocan, sevgilin, bedenin, seviyen -ay bu seviye her neyse bir de!-, titrin, sıfatın, etiketin cezan bitmek bilmiyor.
Merkezde hep kadın.
Mağduriyetine bahaneler bulunuyor üstelik!
Yahu kadın nasılsa nasıl, neyse ne; düşürüldüğü duruma, hakkında yapılan yorumlara, uğradığı şiddete hangi bahane geçerli sayılabilir ki?
Bir insana sözlü veya bedensel vurmak için hangi bahane olağan olup sıradanlaşabilir ki?
Yazılan çizilen söylenenlerin milyarda biri o adamlar için söz konusu olsa idi ne olurdu? Olabilir mi?
Ha ha olamaz tabi...
Bizde pipi yok ki!
Yonca
“yetti gari”


Yalıkavak çöpleri


Arabayla geçenlerin görmesi zor. Vınnn geçip gidiyorlar. Ancak Yalıkavak Palmarina’ya giden yolların kenarları içler acısı bir çöplük. Aklınıza ne gelirse var.
1 aydır bir cant kapağı duruyor aynı noktada, fotoğrafını çektim koydum Instagram’a. Koştuğum için oraları adım adım ezbere biliyor, üzüntüden kahroluyorum. Eminim Palmarina oralara el atar ve durumu düzeltir.
Otelin çevresine de otel kadar özeneceklerine şüphem yok. Hatta o bölgede çöp toplama seferberliği filan yapmak istiyorum. Böylece işin vehametini görmek açısından iyi ders olur bölge yazlıkçılarına.
Bu çöplerinin birkaç nedeni var.
Sorumlu vatandaş!
Çöpünü atmayı bilmiyor. Torbalar sıkı bağlanmıyor, taşınırken de sağa sola uçuyor. Nereden mi biliyorum koşarken kafama çöp yiyorum da ondan!
Çöplerin toplanacağı zamana yakın çıkarılsa o çöpler, sorun nispeten azalacak gibi. Geceden sabaha, sabahtan akşama bekliyor bazen çöpler sıcakta, rüzgarda savrulan uçuşan gırla. Konteynırlar yetmiyor yaz sezonu boyunca. Ya da konteynır var, içine değil, dışına çöp atanı var.
Anormal boyutta çöp çıkaran bir vatandaş profili söz konusu.
Çöpünü azaltmayan, geri dönüşüme göre ayrıştırmayan bunu zerre önemsemeyen eğitimli ve zengin cehaletine teslim ortam.
Bu yazlıkçıların işi. 2 ay buradayım kirletir kaçarım kafası mı diyorum bazen.
Kafayı feci taktım çöpe...
Evler oteller kılık kıyafet görüntü şahane. De işte bunlar hep göstermelik bi şekilde. Ortama sahip çıkan insanlar nerede?
Yonca “çöp balığı”

X