"Yonca Tokbaş - Kelebek" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yonca Tokbaş - Kelebek" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yonca Tokbaş - Kelebek

Bence okul

Okul dediğin şey çocuğa sorumluluk vermek, sosyal hayata hazırlamak, görev bilinci oluşturmak gibi amaçları olan; doğa sevgisi, canlı sevgisi, arkadaşlık, merhamet, anlayış, fikir geliştirme, yaratıcılık, sanat, spor, matematik, dil, kültür gibi konularda bilgi sahibi edindirme yeridir.

Çocuğa kendi başına yapamayacak olduğu ödevler vererek köleleştirme, sisteme boyun eğme, zaman doldurtma yeri değildir olmamalıdır.
Hatta hatta, bana sorarsanız okullar ekim başı açılmalı, mayıs sonu kapanmalı çocuklar yaz kampları kış kampları gibi hayata/doğaya değen gerçeklerle daha fazla haşır neşhir olabilmelidir.
Daha dahası, bu okul ve ödev olayı hakkındaki görüşlerim için çok rica ediyorum hurriyet.com.tr’de 4-5 Aralık 2013 tarihlerinde arka arkaya yazdığım “Başımıza ödev kadar taş yağsın e mi” ve “Çocuklara neden çok ödev yaptırılır” adlı yazılarımı bir okuyun.
Okuyun ve kendi çocukluğunuzu, anne babalarınızın aldığı eğitimleri ve içinde bulunduğunuz eğitim politikalarını bir de yazdıklarım açısından değerlendirin.
Sistem bu filan demeyin, sistem içinde de sistem dışı kalabilir, isterseniz “asi” takılabilirsiniz...
Neden mi bunu yazdım?
Okullar açılmadan içinizdeki “özgür” yüreğe seslenip çocuklarınızı azad edin dilerim de ondan.
İki çocuklu bir anneyim nitekim.
Çocukluğum ve gençliğim ödevini aksatmadan yapan inek bir çocuk olarak geçti.
Şu an bana ödevin ö’sünü diyenden zebani görmüş gibi kaçabilirim.
Ödev kalitesizse yaptırmayın çocuklara...
Köle etmeyin onları.
Hatta ben sisteme karşı ayaklanma filan çıkartmak istiyorum o kadar bu konuda ciddi dolu ve deliyim.
Hala izlemeyenler de mutlaka Sir Ken Robinson’un “School kills creativity” (okul yaratıcılığı öldürüyor) videosunu internetten izlesin.
Türkçe altyazısı da var.
Sanırım bu konuşmayı izlemenizi yılda en az iki kere filan tavsiye edip hatırlatıyorum.
Yılmayacağım.
Ödevle kafayı yemiş yedirtmiş bir anne olarak kendimi nasıl yendim bi ben bilirim.
Çocukların oynamaya, keşfetmeye, hareket etmeye, spora, sanata, müziğe çok ihtiyacı var...
Direnin.
Yonca
“anarşist”


Vazgeçilmezlerim

Kırmızı rujum
Simlerim
Koşu malzemelerim
Müziklerim
Özgürlüğüm!
Yonca
“asi”


4Yapraklıyonca Spotify Müzikleri

Spotify müptelasıyım. Ciddi hem de.
Ömrü hayatım durum ve ortama göre müzik listeleri yapmakla geçmiş ben için icat edilmiş bir uygulama.
Şimdi o listelerimi paylaşabiliyorum her isteyenle.
Halka açıldım yani bi bakıma.
Hatta bazı listelerime sizlerden istek ve ek de alabiliyorum, ortak liste yapabiliyoruz. Düşünsenize efsane bi durum.
Bu ara her sabah Amazing – Mutlu Sabahlar Dünyam listelerime taktım kafamı.
Kendim ettim kendim buldum sürekli dinliyorum.
Elele’de hazirandan beri de her ay o ayki takık olduğum müzikleri yazıyorum. Eylül Elele’si için de....
George Michael – Amazing (her sabah kahvaltıdan önce dinlenmeli)
Frank Sinatra – Fly me to the Moon (öğlene doğru akşam geliyor neşesi için)
Edith Piaf – Je ne regrette rien (pişman olmadığımız şeyler şerefine her can çektiğinde)
Sia - Chandelier – (of yani hastasıyım, sözleriyle demlenmek için)
Bust your Windows – Glee Cast versiyonu ama!
Tepeni attıran kim varsa hani arabasının camlarını indiresin olan böyle, hah işte tam o an dinle bak, efsane iyi geliyor.
Sanırsın o camları indirdin rahatladın.
O kadar yani.
Yonca
“müzikçibaşı”

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI