"Yonca Tokbaş - Kelebek" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yonca Tokbaş - Kelebek" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yonca Tokbaş - Kelebek

Barış ve bomba

Burası Kuğulu Park. Ankara.

Barış ve bomba

Güvercinleri besleyen de oğlum.
Çocuk.
Ben Ankara’da doğdum. Büyüdüm. Liseyi bitirdim.
Ben de çocuktum Ankara’da.
Memur çocuğuydum.
Annem babam tüm imkanlarını seferber edip okuttu beni, kardeşimi.
Özgür, eşitlikçi, barış seven insanlar olarak uçtuk yuvadan.
İnsan ayırmadık. Kayırmadık.
Öyle görmedik ailemizden.
Ankara bütün diplomasi, hükümet, devlet ağırlığı ve koyu gri takımları içinde bize rengarenk bir hayat dersiydi her zaman.
Ne kimseyi işinden, maddi durumundan, dilinden, inancından, sosyal statüsünden dolayı büyük gördük, ne de hor.
En “büyük” diplomat, en “küçük” kapıcı çocuğu hep arkadaşımızdı.
Saygı vardı.
Emeğe saygı!
Emeğe saygıyı öğrenerek büyüdük biz Ankara’da!
Demokrasiydi yaşadığımız ortamın adı.
Barış ortamıydı tadıp hissettiğimiz.
Kuğulu Park’tan çok geçtim. Çok oturdum banklarında.
Öpüştüm.
Ne çok güvercin besledim.
Kuğulara ne çok ekmek attım.
Ne çok gaz yedim Gezi zamanında.
Kuğulu’dan başladık, Kızılay’a doğru yürüdük özgürlük, barış, eşitlik adına...
Ağaçların altında kol kola girdik, bizim düşman olduğumuzu sananlara inat BARIŞ için bir olduğumuz canlarla.
Ankara Garı desen, bana ödül getiren kısa hikayemin, babamla hikayemizin başladığı yerdir. Bittiği yer Haydarpaşa, yandı zaten..
Şimdi bomba patlıyor garda; BARIŞ, KARDEŞLİK, DEMOKRASİ adına buluşmak istediğin için.
Bu yazıyı yazdığım sıradaki bilgilere göre 95 canımız gitti. Yüzlerce yaralı var.
Bunu yapan da barışı değil savaşı, eşitliği değil ayrımcılığı, demokrasiyi değil faşizmi, sevgiyi değil şiddeti besleyenler...
Uzun zamandır yasta bu ülke. İlan edilmesine gerek kalmadan yasta bir şekilde.
Can güvenliğinin olmadığı bir ülke burası.
Güven duygusu kalmadı...
Ortak değerlerimiz olan emek, barış, sevgi, özgürlük ve demokrasi öldürülmek isteniyor!
Kaybımız çok uzun zamandır candan öte...
Yaralarımız yüzlerle ifade edilemeyecek boyutta.
Üzüntümüzü dile getirecek kelimemiz çok.
Ama benim kelimelerimi kullanıp dile getirmek istediğim şey üzüntü değil, UMUT, BARIŞ VE ÖZGÜRLÜK!
Uyan Türkiye UYAN!
Susması gereken özgürlük ve hayat, konuşması gereken savaş ve ölüm değil.
İhtiyacın olan daha fazla ölmek ve yaralanmak hiç değil.
Yaralarını sarmaya, özgür ve eşit yaşamaya hakkın var.
Gitmesi gereken sen ve ben de değil.
Can değil.
Barış değil.
Özgürlük değil.
Gitmesi gereken belli; öfke, nefret, kin ve onu besleyen her kimse...
Gönder gitsin.
Bu acı artık bitsin!
Çocuklar güvercinleri özgürce, korkmadan beslesin bu ülkede...
ÖZGÜR!
Yonca
“güvercin”


Tek günah hırsızlık!

Khaled Hosseini’nin kitabı “Uçurtma Avcısı”nı bilir misiniz?
Orada bir diyalog vardır baba ve oğul arasında. Ankara’daki saldırı olduğunda aklıma geldi.
Baba, oğluna şöyle der:
“Hayatta bir tek günah vardır, o da hırsızlık. Diğer günahlar, hırsızlığın türevleridir. Bir insanı öldürdüğün zaman, bir yaşamı çalmış olursun. Karısının elinden bir kocayı, çocuklarından bir babayı almış olursun. Yalan söylediğinde birinin gerçeğe ulaşma hakkını çalarsın. Hile yaptığın, birini aldattığın zaman doğruluğu, haklılığı çalmış olursun. Hayatta çalmaktan daha kötü bir şey yoktur. Anlıyor musun?”
Hepimizin başı sağ olsun...

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI