"Yonca Tokbaş - Kelebek" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yonca Tokbaş - Kelebek" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yonca Tokbaş - Kelebek

Ah o Kanadalı

Adamın olay olacağı belliydi. Kanadalı yakışıklı Başbakan herkesi altüst etti.

Adamın önce tipi çarptı.
Yer yerinden oynadı memlekette.
Ardından metroda halkla el sıkışması, selfie çekme halleri, rahatlığı filan derken... Eee yürek kaldırmadı tabii.
Aynı anda kaç kişiden “Gördün mü!” diye ünlem ünlem ünlem dolu WhatsApp mesajı geldi bilmiyorum. Sosyal medyadaki paylaşımlar desen, çığırından çıktı.

Sanki uzaktaki Kanadalı, tüm dertlerimize merhem oldu. Yeni “trending topic” o oldu, “hashtag”ler türetildi uğruna.
“Bir gün acaba bizim de böyle...” diye başlayan iç çeken cümlelerimiz oldu.
Kanada Başbakanı, bizim ayarımızı bozdu resmen.
Aslında bu çok da fena bir konu. Bildiğin insanı tipinden dolayı yargılamak gibi bir şey.
Ama adam da çok güzel, ne yapalım yani!
Alışmamışız biz böyle adamların politikacı olmasına... Ben, spor yaptığını 1 km. öteden belli eden bir bedene sahip, metroda/sokakta özgürce dolaşan, el sıkan, vatandaşla selfie çeken, kasılmadan gülümseyen ve bunları 18 bin koruma olmadan yapan bir Başbakanımız olsun, bir maraton da bunun şerefine koşacağım, net.
Kendime de çok güldüm, adamın fotoğrafını her gördüğümde istem dışı hep “ay yerim seni” dedim.
Kahkahalar attırdı bu halimiz bana.
Gerçekten azıcık, çok azıcık bir mutluluğa, iç açan, yüreği tatlı hoplatan mini minnacık bir şeye ne kadar muhtacız değil mi?
Kanadalı Başbakan sağ olsun.
İnanılmaz bunalmışız; içimizi açıp, hayaller kurdurup büyük bir ihtiyaç giderdi.
Yonca
“özenti”


Zaman

Çok uzun zamandır beklediğim, hazırlandığım gün geldi çattı.
Siz bu yazıyı cuma günü okuyorsunuz, bense çarşamba gecesi hummalı bir hazırlık içinde, aslında dikkatim bambaşka bir yerdeyken yazmak için kendimi zorluyorum. O yüzden kısa kesiyorum. Sevmiyorum böyle bir ruh halinde yazmayı. Yapmacık...
Hazırlanayım, içimden taşanları hurriyet.com.tr’de elbet dökerim ortalara.
Bu akşam The North Face Ultra Trail Cappadocia yarışı için teknik toplantı sonrası yatıp, sabaha karşı 4:00 gibi uyanıp, kahvaltımı 5:00’e kadar bitirip, 7:00’de 22 saat limiti olan 110 km. yarışına start alacağım. Sabah başlayıp ertesi sabaha karşı bitirmiş olmalıyım.
Kendimi aşmayı deneyeceğim. Bu mesafeye ilk defa yelteniyorum.
Açıkçası şu an beynim, kalbim, neyim var neyim yok rotaya kilitlendi.
Çok fazla şey düşünemiyorum. Sadece hazırlık halindeyim.
Bugüne kadar her koşulda yanımda olup destek veren hepinize yürekten minnetim, teşekkürüm sonsuz.
Zaman yönetimine dair kendimi sınamam gereken iki gün var önümde.
Sonuç ne olursa olsun, keyifle yola çıkıyorum. Bir insanın bunları yapabilir olduğuna dair edindiğim bunca bilgi, paylaşım, bu mesafeden daha uzunlarını çalışarak koşabilen ve büyük ilham kaynağı olan tüm arkadaşlarım sağ olsun. Her biri cesaret kaynağı.
Sağlıkla bitirip yazmayı hayal ediyorum sizlere.. 
Bu hafta sonu her nerede kendimizi aşmaya çalışıyorsak, sonucu hepimize keyif ve mutluluk olsun.
Hayallerin peşinden koşmak iyidir.
Denemeye yeltenmek iyidir.
Yonca
“hedefe kilitli”

 

X