"Yaşar Sökmensüer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yaşar Sökmensüer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yaşar Sökmensüer

Sizin pencereniz kaç metrekare?

“LONDRA’nın pencereleri yalnızlıktır. Küçük İtalyan şehirlerinde ise mutlak aralıktır: Sesi, soluğu, ezgiyi paylaştırırlar.” (¹)

Askeri-sivil kamu “daireleri”yle “hayda bre” Ankara’da ise... Nizama sokulmuş binalarının pencereleri, bir hizada gider...
Sokaktan geçene “esas duruş”u gösterir.
* * *
Senin o küçük, pervazı menekşeli penceren hariç, tüm o pencereleri fevkalade önemlidir Ankara’nın.
“Kritik-krizli” günlerin gecesinde, gazetecilerin Genelkurmay Başkanlığı’nın karşısına geçip, pencerelerine heyecanla bakmalarının tarihi çok da eski değildir.
Eğer geceyarısı hâlâ ışıklar yanıyorsa...
Bir hazırlık vardır... Darbe kapıdadır.
* * *
Öyle ki...
“Pencereden mesaj”, Oramiral Güven Erkaya’nın emekli Büyükelçi Taner Baytok’la yaptığı söyleşide bile yer alır.
Erkaya, 28 Şubat sürecinde “birşeyler olacağını sezdirmek için, Genelkurmay ve Kuvvet Komutanlıkları’nın ışıklarının daha çok ve daha geç saatlere kadar açık bırakıldığını” anlatır.
* * *
İstanbul derseniz...
Önce denize bakan, leb-i derya pencereleriyle ayrılır diğerlerinden.
Lakin kimi de daracık çıkmaz sokakta, arka penceredir.
“Karşı pencere”
de yaşarsın, geceleri.
Aynı evde yaşıyormuş gibi...
* * *
Cihangir’de bir şey düşer pencereden; kedidir kedi.
(H)acıhüsrev’de, küpe çiçeklerinin arasından esmer bakar birisi...
Az ötesinde Beyoğlu'nda sarışındır, hallicedir bakışı, kanatları dışa sarkan pencerenin.
Ankara’nın aksine...
İstanbul’da iktidar, otorite vız gelir, pencerelere.
* * *
Lakin...
“Önce balkonlar bozuldu” demiştim ya önceki gün...
Sonra sıra pencerelere de geldi.
Değişti pencereler; geçirimsiz, geçimsiz oldu.
Mahalleye, sokağa, insana açılırdı oysa.
İğdenin, ıhlamur ağacının kokusuna, şarkısı-nakaratıyla “Domates, biber, patlıcan”a...
* * *
Eve “mevsimi” taşırdı.
Mevsimlerin farklı kokusunu, ışığını, kırlangıçlarla, sokakta oynayan çocukların birbirine karışan cıvıltılarını...
Sonra kırlangıçlar kayboldu pencere menzilinden, sonra sokaktan çocuklar...
Ve pencereler bozuldu. Dışa açılan pencereler “içe döndü”.
“Pencereler şaşkın, perdeler bir uzak yol kadar uzun”
du, (²) artık...
Sizin pencereniz kaç metrekare
Olabildiğince küçük, olabildiğince kalın, yalıtımlı...
Cezaevinde görüş gününde, o kalın camın ardından telefonla konuşan “kader mahkumları” gibi, dışarıya uzaktan, dokunmadan bakar olduk.
Oysa kader değildi ki, “ev”i böyle yaşamak.
Evin gözüydü pencereler, usulca kör mü olduk?
* * *
“Isınmak” için küçültüldü.
Sokaktan “soğutmak”, sokağın sesini iyice kısmak için yalıtıldı. "Kır dizini, otur evinde" diyordu zaten kadınlara, ajans haberleri...
Karelere bölündü, dar çemberlere...
Batık gemilerin yosunlu lombozlarına dönüştü.
Ve “melankolya” oldu, cümle pencere çiçekleri.
Cam güzelleri, vaktinden evvel kocadı.
* * *
Oysa, Turgut Uyar dizelerinde ne güzel anlatırdı penceresini:
Geçerdi pencereye akşamüstleri...
Pervazında boy boy sardunyalar, fesleğenler...
Ahmet Efendi geçerdi sokaktan, selam verirdi.
Bakkal İbrahim selam verirdi, alırdı o da...
“Fesleğenler kokar, sardunyalar kızarır. Bir hoş olur”du...
* * *
Şimdi umudum, o kızaran sardunya.
Ağaçlar kesilirken, sokak köpekleri zehirlenirken, el kadar kaldırımlarıyla sokak dev, beton yapıların gri pelerininde kaybolurken...
Ve hayat tüm inceliklerin üzerinden koşaradım geçerken... Sardunya hâlâ bazı pencerelerde, balkonlarda ayaklanıyor her mevsim.
Bir yerinden kırılsa da... O kırılan “dal”ı toprağa kavuştuğunda yeni bir hayat, yeni bir can oluyor. Kırılsa da, küsmüyor hayata...
Ve bir daha farkına varıyorum; insanların sardunyalardan öğreneceği çok şey vardır.
* *
Pencere... Evdeki, düşüncedeki, bakış açısındaki...
Kimi duvara bakıyor, kimi dünyaya.
Kimi kalın, geçirimsiz... Kiminin çerçevesi şişmiş, açılmıyor artık.
Ama kimi de açılmış iki kol gibi kanatlarıyla, kucaklıyor sokağı, çağırıyor insanı...
Gönül evinin de penceresi var, derler:
Sahi sizinki, sizin pencereniz kaç metrekare?

(¹) Enis Batur - “Pencere Kimdir?”
(²) Edip Cansever
Resim: Bülent Ortaçgil, "Benimle Oynar mısın" albümünün kapağından.

X