"Yaşar Sökmensüer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yaşar Sökmensüer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yaşar Sökmensüer

Gizli “gizli buzlanma” örgütü

MERAK bu ya... Tam 65 yıl önce bugünün, 1 Ocak 1950’nin haberlerine baktım, arşivden. Ve o günün gazetesinden “Amerika toprağına başka bir seyyareden gelen bir uçan dairenin düştüğünü” öğrendim.

Hem de, New York A.A. haberinden...
İçindeki uzaylıların boyu da 90 cm. kadarmış. Ama röportaj yapamamışlar maalesef. Otopsiye yollamışlar...
Ne diyelim, bunca yılda biraz uzamışlardır herhal.

* * *

On yıl sonra, 1960 yılında ise yılbaşı ile Regaip Kandili aynı güne denk gelmiş.
Manşetler, “İbadet ve eğlence bir arada” makamından...
Bu tesadüf bugüne denk gelseydi, epey münazara yaşanırdı sanırım.

Gizli “gizli buzlanma” örgütü

Sonra 2000 yılına atlıyorum... İlk gün manşetimiz, “Dün Dündü Bugün Milenyum”.
Geldi geliyor derken, 15 yıl geçti yeni yüzyılın üzerinden...
20. Yüzyılı, yani bir asrı devirdik, ikincisinden kendi hesabıma şüpheliyim.

* * *

1 Ocak 2005 ise, hesap-kitap açısından tam bir “yeni” yıl olmuş.
YTL ile o zaman tanışmışız.
Ekmek 30 kuruş olmuş, 1.5 milyar olan maaş ise o gün bin 500 lira...
Hâlâ maaşını 1.5 milyar sanan varsa (ki vardır) duyurulur.


2015'İN İLK SÜPRİZİ, SÜRPRİZ DEĞİL


1 Ocak 2010’a geldiğimde ise dejavu yaşıyorum.
İçkiye, sigaraya zam gelmiş, aynı bu yılın, 2015'in ilk sürprizi gibi...
Bir daha kontrol ediyorum... Baktığım 1 Ocak 2015 sayfası olmasın, gibilerinden...
Yok, 2010’muş.
Unutmadan, geçen yılın sabahına da içki-sigara zammıyla uyanmıştık.
Yılbaşı hediye sepetinin gelenekseli, demek ki...
Internete baktım; 3 yılda 9 kez zam gelmiş, bir zamanlar TEKEL, ondan evvel inhisar eylediğimiz içki-sigaraya...

* * *

Geçen yılın, 1 Ocak 2014’ün haberlerine de göz attım.
Van Müftülüğü yeni yılın ilk hutbesinde kocalara seslenerek, onları uyarmış:
“Bilgisayarda zina yapmayın... Hanımlarınızla şakalaşın, bilgisayar başında başka kadınlarla alakadar olmayın...”
Sanal muhabbet meselesi 2015’te çözülür mü... Hiç sanmam.
Fiber optik kabloyla internet iyice hızlanırken, bilmem kaç çekirdekli bilgisayarlar masa ve diz üstlerimizi donatırken, zor.
O hızda, hanım başında beklese ne fayda... İki göz kırpar, twitter’da üç cıvıldar, dört mesaj, beş gülücük atar.
Hutbede neden kadın-erkek ayrımı yapılmış, derseniz...
Ben bilmem hocam bilir.

POLİS BUZ TERÖRİSTLERİNİ ARIYOR

Ve 2015...
Yeni yılın ilk iddiası ise Başkan Melih Gökçek’ten geldi:
“Başkent’te kimliği belirsiz kişilerin refüjlerdeki çim sulama musluklarını açarak yollarda buzlanma yaşanmasına neden olduklarını tespit ettik. Polis bu kişileri arıyor...”

* * *

Gizli buzlanmaya, gizli örgüt soruşturması... Olur mu olur.
Espri bir yana... Buz gibi terörizmdir bir bakıma, çünkü cana-mala kasttır.
Ama ele geçirilmeleri an meselesi olmalı.
Çünkü oralarda, koca Başkent'in birbirinden hayati merkezlerinde, mutlaka kamera, Mobese filan vardır.
O görüntüler bulunmalı, kamuya açıklanmalı, buz teröristleri en kısa zamanda yakalanmalıdır.

* * *

Dünden bugüne 1 Ocak devrialemimde gerçeğinden gerçeküstüne, haberleri dolaştım.
Katkım-kabahatim yok, hepsi ajans haberlerinden.
Bazen de başka seyyarelerden...

HEYKEL VANDALINA KAMERALI ÖNLEM ŞART

KENT vandallarının hedefleri arasında ilk sırada heykeller, büstler var.
Kimi Akdeniz heykelinin kolunu koparır, kimi Gazi Ahmet Muhtar Paşa'nın kılıcını...
Şimdi de Ankara'da adının verildiği parktan Frederic Chopin’in büstünü söküp almışlar.
Heykelleriyle geçimsiz, hatta kavgalı bir ülkeyiz, tamam da...
Ya tümden söküp, depoya kaldıralım. Belki bizden sonraki kuşaklarda yerini-değerini bulur.
Yok, yerinde kalacaklarsa...
Parklara, heykellerin olduğu mekanlara kamera koyalım.
Artık küçücük dükkanların bile güvenlik kamerası var.
En azından vandalların kısa filmini seyreder, "Ne ayıp" deriz.

Gizli “gizli buzlanma” örgütü


X

YAZARIN DİĞER YAZILARI