Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Suyu tutsa balıklar, bıraksa insanlar ölüyor

AZGIN suda üç buçuk kilometre sürükleniyorlar nehrin bu ve karşı kıyısında.

Barajın suyu bırakılıyor, çevrede piknik yapanlar aniden yükselen suya kapılıyor, can pazarı, suda sürüklenirken imdada suya batmış ağaç dalları yetişiyor, dallara tutunabilenler şanslı, tutunamayanlar... Siirt’te Botan Çayı üzerindeki barajda.
Barajın pistinden helikopter havalanıyor, barajda su biriktiren nehrin üzerinde tur atıyor, kimse yok, merkeze bildiriyor, “Kapakları açabilir, suyu bırakabilirsiniz”. Bizde değil, uygar ülkelerde böyle oluyor. Olmadığı için insanlar ölüyor.
Bu dönemin yükselen yıldızı Limak şirketinin Botan üzerinde yaptığı barajı 2011’de Abdullah Gül ve Tayyip Erdoğan açıyor. Geçen hafta altı kişinin hayatını kaybetmesi orada ilk değil. Çünkü, baraj çevresinde insan hep var, Botan Siirt’in nefes aldığı tek yer, piknik alanı.


SİREN DUYULMAMIŞ


Ercan Olgun ve ailesi de o gün barajda piknikte. Su derin değil, ayakkabılarıyla geçiyorlar, mangal pişirirken, bağırma sesi, sular aniden yükseliyor, kızı ve eşi suya kapılıyor, ikisini de kurtarıyor. “Olay sırasında kesinlikle siren sesi duymadık, duymuş olsak, oradan çekilirdik”. (Siirt’te olayı araştıran CHP’li Özgür Özel ve Nurettin Demir’in raporundan.)
Alanda nöbetçi olması, dere yatağı boyunca anons yapılması, piknik alanlarının kamera ile gözetlenmesi gibi öneriler var ama uygulanmıyor. Sirenle anons yapıldığını öne süren firmadan sirenin saat kaçta çaldığı, kapakların ne zaman açıldığı gibi bilgiler isteniyor, öyle veriler ya yok ya verilmiyor. (Aynı rapor.)


ANLIK İHALE


Asıl sorun elektrik üretimi. TEİAŞ Bölge Müdürlüğü HES’lere belli saat aralığında belli fiyattan elektrik alacağını bildiriyor, anlık ihale. HES’ler hızla kapaklarını açıyor, ne kadar çok kapak açılırsa, o kadar çok elektrik üretimi, o kadar çok firma kazancı. Ankara kaynaklı sistem sorunu. Geçen pazar Siirt’te de acaba böyle mi?
Tartışma sirene düğümlü, firma “Sözleşmede siren yok, biz yine de üç siren koyduk” diyor. Bu doğru ise, Orman ve Su İşleri Bakanlığı nasıl böyle bir sözleşme yapıyor? Siren, elektrik, piknik derken, altı kişi daha hayatını kaybediyor. Siirt’te bir söz var, “Botan su tutunca balıklar ve bitkiler, su bırakınca insanlar ölüyor”.
Burası Türkiye, ölüm kol geziyor. Yerin altında ve üstünde bir faciayı bir diğeri izliyor.

Amerika ‘ad interim’

DÜNYANIN herhangi bir yerinde yeni cumhurbaşkanı seçilmiş, devir teslim töreni var. Törene orada temsilciliği bulunan bütün ülkelerin büyükelçileri ve devlet başkanları davet ediliyor. Uluslararası protokol gereği. Katılım düzeyi ülkeye ve yeni cumhurbaşkanına verilen önemi gösteriyor.
Bizdeki törene yurtdışından değişik düzeylerde ilk kez çok sayıda katılım var. Dışişleri iyi çalışmış. Ancak, katılan cumhurbaşkanı, başbakan ya da bakanlara bakınca Togo, Benin, Gabon, Fildişi Sahili, Ruanda, Çad, Komorlar, Burundi, Burkina Faso, öyle gidiyor... Rusya meclis başkanı, Çin bakan düzeyinde katılıyor. 28 AB ülkesinden sekizi Bulgaristan cumhurbaşkanı, Romanya başbakan, Portekiz ve Yunanistan başbakan yardımcısı, Almanya, Belçika, Macaristan, Hollanda bakan düzeyinde katılıyor. Fransa, İngiltere başta, diğer AB ülkeleri yok.
Amerika Ankara’daki maslahatgüzarla katılıyor. ABD ile ilişkilerimiz maslahatgüzar değil, büyükelçi düzeyinde. Ama, büyükelçi yok. ABD töreni biliyor, bir süre daha bırakmayıp, büyükelçisini çekiyor. Büyükelçiliği ad interim, yani geçici olarak maslahatgüzar yönetiyor. Bu düzeydeki katılımla Amerika’nın Ankara’ya verdiği mesaj açık. Obama, Erdoğan’ı Kürt sorunu, Kıbrıs, IŞİD gereği kutlamış olsa da, soğuk rüzgârlar hâlâ esiyor. AB ile de öyle.

X