Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Pegida ile Open Doors

SİMGELERİ arasında Saksonya bayrağı ile Almanya’nın Nazi dönemindeki bayrağı ve Roma İmparatorluğu bayrağı var.

Hareketin merkezi Saksonya eyaleti başkenti Dresden. Üç ay önce yaptıkları ilk mitinge 350 kişi katılıyor, dört gün önce mitinge katılanlar 18 bine çıkıyor. Çığ gibi büyüyen Pegida, Almanca baş harflerinden oluşan “Vatansever Avrupalılar Batı’nın İslamlaştırılmasına Karşı” örgütü. Çok sıkı İslam karşıtı hareket. Yabancı düşmanlığı ile birlikte.
Örgüt sadece Almanya’ya değil, bütün Batı’ya muhtıra veriyor, “Batı İslam tehdidi altındadır” diyor ve kendi önlemlerini sıralıyor, yabancı işçi sınırlaması başta. Şu ana kadar şiddet yok, İslam karşıtlığı yaymakta etkili.
Merkel başta, Almanlar hareketi dizginlemeye çalışsa da, Paris’te mizah dergisine yapılan saldırı sonrasında o kadar kolay görünmüyor.


SALDIRI ÖNCESİ

Batı’da “İslam’a karşı mücadele” hızla yaygınlaşıyor. Bunu yürütenlerden biri Amerika’da altmış yıl önce kurulan “Open Doors” isimli bir kuruluş, yayınları Hıristiyan misyonerliği üzerine.
Paris saldırısı öncesinde bazı Batı gazetelerinde bu kuruluşun son araştırması yayınlanıyor: “Çeşitli ülkelerde yüz milyon Hıristiyan inançlarından dolayı cinayete varan şiddetle karşı karşıya. Hapis, işkence, tecavüz ve cinayetin merkezi Ortadoğu ve Afrika”. Radikal İslam’a dikkat çekiyor.
Şunun altını çiziyor: “Günümüzde en büyük tehlike İslami terör ama İslami terörden en fazla Müslümanlar zarar görüyor”. Bu yayından birkaç gün sonra İslam’ı eleştirmekle ünlü mizah dergisine kanlı baskın. Araştırmayı doğrularcasına.
Batı’da İslam’ı tehdit olarak gören hareketler artıyor ve saldırılar o görüşleri ne yazık ki, haklı çıkarıyor. Eleştirilere İslam terör örgütleri cinayetle karşılık veriyor. Taliban, El Kaide, Müslüman Kardeşler, Boko Haram, IŞİD ile.


41. TÜRKİYE

“Open Doors” üç gün önce liste yayınlıyor. Hıristiyanların şiddet gördüğü elli ülkeyi sıralıyor. Irak, Suriye, Afganistan, Pakistan, Kuzey Kore ile başlayan şiddet sıralamasında Ortadoğu, Asya, Afrika ülkelerinin çoğu, hatta Hindistan ve Çin, Güney Amerika’dan Meksika var.
41. sırada Türkiye. Trabzon, Malatya, İstanbul cinayetleri “Hıristiyanlığa tecavüz” olarak görülüyor. Ayrıca, Hamas ve Müslüman Kardeşler’le ilişkiler kuşku uyandırıyor. Ankara’nın Paris cinayetine din çatışması değil, düşünce özgürlüğü açısından yaklaşması gerek. Şu ana kadar o yok.
Olmadığı gibi, saldırıya uğrayan Charlie Hebdo dergisini Taksim’de yırtanlar var. Sanki burası Nijerya, Sudan, Cibuti, vs.


Zırvanın zirvesi: Bakan, yargıç atayacak

ÇOCUK ağzıyla, “Yok artık deve” dedirtecek bir tasarı görüşülüyor Adalet Komisyonu’nda, “askeri hâkimler” ile ilgili yeni düzenleme.
Tasarı “Askeri Hâkimler Kurulu” kurulmasını öngörüyor. Olabilir, sonrası hukuk fakültesinde daha birinci derse giren öğrencinin ağzını açık bırakır. Bu kurul “Milli Savunma Bakanı ve Milli Savunma Bakanı’nın teklifi, Başbakan’ın onayıyla birinci sınıf askeri hâkimler arasından seçilen 4 üyeden oluşacak”.
Yargıçlar kurulunda bir bakanın işi ne? Yargıçlar kuruluna yargıç atamak, hukuk devletinde bir bakanın ve Başbakan’ın ne haddine? Kuvvetler ayrılığı nerede?
Devamı da çok acıklı. Kurulun yetkileri arasında “Askeri hâkimlerle ilgili mesleğe kabul etme, atama, nakletme, izin, disiplin cezası verme, görevden uzaklaştırma” var.
İnanılmaz bir cüret. Anayasa’nın birkaç maddesine aykırı. Hukuk devleti, bağımsız yargı, yargıç güvencesi yerle bir. Bir hukuk devletinde yürütme ne zamandan beri yargıç atıyor, yargıçlara ceza veriyor? Milattan öncesinin hukuk kurallarında bile olmayan zırvalar şimdi “yasa tasarısı” olarak Meclis’te.

X