Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Korkudan ille HSYK

“BU seçim güvenli değil, hile karışabilir, gözlemci göndereceğiz.”

Yüz kızartan bu söz Avrupa Yargıçlar Birliği’ne ait. HSYK seçimleri için kopan fırtına Batı’nın dikkatini çekiyor, Avrupa Yargıçlar Birliği heyet gönderiyor. Ve onlar “Bu seçime hile karışabilir” diyor. Yargıç ve savcı seçimlerine bile hile karışacağı iddiaları Batı’da ayyuka çıkıyorsa, herhangi bir seçim bu ülkede çoktan güvenilir olmaktan çıkıyor.
Bunun üzerine seçimlere aday gösteren YARSAV ve Yargıçlar Sendikası barolardan sandık gözlemcisi için destek almaya karar veriyor. Yargıç ve savcılar oy kullanacak, hileyi önlemek üzere avukatlar sandık başında nöbet tutacak. Yeni Türkiye’ye hoş geldiniz.

İŞBİRLİĞİ YOK

Geziler, yemekler, davetler üzerinden iktidarın bürokratları ve AKP örgütleri 81 ilde yargıç ve savcılara büyük baskı uyguluyor, Yargıda Birlik Platformu adaylarının HSYK’ya seçilmesi için. HSYK’yı, yani yargı yönetimini iktidarın arka bahçesine çevirmek için. Hiçbir demokratik ülkede benzeri olmayan utanç verici durum.
Buna başta YARSAV ile Yargıçlar Sendikası ortak adaylarla direniyor, ayrıca 24 bağımsız aday var. Bir de cemaatin adaylarından söz ediliyor. Cemaat ile YARSAV ve Yargıçlar Sendikası arasında, öne sürüldüğü gibi hiçbir işbirliği yok.


BEŞ KİŞİLİK KAVGA


HSYK’nın 22 üyesinden biri Adalet Bakanı, biri o bakanlığın müsteşarı, biri Adalet Akademisi’nden gelen üye, dört üyeyi Cumhurbaşkanı seçiyor. 22’de yedi bizden. Üyelerden üçü Yargıtay, ikisi Danıştay, yedisi adli, üçü idari yargıdan seçiliyor. Yargıtay ve Danıştay’dan seçilecek üyelere AKP dikkatli, “Bizden olmayabilirler”. O nedenle adli ve idari yargıdan gelecek en az beş üyenin iktidar yanlısı olmasına çalışıyor. Yedi artı beş eder on iki, HSYK’da çoğunluk AKP’de, yargıda istediği gibi at oynatacak.
Kendine bağlı adayların tanıtımı için özel otobüs seferleri, salonlarda davetler şu anda 81 ilde gırla gidiyor. AKP yanlısı olmayan adaylara ise “Salonumuz meşguldür” deniyor. Düğün salonu filan değil, bunlar adliyelerde devletin salonları.
Şu sıralarda AKP’de öncelik HSYK’yı ele geçirmek. Çünkü, 17 ve 25 Aralık korkusu, Deniz Feneri, çeşitli yolsuzluk iddiaları, ne ile dolu olduğu belli olmayan TIR’ları, ihmal iddiaları sonucu ölümlerin araştırılması korkusu. Ya bazı savcılar bunların peşine düşerse ve HSYK o savcı ve yargıca dokunmaz ise!
HSYK iktidarın varlık nedeni, mutlaka ele geçmeli, mutlaka.

Aaaa, istifa etmiş


KIRMIZI halı ile karşılanıyor Samsun’da, 90’ların sonunda bir Adalet Bakanı. Yargı ayağa kalkıyor, “Sen nasıl olur da, Bakan’a kırmızı halı döşersin, sen bağımsız savcısın”. Savcı özür dilemek zorunda kalıyor. O tarihte kırmızı halıya itiraz eden yargı, şimdi Adalet Bakanı geldiğinde, savcılar ayakta el pençe divan, adalet dünyasında kimseden ses yok.
Yok var, Amerika’dan var, bizimle ibret bağlantısı var. Eric Holder beş yıldır Adalet Bakanı, kimse sesini ne duyuyor, ne şurada ya da burada adaleti yönlendirmeye çalışıyor, ne de kendisinden farklı düşünen savcı ve yargıçların peşine düşüyor. Holder dün istifa ediyor, “adaletin yıpratılmak, tartışmaların içine çekilmek istendiği” gerekçesiyle, “Ben adalete güvenin sarsılmasını istemem”.
İstifası yerinde, baksanıza Bakanlıktan hiç anlamıyor. Yine de şaşırıyorum, demek “istifa” diye bir kurum var.

X