Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Hillary yolun açık olsun

VARAN bir: 2012 Eylül, Bingazi’deki (Libya) Amerikan konsolosluğuna saldırı, bina yanıyor, konsolos dahil, dört Amerikalı diplomat öldürülüyor.
O sırada Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, saldırı nedeniyle hâlâ eleştiriliyor. “Güvenlik yeterli değildi, istihbarat zayıftı”. Clinton açıklama yapıyor, “Saldırı planlı değil, Amerika’daki bir İslam karşıtı video protestosu saldırıya dönüştü”. Sonradan saldırının planlı olduğu ortaya çıkıyor. Bugün Hillary suçlanıyor, “Hatasını gizledi, kamuoyunu yanılttı”.
Varan iki: Hillary Clinton Dışişleri Bakanı iken bakanlığın değil, kendi özel e-mail adresini, ayrıca, kendi evindeki özel server’ı kullanıyor. Yani yazdığı ve aldığı e-mail’leri bulmak güç. Bugün eleştiriliyor: “Bazı yazışmaları saklıyor”. Bunun üzerine Hillary elli bin sayfa tutan resmi konulara ilişkin e-mail listesini bakanlığa gönderiyor. Eleştiri sürüyor: “Hepsini gönderdi mi, sildikleri var mı?” Oysa, eski Bakan Powell ve şimdi Kerry hem resmi, hem özel e-mail kullanıyor.
Hillary çok gündemde, çünkü gelecek yıl yapılacak başkanlık seçiminde Demokratlar’ın en güçlü aday adayı. Herkes onu ince eleyip sık dokuyor. Demokrat Parti’de aday adayı sayısı az.
Cumhuriyetçi Parti’de on altı aday adayı var. Biri yine Bush ailesinden, bu kez küçük olan Jeb Bush, eski Florida Valisi. Aday olursa, başkanlık seçiminde Hillary’nin şansı yüksek.


BİZDE PİŞKİNLİK


Hillary’ye yönelik eleştirilere bakıyorum da, şu dünyanın haline bak.
-Bingazi konsolosluğuna saldırı imiş, bizim burada Musul Konsolosluğu’nda 49 kişi rehin alınıyor. Gerçi, rehineler kurtarılıyor ama “bizim Konsolosluk basılıyor”. Sonrasında, hamasi laflar ve pişkinlik.
-Suriye sınırında uçağımız düşürülüyor, yine hamaset, yine pişkinlik.
-Roboski, Afyon cephaneliği, Soma, Reyhanlı baskını, Marmara gemisi baskını, say sayabildiğin kadar.
Orada tek bir hata, belki de Hillary’nin adaylığına mal olabilir. “E-mail’leri evden göndermiş”, ya burada gönderilen, gönderilmeyen, atılan, satılan yüzlerce olay, iddia kol geziyor. Ve bunlar hiçbir seçimde kaderimizi değiştirecek ağırlığı taşımıyor. Ne Cumhurbaşkanlığı seçiminde, ne genel seçimde.
Hillary yolun açık olsun demek geliyor içimden.


ABD: En iyisi AKP-CHP


-AMERİKA neden böyle bir tercihte bulunuyor? Bunu elbette resmen Ankara’ya bildirmiyor. Her şeyin bir adabı, usulü var. Örneğin, düşünce kuruluşları, onların Türkiye’ye yakın temsilcileri üzerinden. O kişilerin mutlaka Amerikalı olmaları gerekmiyor, hepimizin tanıdığı bazı Türkler araya giriyor, nazik mesajlar iletiyor: “AKP-CHP koalisyonu iyi olur”.
Amerika açısından “iyiliğin” gerekçeleri var, Amerika:
-AKP ile Hamas (Filistin) arasındaki yakınlaşmadan rahatsız. Hamas, eski bir terör örgütü, Ankara’nın gözdelerinden.
-AKP ile Müslüman Kardeşler (Mısır) arasındaki yakınlaşmadan rahatsız. O da, malum, eski terör örgütü.
-Ve elbette Suriye politikası, Ankara’nın Şam ile kavgası.
-Ve elbette Ankara’nın İsrail ile kavgası.
Ankara’nın şimdiye kadar görülmemiş, pek çok ülke ile yaşadığı gerginliği kayda geçiyor Amerika ama en çok bu noktalar üzerinde duruyor. CHP’nin dış politikada AKP’yi hizaya getireceğini düşünüyor.


Davutoğlu’nun kafası karışık


-PROFESÖR ama gaf ona, Ahmet Davutoğlu’na ait, diyor ki, “Meşruiyetin temeli millettir”, bilemedin hocam, “Meşruiyetin temeli hukuktur”. Zaten böyle düşündüğün için hukuk hak getire. Milleti sandıkla eşitliyorsun, sandıktan çıktığında, sana göre, sana ve onca hukuksuzluğa millet meşruiyet kazandırmış oluyor. Çok yanlış, hatta tehlikeli. Kimden öğrenmiş acaba?

X