Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Dışarıda da: ‘Hukuku iplemem’

“ÖDE şu tazminatı, hukuka uymuyorsun, yükümlülüğünü yerine getirmiyorsun.”

Bu ilk resmi mektup, eylülde AKP hükümetine Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nden. Ankara mektuba cevap bile vermiyor. İkinci mektup geliyor. Diplomasiyi zorlayan tonda:
“Tazminatları ödemiyorsun, oysa Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne tarafsın, Avrupa Konseyi’ne üyesin, yükümlülüğünü yerine getir”.
Üç ay önce bir de ara karar var, benzer tonda.

‘RUMLAR HAKLI’

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Kıbrıs Rumlarının açtığı davalarda Türkiye’yi mahkûm ediyor. 1974 Barış Harekâtı sonrasında Maraş bölgesindeki taşınmaz mallar ile ilgili pek çok dava. AİHM hepsinde Rumları haklı buluyor, Türkiye’nin onlara tazminat ödemesine karar veriyor.
Mahkûmiyet açıklandığında, Davutoğlu gecikmiyor: “Bu kararları tanımıyoruz”. İki anlamı var bu tavrın. Bir, “Tazminatı ödemem”, ikincisi çok daha vahim, “Evrensel hukuktan bana ne”.

DENETLEME

AİHM kararlarının uygulanmasını Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi denetliyor. Komite mahkeme kararına uyması için uyarıyor, AKP cevap bile vermiyor. Şimdi yeni perde:
Bakanlar Komitesi yeni bir karar daha alıyor. Gönderilen iki mektubu ve ara kararı cevapsız bırakmasını “kaygı verici” bulan Komite ekliyor:
“Tutumunuzu gözden geçirin, AİHM’nin hükmettiği tazminatları davacılara faizleriyle derhal ödeyin”.
Bakanlar Komitesi konuyu Mart 2015’te tekrar ele alacağını, “gerekirse her türlü önleme başvuracağını” açıklıyor. İçeride hukukla istediği gibi oynayan AKP şimdi evrensel hukuku, üyesi olduğu Batı kurumlarını da hiçe sayıyor, “hukuku iplemiyor”. Bırakın Cumhuriyeti, Osmanlı’da bile benzeri yok.
Günün birinde bakmışsınız, Avrupa Konseyi “her türlü önlem” dediğini yapıyor, üyeliğimizi askıya alıyor. 12 Eylül darbesinde bile olmayan bir şey.

Diziden tutuklanan ilk yönetici

-ALTI gün süren gözaltı, verilmesinden on dört saat sonra açıklanan mahkeme kararı, arada bilmem kaç kez hastanede sağlık kontrolü, avukatlara çıkarılan güçlükler, dosyanın içeriğine girmeden, 14 Aralık tam hukuk faciası.
Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı ve diğer sekiz kişinin serbest kalması ne kadar sevindirici ise Samanyolu Grubu yöneticisi Hidayet Karaca’nın tutuklanması o kadar vahim. Bir dizi nedeniyle tutuklanan ilk TV yöneticisi Hidayet Karaca, sadece Türkiye’de değil, dünyada da...
Bu ülkede son yıllarda herkes aynı gerekçe ile tutuklanıyor, “darbe teşebbüsü, terör örgütü üyesi”. Eski Genelkurmay başkanlarından bilim adamlarına, gazetecilerden general ve amirallere, polis müdürlerine, son olarak bir TV yöneticisine kadar herkes aynı tehditle karşı karşıya. Dumanlı’nın da dün bir kez daha vurguladığı gibi, “Her an herkesin başına bir şey gelebilir”.
Geçmiş olsun Ekrem Bey, ama belli ki hiçbirimiz için kolay geçmeyecek.


CHP Şişli’de uykuda

-ŞİŞLİ’de Belediye Başkanı Hayri İnönü ile Mustafa Sarıgül arasında yaşananlar iki kişinin anlaşmazlığını çoktan aşıyor, CHP yönetiminin müdahalesini gerektiren boyuta uzanıyor. Hayri İnönü’nün eşi Nazlı İnönü’nün arkadaşımız Gülden Aydın’a anlattıkları dehşet verici:
“Sarıgül ölümle tehdit etti, oğullarımıza New York’ta mafyadan adam tuttuğunu söylemiş, beni kaçıracağını ima etmiş”.
Vahim iddialar. CHP yönetimi de anlatılanları bizler gibi dışarıdan izliyor. Oysa, adli yönden ayrı olarak, partinin disiplin soruşturması açması gerek. Kaldı ki;
-Hayri İnönü, Sarıgül ile çalışan bazı müdürleri görevden aldıysa, Sarıgül neden bu kadar celalleniyor?
-Hayati tehdit iddiaları var, CHP yönetimi neden hiçbir şey olmamış gibi davranıyor?
-Olay Sarıgül’ün CHP liderliği hayallerine son verir boyutta. Aynı zamanda CHP yönetimindeki zafiyetin aynası.

X