Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Darbe liderine ‘Hayır’ dedi

DÜNYA çapındaki Time dergisinin o hafta kapağı “Dünyanın en zengin elli generali”, dergi elli general arasında önceki gün hayatını kaybeden 12 Eylül’ün darbecilerinden Hava Kuvvetleri Komutanı Tahsin Şahinkaya’yı da gösteriyor.

12 Eylül tüm şiddetiyle esip savuruyor, dergiden alıntı yapmak imkânsız, derginin haberi Türkiye’de yine de yayılıyor.

1982 Anayasası kabul edilmiş, Evren Cumhurbaşkanı. O gün İstanbul Florya’da. Şahinkaya, Evren’e geliyor, görüşme sonrasında Evren Cumhurbaşkanlığı Basın Danışmanı Ali Baransel’i çağırıyor:

“Şahinkaya kendisiyle ilgili iddialara açıklama yazdı, onu Cumhurbaşkanlığı Basın Danışmanlığı olarak biz açıklayalım, al, metin burada”.

Baransel duraklıyor, Evren fark ediyor: “Ne oldu?”. Baransel kararlı ses tonuyla:

“Cumhurbaşkanı’nın yetkileri Anayasa’da belli, basın danışmanlığının görevleri de yönetmelikte belli, bu açıklama o sınırları aşıyor, Cumhurbaşkanlığı ile ilgili değil, bu kapıyı açarsak, Cumhurbaşkanlığı zarar görür”.

Darbenin liderine böyle çıkış yapmak yürek ister. Baransel bunu yapıyor, Evren geri adım atıyor, “Ama ben Şahinkaya Paşa’ya söz verdim”. Baransel fırsatı kaçırmıyor, “Anadolu Ajansı’na gönderin, o zaman her gazeteye nasıl olsa ulaşır”.

Açıklama A.A.’ya gönderiliyor, birkaç gün sonra Evren, Baransel’e: “Kırk yıllık arkadaşımla beni küstürdün ama doğrusunu yaptın”.

KURALLAR

Bir darbe liderine en güçlü zamanında kuralları hatırlatarak karşı çıkmak her babayiğidin harcı değil.

Helal olsun Ali Baransel’e.

Bugün değil danışman, jölelisi, müdürü, bakanı iki büklüm, “Hayır” demek ne demek, Hazret kaşını kaldırınca, hazır ola geçen birileri.

Baransel örnek olur mu, sanmam. Kaldı ki, darbe lideri bile kurallara uymasını biliyor.

Şimdi hatırlatsan ne olur, hatırlatmasan ne olur.

Anayasa’nın delik deşik olduğu bir dönemde.

45-3=42-3=39 GÜN

BOSNA’ya gidiyormuş, onun için koalisyon görüşmelerine pazartesi başlıyor Ahmet Davutoğlu. Koalisyon bugünden itibaren 45 içinde kurulmaz ise Tayyip Erdoğan erken seçim kararı ve-re-bi-lir, mutlaka verir, değil, verebilir.

Görüşmelere pazartesi başlamak 45-3, ilk anda üç gün kayıp, geriye 42 gün kalıyor.

Üç partiye üç günde gidecek, kalıyor 39, gün çalmak buna denir.

Dün Ankara’ya bakıyorum, “Erdoğan’ın erken seçime götürmesi” yerine, koalisyon kurulmaz ise MHP de erken seçim diyor, AKP çoktan razı, erken seçim kararının “AKP ve MHP oylarıyla Meclis’te alınabileceği” tahminleri hayli yaygın.

Koalisyona gelince, MHP’de son anda yine farklı bir kımıldama, dün itibariyle, sisler arasında AKP-MHP beliriyor.

Aniden çıkmaza da girebilir. Kartlar dün yeniden karılıyor, her gün yeniden karıldığı gibi.

ARTVİN O SÖZÜ YEDİRİYOR

ARTVİN Cerattepe’de altın madeninin işletilmesine halk karşı, müthiş bir direnişle. “Milletin a... koyacağız” diyen Mehmet Cengiz’e ait madene tepki büyük, tam halk direnişi, çevre bilinci.

Artvin Valisi direnişe jandarma dipçikleriyle cevap veriyor.

1- Halkın çıkarlarını korumak varken, Vali neden “millete küfür eden birinin yanında”?

2- Jandarma emirlere itaat etmek zorunda olsa da halka neden o kadar insafsızca davranıyor?

Türkiye çok kötü yönetiliyor, gün geçmiyor ki bir yerde jandarma dipçiği, polis copu, huzursuzluk olmasın.

Diyalog yok, şiddet var, birileri “milletin a... koyacağız” diyor, Artvinliler de “o sözü yediriyor”, Vali’ye rağmen.

X