Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

CHP’de büyük özlem: SOL

“EMEĞE eylem, eyleme yürek, yüreğe sevgi gerek.”

Kurultayda düzeni sağlayan gençlerin sırtındaki tişörtlerde Bülent Ecevit imzalı bu cümle yazıyor. İktidar özlemi, CHP’yi en son iktidara taşıyan Ecevit, kırk yıl önce.
Kurultayda bu özlemle ilgili bir mesaj, bir arayış bekliyorum. Türkiye’nin yüzde ellisi gibi. Kemal Kılıçdaroğlu ile Muharrem İnce’nin konuşmasını o nedenle merak ediyorum. Daha konuşmalara geçilmeden, umudum ilk dakikalarda çözülüyor, kurultayın başında, Sosyalist Enternasyonal’in İstanbul toplantısında gösterilen Gezi filmi ekrana geliyor. Tamam, Gezi’ye hep birlikte sahip çıkıyoruz, CHP de öyle, ama bu kurultayda ne alaka, bir AKP eleştirisi, o kadar.
İnce kürsüde, önce bol edebiyat parçalıyor, Nâzım, Ahmet Arif, Pir Sultan Abdal, ama CHP’yi iktidara nasıl taşıyacak, ona dönük somut bir program yok. Bol hamaset, slogan dolu sözler. Ne zaman ki, partinin sağa kaydığını ve sola özlemi vurguluyor, salonda yer yerinden oynuyor. ‘CHP ve Sol’, büyük özlem.
Sağa kayma eleştirileri, belli, Kılıçdaroğlu’nda derin etki yaratmış. Sözlerine sağa kaymaya dönük eleştirilere uzun yanıt vererek başlıyor. Bu anlamda yaptıklarını sıralarken, “Seçimde yüzde on barajının kalkmasını biz istiyoruz” diyor; bu, sağa kaymadığının nasıl bağlantısı, onu kimse pek anlamıyor. Yoksulluk, işsizlikle mücadele, iş kazalarını gündeme getirerek, partinin sağa kaymadığının gerekçeleri olarak sıralıyor. “Sağcı-solcu ayırmadan, ben bütün insanları seviyorum” dediğinde, herkes anlıyor, evet CHP sağa kaymamış.
İlk kez “Ben Dersimli Kemal’im” diyor. Dersimli Kemal halka nasıl güven verecek, nasıl iktidar olacak, onu merak ediyorum ama, dün bulamıyorum.


Salonda tansiyon

Kemal Kılıçdaoğlu ve Muharrem İnce doğal olarak en ön sırada, yan yana oturuyor. Pek konuşmuyorlar, ikisinin de vücut dili, zoraki birliktelik gibi.
Salona Kılıçdaroğlu kesinlikle hâkim. En ön sıranın hemen arkasında il, ilçe başkanları ya da milletvekilleri değil, belediye başkanları ağırlıkta. Onların kıtaları salonda Kılıçdaroğlu’nun hâkimiyetini sağlıyor.
O hâkimiyete rağmen, Muharrem İnce hitabet sanatı adına, zaman zaman salonu coşturuyor, çok alkış alıyor. Alkış aldıkça, Kılıçdaroğlu’na daha çok yükleniyor. Yoo, o kadar da değil, alkışlar Kılıçdaroğlu ekibini önce şaşırtıyor, bir ara, ‘Kılıçdaroğlu’nu zorlayacak ölçüde oy alacak’ havası doğuyor. Ekip derhal toparlanıyor, İnce’ye gösterilen coşkuya karşılık, salon “Kemal Başbakan, Halkçı Kemal” sloganlarıyla çınlıyor ve İnce’nin gardı düşüyor. O ana kadar, İnce iyi, ondan sonra salonu kaybediyor. Kılıçdaroğlu kürsüye gelirken alkışlar elbette yerinde. Ancak, konuştukça salonda tansiyon düşüyor, koltukların dışında, ayakta çok sayıda insan varken, onlar yavaş yavaş salonu terk ediyor. Hatta, onun lehine atılan sloganlar cılızlaşıyor, sonra saman alevi gibi, aniden yükselen heyecan, yerini bir dakika sonra yine umursamazlığa bırakıyor.


Kitapçık fırlattı ama başkan

Cumhurbaşkanı yemin töreni günü Meclis Başkanı’na CHP Gurup Başkan Vekili Engin Altay kitapçık fırlatıyor. Çok yakışıksız bir tavır. Ne var ki, Kılıçdaroğlu bu tavrı savunuyor. Engin Altay dün CHP kurultayında divan başkanı. ‘Kitapçık fırlattın, iyi yaptın’ der gibi, Altay’ı ödüllendirmek gibi. Yanlışta ısrar eden bir ödül gibi.


Küskün ama yine de aday

250 delege 30 Mart’zede, aday olamamış; olmuş, uygun yere konulmamış, küskün. 180 delege, önceki kurultayda aday olmuş, parti meclisi listesinde yer alamamış ya da girememiş, küskün. 230 delege, Deniz Baykal ya da Önder Sav’a yakın, küskün.
Delegenin yapısı bu merkezde, buna rağmen, Kemal Kılıçdaroğlu 944 delegenin imzasıyla yeniden genel başkan adayı. Salondaki havaya bakıyorum, kulislere ve sokaktaki halka bakıyorum, liderliğin değişimi için eşref saat henüz gelmiş değil. Ancak, 2015 seçimlerinin sonucuna bağlı olarak, ondan sonra ne olur, orası ayrı.
Parti Meclisi için 60 kişi seçiliyor bugün. Sekizi Bilim ve Kültür Platformu, yirmisi kadın, altısı gençlik kotası, geriye parti meclisi için 26 üye kalıyor. 26 sandalye için yaklaşık beş yüz erkek aday var. Dünden görünen, bugün yaklaşık beş, altı, belki daha fazla aday listesi havada uçuşacak. Çarşaf liste, anahtar liste, anahtarın da anahtar listesi. Kıran kırana.

X