Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Beşir Atalay’dan Lucca’ya

CEMAATİN bir ara hedeflerinden biri, o yönü makbul, ama bir kusuru var, kabinede Abdullah Gül’e en yakın isim Beşir Atalay hükümet dışında kalıyor.

Oysa, Atalay AKP’de sevilen biri, ilişkilerinde özenli ve babacan, çözüm sürecinin önde gelen aktörlerinden. Çözüm için
yeni adımlar atılacağı ilan edilirken,
Atalay görevden alınıyor. Süreci aslında
Tayyip Erdoğan götürüyor. Perde arkasında MİT Müsteşarı Hakan Fidan ile birlikte süreç dosyasına en hâkim, en kilit iki kişiden biri Yalçın Akdoğan ise Atalay’ın koltuğuna oturuyor. Erdoğan’ın en sadık adamlarından.
Kabine dışı kalan Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı bir zamanlar Erdoğan’ın avukatı, en güvenilir kişilerden. Ama o da kusurlu, paralele inanmıyor, yolsuzluk iddialarının üstüne gidilmesini istiyor. Yer gök “paralel” diye inlerken, “eski dost” olsa bile, çatlak seslere ihtiyaç yok.
AB Büyükelçiliği’nden emekli, Erdoğan’ın gözüne hızla girenlerden Özal’ın dış politika danışmanlarından Volkan Bozkır şimdi AB Bakanı. Duraklama devrine giren AB sürecinden artık o sorumlu. İstanbul sosyetesinin gözde mekânlarından Lucca’nın sahibi Bozkır’ın damadı. Dışişleri’nden arkadaşları büyükelçiler, çoğu emekli, Bozkır’ı AKP’ye girdiği için eleştiriyor ama o yükselmesini biliyor.
HAS Parti Genel Başkanı iken Numan Kurtulmuş gazetecileri topluyor, AKP’ye veryansın ediyor, zamanla Kurtulmuş da göze giriyor, o şimdi başbakan yardımcısı.


Fırlatmanın tarihçesi


-KONUŞMA metni titizlikle hazırlanıyor, CHP Genel Merkezi’nde ve grubunda ele alınıyor, hukuki metne son şekli veriliyor ve CHP milletvekilleri Tayyip Erdoğan’ın yemin töreni için Genel Kurul’a giriyor. Karar verilen senaryo şöyle:
-CHP Grup Başkanvekili Engin Altay usul ile ilgili söz isteyecek.
-Oturumu yöneten Meclis Başkanı Cemil Çiçek söz verirse, o metni okuyacak.
-Vermezse CHP’liler “Cumhurbaşkanlığı seçimi sonrasında anayasa ihlali yaşanmıştır, biz yemin törenine katılmıyoruz” diyecek ve genel kurulu terk edecek, o kadar. Bir eylem söz konusu değil, kimsenin aklından böyle bir şey geçmiyor.

O KONUŞMA

Meclis Erdoğan’ın yemin töreni için özel gündemle toplanıyor. Erdoğan’a Cumhurbaşkanı seçildiğini belgeleyen mazbatası verilecek ve yemin edecek. CHP özel gündeme ilişkin söz istiyor, içtüzüğe göre, “Usule ait konular, diğer işlerden önce konuşulur”. Cemil Çiçek söz vermiyor, eğer verseydi, Engin Altay hazırlanan metni okuyacaktı. O metin şöyle:
“1- Meclis Başkanı Cemil Çiçek görevini yapmamıştır. Anayasa ve Cumhurbaşkanlığı seçim yasası gereği, YSK’nın Erdoğan’ın seçildiğini ilan etmesi ile birlikte, Çiçek 15 Ağustos’ta Erdoğan’ın milletvekilliğinin düşmüş olduğunu kayıtlara düşmesi gerekirdi, bunu yapmadı. Milletvekilliği düşünce, hükümet de düşer. Dolayısıyla, son on üç gündür Türkiye’de hükümet yoktur ve hükümet kararlarının hiçbiri geçerli değildir.
2- Yine 15 Ağustos itibariyle Erdoğan’ın mal bildirimini açıklaması gerekirdi, bunu da yapmadı.
3- Erdoğan’ın AKP Kongresi’nde katılması, oy kullanması, ayrıca Anayasa ihlalidir”.
CHP milletvekili Atilla Kart dün bu konuda Çiçek’e bu işlemleri yerine neden getirmediğine ilişkin soru önergesi veriyor.

REZİLLİK

CHP Çiçek’in söz vermeyerek içtüzüğü çiğnediğini öne sürüyor. CHP’liler Genel Kurul’u tam terk edecek, Engin Altay içtüzük kitapçığını Çiçek’e fırlatıyor, CHP’liler şaşkın, hiçbiri böyle bir eylem beklemiyor.
Rezilliğin daniskası, asla görmezden gelinecek bir davranış değil. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer 2002’de Başbakan Ecevit’e Anayasa’yı fırlatıyor, on iki yıldır yeri geldikçe hâlâ kullanılıyor. Şimdiki fırlatmayı da, bu fırsat kaçmaz, AKP hep kullanacak. Ayıkla pirincin taşını.

X