Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Aslında Latince öğretmeli

MAGNA Carta yani Büyük Ferman, İngilizlerin övündüğü ilk anayasal belge, İngiltere Kralı John imzalıyor, bir kral tarihte ilk kez bazı yetkilerini bırakıyor, halk hak ve özgürlüklere kavuşuyor.

Bu sözleşme İngilizce değil, Latince yazılıyor. İki konu var:
-1215-2014, sekiz yüz yıl önce yazılan Magna Carta’nın 39. maddesi bugünün Türkiye’sine parmak ısırtıyor: “Özgür hiç kimse muhakeme edilip hüküm giymeden tutuklanamaz”.
-Magna Carta’yı İngiliz halkı İngilizceye çevirip okuyor. Hiçbir İngiliz kral ya da kraliçe, başbakan “Çocuklarımız Magna Carta’yı özgün dilinde anlayamıyor, bunu asla kabul edemeyiz, bundan böyle İngiltere’de tüm okullarda Latince zorunlu ders olacaktır” demiyor.

ANLAYIN BAKALIM

14. yüzyılda yaşayan “İngiliz edebiyatının babası” olarak anılan Chaucer’in en ünlü yapıtı “Canterbury Masalları” günümüz İngilizcesinden çok uzak. Bakın birkaç dize:
“A daggere hangynge on a laas hadde he
Aboute his nekke, under his arm adoun.
The hoote somer hadde maad his hewe al broun;
If that he faught, and hadde the hyer hond,
By water he sente hem hoom to every lond”.
Çok iyi İngilizce biliyorsunuz ama anlamıyorsunuz, dert etmeyin, İngilizler de sözlüğe bakmadan, anlamıyor. Bu İngilizce geçmişte kalıyor. Hiçbir İngiliz kral ya da kraliçe, başbakan “Çocuklarımız, edebiyatımızın Babası Chaucer’i özgün dilinde anlayamıyor, bunu asla kabul edemeyiz, bundan böyle İngiltere’de tüm okullarda Chaucer dönemi İngilizcesi zorunlu derstir” demiyor.

İŞTE MEZAR TAŞI

16. yüzyılda yaşayan, dünya edebiyatının baş taçlarından Shakespeare’in mezar taşında şöyle yazıyor:
“Good frend for Iesvs sake forbeare,
To digg the dvst encloased heare.
Bleste be man spares thes stones,
And cvrst be he moves my bones”.
Sular seller gibi İngilizce biliyorsunuz ama dert etmeyin, günümüz İngilizleri de Shakespeare’in mezar taşını sözlük kullanmadan sökemiyor. Bugüne kadar hiçbir İngiliz kral ya da kraliçe, başbakan “Çocuklarımız, Shakespeare’in mezar taşını anlayamıyor, bu kabul edilmez, İngiltere’deki tüm okullarda Shakespeare dönemi İngilizcesi zorunlu derstir” demiyor.
Kuzey, Güney ve Orta Avrupa’dan çok örnek var. Dolayısıyla, “Dünyada hangi millet vardır ki, dedesinin mezar taşını okuyamaz” diyen Tayyip Erdoğan yanılıyor. Osmanlıcayı zorunlu kılıp, “İsteseler de istemezlerse de öğrenilecek” demenin dilbilimi ile ilgisi yok. Aslında Latince öğretmeli, Magna Carta’yı okumak için.

Muhteşem tasarruf

-Ak Saray eski parayla 1 katrilyon 400 trilyon, özel uçak
400 trilyon.
-Dışişleri Bakanlığı Ek Hizmet Binası 1997’de kiralanıyor, bugün ayda 55 bin 585 lira kira ödeniyor.
-Avrupa Birliği Bakanlığı Ek Hizmet Binası, TOBB İkiz Kuleler C ve D bloklarından beşer kat kiralanıyor. C Kule için ayda 53 bin 842 lira, D Kule için ayda 54 bin 985 lira kira ödeniyor. Ayda doksan bin liraya yakın kira üretici ve tüketici fiyat endeksi ortalamasına göre her yıl artıyor. Kiralama için Başbakanlık’tan izin alınıyor.
-Kiralanan katlarda toplantı ve makam odaları, bürolar oluşturulması için tadilat yapılıyor, 204 bin 898 lira harcanıyor. Aynı bakanlığın İstanbul’da temsilcilik binası var, kirası ayda 25 bin lira.
-Başka bakanlıklar için de kiralama var. Hükümet israftan kaçınmak amacıyla akıllara durgunluk veren müthiş bir önlem buluyor, yerel yönetimler, valilikler ve diğer kurumlarda plaket verilmesini yasaklıyor. Dalga geçer gibi. Bronz, bakır plaketler işportada su gibi satılıyor. Olsun, ne de olsa tasarruf.

X