Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

2015’e otuz bin başvuru

2014 hiçbir şeyden çekmedi Türkiye’de hukuktan çektiği kadar.

Basın ve ifade özgürlüğü, ev basmalar, gözaltılar, ara sıra tekme-tokat, yürütmenin yargıya müdahalesi, “Devlet benim” mantığı, orantısız şiddet, hepsi 2014’ün hukuk arayışı kaydında.
Hukukta aradığını bulamayan kişi ve kurumlar çareyi yine hukukta, en yüksek yargı organında Anayasa Mahkemesi’nde (AYM) arıyor. AYM’de 2015’e devreden dosya sayısı otuz bini buluyor. Bunlar arasında hepimizi ilgilendirenler var.
Makul şüphe: Ev ve işyeri arama, gözaltına alma, somut kanıt yerine, “makul şüphe”ye dayanıyor. Temel özgürlüklere aykırı bu yasa AYM’nin ele alacağı ilk dosyalar arasında.
Yüzde 10 barajı: Seçimde yüzde 10 barajının düşürülmesi ile ilgili başvuruyu AYM haziran genel seçiminden önce karara bağlayabilir. Barajı düşürürse, Meclis yasa çıkarmak zorunda. Ama yasaya ek madde ekleyerek, haziran seçiminde barajı yine de yüzde 10’da tutabilir.
Passolig: Eğer iptal ederse, AYM futbolu kurtarmış olacak. Futbol ölüyor, kulüplerin geliri inanılmaz ölçüde düşüyor, statların kalitesi bozuluyor, seyirci hiçbir ülkede olmadığı kadar azalıyor.

CEMAATLE KAVGA

Dershanelerin kapatılması: AKP ile cemaat arasında kavgayı başlatan hamle dershanelerin kapatılması. Yolsuzluk iddialarını soruşturan savcıların harekete geçmesini AKP “paralel yapı” deyimiyle karşılıyor. Bir siyasi iktidarın bir cemaatle çok yönlü kapışmasına, kavgasına Türkiye ilk kez tanıklık ediyor. AYM dershanelerin kapatılmasını iptal etmezse, mesele yok, ama ederse, kavganın daha farklı boyutlara taşınacağına hiç kuşku yok.
Bunlar 2015’te toplumu ilgilendiren akla ilk gelen dosyalar. Bunların dışında bireysel başvurular var. Birkaç ay içinde Başkan Haşim Kılıç emekli oluyor, seçilecek başkanı ve kararlarıyla 2015’te sözü çok edilecek kurumlardan biri AYM.

Ohhh bitti, çok üzdü

-Maden faciaları Soma’da 301, Ermenek’te 18 insan, Akşehir’de minibüste 18, asansörde 11 insan, kitle halinde ölümler. Tersane, inşaat, trafik kazaları, bir faciadan ötekine.
-Yırca’da sökülen altı bin zeytin ağacı, HES’ler nedeniyle pek çok yerde doğa katliamı, İstanbul, Bartın, Bodrum, Rize, Çanakkale, Antalya doğa tahribinde ilk göze batan yerler.
-Musul’da başkonsolosluğumuzda 49 kişinin rehin alınması. IŞİD bizim ve dünyanın yeni terör kâbusu.
-Eğitimde Osmanlıca öğretimi, din derslerinin zorunlu hale getirilmesi.
-Çankaya Köşkü yerine Ak Saray, eski parayla bir buçuk katrilyon lira.
-İşsizlik yeniden çift hanelerde, dolar fena zıplıyor.
-Yıl boyunca yolsuzluk iddiaları, yüzlerce hukuk skandalı.
-Kürt sorununda
çözüm süreci gelgitleri.
2014 bizi çok üzdü, çok yordu, hepimize yeni dertler taşıdı.


19.30’da ders


-DÜN saat 19.30, yılbaşı gecesi. Birkaç saat sonra yeni yıla girilecek. Herkes kendine göre, yılbaşı kutlamasına hazırlanıyor. O kadar kolay değil.
Bazı üniversitelerde dün akşam saat 19.30’a ders konuluyor, bir iddiaya göre, ders saatinin tam yılbaşı günü bu kadar geç saate konulmasında YÖK’ün parmağı var. 19.30’da başlayan ders iki saat sürüyor, oldu saat 21.30. Yılbaşı için eğlence planlayanların hesapları suya düşüyor.
Kısaca, malum “Yılbaşına karşıyız” ya, yılbaşı eğlencesi olmasın, tıpkı bazı ulusal bayramları farklı gerekçelerle son anda “pas geçmek” gibi.
İsteyen yılbaşını kutlar, eğlenir, isteyen kutlamaz, sana ne. Kutlamayı engellemek için son saate ders koymak, insanları kendine göre hizaya getirme çabasının son örneği. Bir de, “Biz kimsenin ne yaptığına karışmıyoruz” masalı...

X