"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Yavru vatana Türkiye sevdalısı başbakan

İç ve dış politikaya o kadar daldık ki burnumuzun dibinde, en yakın olduğumuz Kıbrıs’taki önemli değişime tam hakkını veremedik. KKTC’nin yeni başbakanı Ersin Tatar’dan bahsediyorum. Ömer Bilge, dostumuz Tatar’la dış politika üzerinde ciddi bir söyleşi yaptı. Biz de direniş döneminin efsane ismi ve KKTC’nin ilk maliye bakanı Rüstem Tatar’ın oğlunun nasıl bir maliyeci olduğunu Hürriyet’in penceresinden gördük.

Türkiye sevdalısı bir ailede yetişen oğul Ersin Tatar, Cambridge gibi zor bir üniversitenin ekonomi bölümünden dereceyle mezun oldu, özel sektörde hem İngiltere hem Türkiye’de mali işler yöneticiliği yaptı. Kendisiyle Hürriyet-Show TV ortaklığı döneminde yollarımız karşılaştı, dost olduk. O zaman Simavilerin bir ortağının temsilcisiydi. Hürriyet’çiler kendisini çok seviyordu. Bir Türk’ten fazla Türk’tü... Ersin Tatar, KKTC’de maliye bakanlığı da yaptı. Bir ülkede en sevilmeyen, hakkında en fazla dedikodu yapılan, her türlü saldırıya uğrayan bakan, maliye bakanlarıdır. Çünkü vergi toplar, para ister. Ersin Tatar makamının hakkını verdi, üzerinde bir leke yok, muhalifleri de bulamadı.

‘Türkiye sevdalısı’ dedik, açmak lazım. Eşi Sibel Tatar disiplinli bir avukat. İki kız evladı var: biri Canev, diğeri Cansu. Cansu Hacettepe Tıp’tan dereceyle mezun oldu. Her anne-baba kızlarını yanında ister, ancak Tatar ailesi, çocuk doktoru Cansu’yu “Türkiye’ye hizmet etsin” diye Ankara’ya gönderdi. Diğer kızı Canev de “Neden Türk çocukları yabancı yayınların çevirileri ile büyüsün” düşüncesiyle çocuklara yönelik çizgi roman hazırlıyor, Anadolu kentlerinde de çocuklarla buluşuyor.

Ersin Tatar şimdi KKTC’nin başbakanı. Adanın ekonomik krizde ve kamu maliyesinin darda olduğunu biliyoruz, üstüne üstlük bir de Kıbrıs sorunu var ve Doğu Akdeniz’de doğalgaz kavgasının tam ortasında. Tatar’ın bu kavgadan da başarıyla çıkacağına inanıyor, başarılar diliyoruz.



GÜNDE 50 CİNSEL SALDIRI BAŞKA HANGİ ÜLKEDE VAR!

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi, 2011-2018 yılları arasında çocuklara yönelik toplam 137 bin 115 cinsel istismar suçu işlendiğini, 2018 yılında çocuğa yönelik günde 50 cinsel saldırı olayının yaşandığını, sanıklar hakkında 13 bin 396 mahkûmiyet, 4 bin 704 beraat kararı verildiğini açıkladı. Verilen mahkûmiyet kararı sayısının bir önceki yıla göre yüzde 4 arttığını, beraat kararlarında ise yüzde 11 artış gerçekleştiğini bildirdi. İlgezdi tarafından hazırlanan raporda çocuğa yönelik cinsel istismar suçunda İstanbul (2 bin 785) ilk sırada yer aldı.

 

SİYASETTE BİR ÖRNEK

SİYASAL tarihimizin simge kişiliklerinden Bülent Ecevit, 28 Mayıs 1925’te doğmuştu. Dün 94. doğum günüydü. Sosyal medyada yoğun şekilde anıldı. Zarafeti, inceliği, sadeliği ve dürüstlüğünü öne çıkaran mesajlar yayınlandı. Aydın, saygın, demokratik ve etik duruşunu unutmuyoruz.

 

Yavru vatana Türkiye sevdalısı başbakan

 

SOVYET DÖNEMİ VE AYTMATOV

SAYIN Ömer Yenici’nin Aytmatov konusunda tek taraflı görüş ve beyanlarını üzülerek okudum. (24.05.2019) Şöyle diyor: Kitapları yayınlamak için dayandığı istisna maddesi gereğince kitapların ilk 10 yıl içerisinde yayınlanmamış olması gerekirken, neredeyse yazarın tüm kitapları bu ilk 10 senelik süreçte Türkiye’de yayınlanmış, evet, çok doğru. Ancak bir ayrıntıyı bilinçli olarak atlamış. İlgili kanun maddesi diyor ki “Haklı olarak yani yazarından izin alınarak 10 yıl içinde yayınlanmamışsa serbesttir.” Haklı olarak yayınlamak, yazarın müsaadesi ile... Peki eserlerin yazılma tarihlerine hiç baktınız mı? Tamamı SSCB dönemi... Rusya henüz dağılmamış ve uluslararası telif haklarını koruyan anlaşmaların hiçbirine de imza atmamış. Dolayısıyla bugünün İran’ı gibi düşünün. Kendi coğrafyasında kaleme alınan her eser koruma dışında, Rusya bu eserlerin serbestçe bütün dünyada tercüme edilmesini istiyor. Bunu neden istiyor? İdeolojik olarak. Aynı zamanda kendisi de dünyanın herhangi bir yerinde yazılmış herhangi bir eseri de telif bedeli ödemeden tercüme edip yayınlayabiliyor. Dolayısıyla o dönemde Aytmatov’un bir ‘Rus edebiyatı yazarı’ olarak meydana getirdiği eserler koruma dışında kalıyor.

Kanun maddesinde belirtilen haklı, yani yazarından izin alınarak değil, koruma dışında olduğu için 10 yıllık süre de dolmadan yayımlanabiliyor. Kültür işiyle uğraşanların ‘hukuksal garabet’leri hoş olmuyor.

Kaldı ki Nora Kitap’ın avukatı Mustafa Ateş, bizim daha önce Elips Yayınları ile olan davamızda mahkemece bilirkişi heyetine atanmış ve bilirkişi raporunda da lehimize görüş bildirmiştir. Bugün ise Mustafa Ateş Bey Nora Kitap’ın avukatı olarak haksızlığımızı iddia ediyor. Esas garabetin de burada olduğu açıktır.

Türkiye’de son 10 yılda popüler ve eserleri çok satan bir yazar olan Aytmatov’un eserlerini biz 25 yıldır ısrarla ve kesintisiz olarak ve en güzel tercümeleriyle yayınlıyoruz. Sizce Türkiye’de Aytmatov neden bu kadar çok seviliyor? Hiç düşündünüz mü?

Ertuğrul ALPAY
Ötüken Neşriyat AŞ Genel Müdürü

 

GÜNÜN SÖZÜ

ATATÜRK 1935’te ‘Tunceli Kanunu’nu çıkardı. Türk yurdu öztürkçe isim aldı. Bu husus tartışmaya kapalıdır. Tunceli ‘Türk’ ilidir. #DersimdeğilTunceli Murat BAYRAM

 

Kırım Tatarları ve Ruslar, Kırım Tatar sürgün kurbanlarını birlikte andılar

1941, 1942 ve 1944 yıllarında SSCB yönetiminin kararıyla “Nazilere yardım ettikleri dolayısıyla” Almanlar, Kırım Tatarları, Ermeniler, Bulgarlar, Yunanlar, İtalyanlar, Macarlar ve Romenler Kırım’dan sürgün edildiler. 15 Kasım 1989 tarihinde SSCB Yüksek Şurası, Kırım Tatarları ile diğer halkların sürgününü kınasının ardından 1990 yılından itibaren Kırım Tatarları toplu bir şekilde yarımadaya dönmeye başladılar. 16 Mart 2014 tarihinde yapılan referanduma istinaden Kırım’ın Rusya ile birleşmesinden sonra cezalandırılmış halkların haklarının iade süreci yeniden başlatıldı.

21 Nisan 2014 tarihinde Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin sürgündeki  halklarının haklarının iadesi ve onların yeniden canlanması ve gelişimi için onlara devlet desteğinin verilmesi için alınması gereken önlemler” adlı 268 No’lu kararnameyi imzaladı.

İmzalanan kararnameyle  “Kırım Cumhuriyeti ve Sivastopol Şehrinin Sosyo-Ekonomik Gelişimi” adlı federal programı kabul etti. Bu program, Kırım Tatarları ve sürgün edilen Kırım’ın diğer halklarının sosyo-ekonomik, milli-kültürel ve manevi canlanmasını ve cumhuriyette milliyetler arasındaki ilişkilerin uyumunun arttırılmasını öngören adımlardan oluşmaktadır.”

 

SİVASTOPOL’DA ANMA TÖRENLERİ

 Kırım’ın Sivastopol şehrinde yapılan anma törenlerinde Kırım Cumhuriyeti Başkanı Sergey Aksönov şunları söyledi: “Bugün, bizim tarihimizin en trajik konularından biridir. Sürgün kurbanları anma günü. Kırım’ın farklı halkları çok şey yaşadılar. Çok sayıda insan haksız yere zarar gördü. Söz konusu anma günü bizim borcumuz, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 21 Nisan 2014 tarihli ‘Etnik kimliklere göre sürgün edilenlerin haklarının iadesi’ ile ilgili emri sayesinde tarihi adalet sağlanmıştır. Bizim ülkemiz, her halkın kültürünün, geleneklerinin ve tarihinin korunması ve genç nesillere aktarılması için elinden gelen her şeyi yapmaktadır” dedi.

Kırım ve Simferopol Müftüsü Hacı Emirali Ablaev ise “Bu anlamlı günde bizim yanımızda bütün dinlerin temsilcileri bulunmaktadır. Onlara minnettarız. Bizim aramızda dostça ilişkiler gelişti. Ve aramızdaki birliğin, sevinç ve üzüntüleri paylaşma alışkanlığımızın Kırım’ın bütün halklarına yansımasını da istiyoruz” dedi.

 

 

X