"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Ve eninde sonunda yine ‘Cumhuriyet’

CUMHURİYET gazetesinin temel taşlarından Ali Sirmen’in anıları sonunda kitap oldu. İlhan Selçuk ve Uğur Mumcu ile birlikte Cumhuriyet’in ‘alametifarikası’ sayılan yazarlardan biri olan Ali Sirmen’le, yine eski bir Cumhuriyetçi olan Ümit Aslanbay konuştu. 300 sayfayı aşan nehir söyleşi, geçtiğimiz haziran ayından bu yana süren yaklaşık bir yıllık çabanın ürünü.

Kitap, İmge Yayınları’ndan ‘Bir Eski Cumhuriyet İçin’ adıyla çıktı.Ali Sirmen’in anılarında ve Ümit Aslanbay’ın yazdığı geniş önsözde bunun bir açıklaması mevcut. Geldiğimiz noktada, ‘Cumhuriyet’ ve adını taşıyan gazetesini savunma hattı ‘eski’ sözcüğü üzerine kurulabiliyor. 27 Mayıs 1960’dan bu yana gelen çalkantılı yılları ve gazeteyi anlatmak için, yine 27 Mayıs düşünsel kuşağının bir diğer ‘ünlüsü’ Yalçın Küçük’ün bir zamanlar attığı ‘Bir Yeni Cumhuriyet İçin’ başlığına da gönderme yapılıyor. Çünkü zaman değişti, bu nazire hepimize çok uyuyor.

Kitapta anlatılanlara gelince. Beyoğlu ve Kadıköy zemininde Galatasaray Lisesi ve Galatasaraylılıkla başlayarak, 27 Mayıs günleri, ilk mahkûmiyetler ve koğuş arkadaşları Doğan Avcıoğlu, Cemal Madanoğlu ile başlamak gerekiyor. Aynı koğuşta geçenler, konuşulanlar ilk kez açığa çıkıyor, sayfalara dökülüyor. İhtilalin ve her sonrakinin beyni olarak gösterilen Doğan Avcıoğlu ne düşünüyordu, askeri lider olarak görülen Madanoğlu ile konuşuyorlar mıydı, koğuşta günler nasıl geçiyordu? Sert bir asker olan Madanoğlu, koğuşta Genelkurmay Başkanı’na nasıl, neden küfretti? Denizleri astıran hâkim Ali Elverdi’ye ne dedi? Tahliye dilekçesi vermeyi neden reddetti? Madanoğlu, cezaevinden nakledilirken askerler nasıl ve kimlere selama durdu?

Barış Davası ve yine tutukluluk yılları. Emekli Büyükelçi Mahmut Dikerdem’in ‘devlet adamı’ duruşu.

İlhan Selçuk, Uğur Mumcu... Dostlukları ne zaman, nerede başladı? Neden hiç ayrılmadılar? İlk kez gün yüzüne çıkan renkli ve hüzünlü anılar...

Elif Naci, Turhan Selçuk, Çetin Altan, Doğan Özgüden, Doğan Koloğlu, Hüseyin Baş, Oktay Akbal, Sami Karaören, Orhan Veli, Kemal Tahir, Sait Faik, Melih Cevdet Anday, Hıfzı Veldet Velidedeoğlu, Aziz Nesin, Altan Öymen... Ve Cumhuriyet’ten geçenler; Mehmet Barlas, Emine Uşaklıgil, Hasan Cemal, Okay Gönensin, Şahin Alpay, Yalçın Doğan, Gencay Şaylan... Tadına doyulmaz iğnelemeler, espriler...

Yaşanılan, inanılması güç olaylar!...

Ve tabii Nadir Nadi ile özel anlar, konuşmalar...

Ali Sirmen 27 Mayıs’tan bu yana süren anılarının elbette ayrılmaz bir parçası haline gelen Cumhuriyet gazetesi. Şu an ve sonrası.

Kitabı eminim elinizden düşürmeyeceksiniz!

 

GÜNÜN SÖZÜ

Bu adaletsizliğe derhal son verin! Nuriye ve Semih yaşasın! İnsanlık yaşasın!

Kani BEKO

 

‘RES’LER ÇİN İŞKENCESİ GİBİ’!

LÜLEBURGAZ’dan çevre gönüllüsü Hakan Dedeoğlu, Vize’nin Küçükyayla köyünde (Istranca kesimi) 19 rüzgâr santralı kurulduğunu duyuyarak şöyle konuştu:

“Neden 19 tane derseniz, 20 olmasaydı, ÇED denetim süreci gerekli olacaktı; 19 olunca ÇED gerekli olmuyor; ama kanuna karşı hile yapılmış oluyor. Bu projenin ilk aşamasında kurulumu planlanan türbinler 1 mw gücünde iken daha sonra plan değiştirilmiş ve 3.2 mw gücünde türbinler kurulmuş.

Bu konuda ‘olur’ verecek kişilere 1 mw’lık türbinler örnek olarak gösterilmiş. Bu türbinlerin çevreye zararı yoksa neden bu şekilde ‘çevresinden dolanma’ yoluna gidiliyor?”

Dedeoğlu, rüzgâr türbinlerinin çevreye yaydığı seslerin Doç. Dr. Osman Akdemir’in tabiriyle ‘Çin işkencesi’ gibi olduğunu belirterek; ‘Çevreye verdiği elektromanyetik etki ve yaydığı ses altı (infrasonud) dalgaların çevredeki canlılara ve doğa üzerindeki etkileri hiç ölçülmemiş bile.

Artık RES’lerin bırakın yaşam alanlarına kurulmayı, karaya daha kurulmasına izin verilmiyor. RES’ler artık denizlerde kuruluyor.

 

TÜRKİYE BU AYIPTAN KURTULMALIDIR

ALMANYA ve eski Avrupa Parlamenterler Meclisi üyesi Prof. Dr. Hakkı Keskin Sözcü’ye yapılan operasyon için diyor ki: “Gazete, eleştirel yazıları nedeniyle hükümeti çoktandır rahatsız ediyordu. Anlaşılan AKP yandaş olmayan medyaya tahammül edemiyor.

Türkiye, dünyada en fazla gazetecinin tutuklu olduğu ülke ayıbından kurtulması gerekirken, aksine yeni baskılarla, ayakta kalabilen ve gerçekleri yazan az sayıda basın bile susturulmak isteniyor.

Türk halkının, adım adım diktaya giden bu politikaları asla kabul etmeyeceği bilinmelidir!”

Evet, bunlar neyin bahanesidir!

 

LEFTER VE METİN NE İSE ADANIR DA OYDU

BJK’lı milli futbolcu Recep Adanır’ı kaybettik. Federasyon ve Galatasaray’ın da ilan vermesi gerekirdi. Adanır, 1948-1964 yılları arasında klas bir futbolcuydu. Yaşı ilerleyince GS’ye gitmişti. Ama bizce BJK’nın semboludür. Sonra da onu kesecek birkaç oyuncu dışında futbolcu gelmemiştir. FB’de Lefter, GS’de Metin Oktay ne ise döneminde de Recep Adanır o idi. Merhuma Tanrı’dan rahmet diliyorum.                     

Aslan ÖZMEN

 

AKP’Lİ BELEDİYELER BİRAZ RAHATLADI AMA...

HÜRRİYET Parlamento Bürosu Şefi Nuray Babacan’ın birkaç gün önce gündeme getirdiği ‘Büyük operasyon belediyelere’ başlıklı yazısı AKP kongresinde, kulislerde en çok konuşulan konulardandı.

Yerel yönetimlerde geniş operasyon yapılacağı... Özellikle FETÖ’cü başkanların ve Meclis üyelerinin temizleneceği iddiaları Başbakan’ın konuşmasının dikkatle izlenmesine neden oldu.

Bu iddialar arasında bazı belediye başkanlarının görevden alınacağı, bunlar arasında 3-4 büyükşehir belediyesi ile 8-10 arasında ilçe belediye başkanlarının olduğu da var.

Nuray Babacan “Bu belediye başkanlarının, kendi rızaları veya sağlık gibi gerekçelerle görevden ayrılacağı, yerlerine Mart 2019’a kadar vekaleten bakılacağı öne sürülüyor” diye yazmıştı.

Ancak kulislerde, gerçekleşme ihtimali olan bir başka iddia daha var. Yerel yönetim sisteminin köklü bir değişime uğrayacağı, ilçe belediyelerinin kapatılacağı yönünde... Bu iddiaya gerekçe olarak da Erdoğan’ın kongrede, “Biz, şehirlerine ve partilerine yük olan değil, şehirlerinin ve partimizin yükünü omuzlayan belediye başkanları ile yolumuza devam edeceğiz” ifadesi gösteriliyor. Ancak, diğer köklü değişikliklerin ise yakında Meclis’e sevk edileceği için Erdoğan’ın bu konuyu şimdilik dillendirmediği AKP’li isimler tarafından öne sürülüyor. Buradaki hedef 2023 yılı olarak gösteriliyor.”

Bu arada Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın okuduğu Bestami Yazgan’ın,Çiçeklerle hoş geçin, balı incitme gönül” diye başlayan “Dokunur gayretine, karışma hikmetine /Sahibi hürmetine kulu incitme gönül” diye biten dizeleri de bazı yorumlara neden oldu. “Reis, beni üzmeyin, çalışın, karışmayın, yoksa alınırım” demek mi istedi?

 

BİLİYOR MUSUNUZ?

FARUK Şüyün’un, 26 Mayıs Cuma günü Akatlar Kültür Merkezi’nde 19.30’da, Beşiktaş Belediyesi için hazırladığı 150. ‘Ustalara Saygı’ gecesinin konuğunun kültür, sanat, edebiyat ve düşün dünyasının ünlü isimlerinden Zeynep Oral olduğunu (0533 468 3063)...

X