"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

‘Türkiye’nin enerji fazlası var’

Karadeniz’de hükümetin “Dere yatağında bulunan tüm binalar yıkılacak” kararı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Yaylalar tarumar olmasın, onlar da güzelliğini korusun” sözlerinin yayınlandığı geçen hafta Karadeniz’e gittik.

Elektrik Mühendisleri Odası’nın (EMO) Karadeniz’e düzenlediği gezide vadiler üzerindeki HES’ler ve dere yatakları odanın mensupları, akademisyenler tarafından incelendi; biz de tanıklık yaptık. EMO Genel Başkanı Gazi İpek, “Burada HES’lerin yarattığı vahim bir tablo var” dedi. Bu konudaki görüş belirten birçok mühendis ‘olumsuz’lukları sıraladı. Akarsular üzerindeki HES’lerin planlanması, projelendirilmesi, su akarsu ve taşkın debileri ile ilgili hesaplamaların eksik ve yanlış olduğunu savundular. İnşaat mühendisi Ahmet Göksoy, “Dolayısıyla bu projelerin ne yatırımcısına ne kamuya ne de bölge halkına ve çevresine hiçbir faydası yoktur. Bu HES’lere, bu pahalı enerjiye Türkiye’nin ihtiyacı da yoktur” diye konuştu.

İlk gün Trabzon ve Giresun’daki HES’leri gezdik. Teknik gezide Angutlu HES, Çırakdamı HES ve Dereli HES ziyaret edildi ve çevreye etkileri incelendi. Başkan Gazi İpek buradaki açıklamasında son dönemde bölgede yaşanan sel felaketlerine dikkat çekti. Yaşanan sorunların tamamıyla HES’lerden kaynaklandığının söylenemeyeceğini ancak Türkiye’nin bugün enerji fazlası olduğunun da bir gerçek olarak ortada olduğunu belirten İpek, şu görüşleri dile getirdi:

“Türkiye enerji üretimi için daha fazla HES yapılmasına gerek olmayan bir noktaya geldi. EPDK’nın projeksiyonlarına göre mevcut yatırımlar 2030 yılına kadar tüm ihtiyacı karşılayabilecek düzeyde. Buna rağmen yatırım aşamasına olan çok fazla proje de var.”

Dağıtımdaki kayıp ve kaçak oranının uygun seviyeye çekilmesi ve enerji verimliliği ile çok ciddi bir kaynak sağlanabileceğine dikkat çeken İpek, bu iki sorun çözüldükten sonra hangi kaynaklardan enerji üretileceğinin gerçekçi biçimde planlanması gerektiğini vurguladı. Siyasal tercihlerle karar verildiğini anlatan İpek “Türkiye abartılı projeksiyonlarla abartılı yatırımlara yönlendiriliyor” dedi.

...................................................

YARIN: Nereleri gezdik? Mühendisler Erim Arıcı, Cemalettin Küçük, Erol Celepsoy tarafından “Hem ekonomik, hem de ekolojik hesap yapamıyoruz. Yaylalar betonlaştı. 10 yıl sonra Karadeniz diye bir şey kalmayacak, her dereye HES yapılması gerekmiyor” gibi vurgulamalar yapıldı. Araklı faciası neden oldu? Ordu HES’leri de uyarı bekliyor.

30 AĞUSTOS TÜRK HALKININ ARMAĞANIDIR

Türkiye son 150 yılda 3 büyük felaket yaşadı.

Birincisi 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşıdır. Biz bu savaşı 93 savaşı olarak biliriz. Daha sonra Balkan Savaşı ve 1. Dünya Savaşı. Bu savaşların hepsinden yenik çıktık. Bu süreçlerin Türk halkında yarattığı beşeri, moral, ekonomik tahribat halkımızın son İstiklal Savaşına bakışında olumsuzluklar göstermiştir. Bu olumsuzluklara rağmen 30 Ağustos zaferi, banisi olduğu Türk halkına, Türk ordusunun bir armağanıdır. Ve geleceğe tekrar ümit ve heyecanla bakmasını sağlamıştır.

Prof. Dr. Cengiz KUDAY

PALAMUT KAYIP GÖZLER HAMSİDE

1 EYLÜL’de başlayacak yeni av sezonunda palamutta ‘kısır sezon’ geçirileceği anlaşılıyor. Çingenepalamutunun hâlâ boy göstermemesi balıkçıları karamsarlığa itiyor. Bugünlerde palamutun çoktan avlanması gerekiyordu. Tekne kaptanları kadar balıkseverler de üzgün ve bir o kadar da umutsuz. Gözler ucuz fiyatı ile her bütçeye uygun hamsi ve mezgite çevrildi. Geçen sezon başı yüz güldüren, ancak deniz suyunun sıcak olmasından ötürü erkenden Gürcistan sularına göç eden hamsi bakalım yüzleri güldürecek mi? Balık türünün azalmasında en büyük etken bilinçsiz avlanma, denizlerin kirletilmesi, sıcaklığın artması değil mi? Yine de rastgele diyelim. Şükrü KARAMAN
 

YİNE BÜYÜKŞEHİR ATAMALARI

‘BİZ KONU MANKENİ DEĞİLİZ’

CHP’de tartışma kıpırtıları giderek artıyor. Gündemden düşmeyen esas tartışma konusu İBB’ye bağlı iştiraklerin yönetim kurulu başkanlıkları ve üyelerin atamaları... Bir partinin iç meselesine karışmamamız lazım, ancak örgütlerin seslerini dinleyen yok ki bize haber veriliyor.

Sorunun muhatabı biz olmamamız gerekiyor. Ama onların tarafından “Bizim hiçbir atamada bilgimiz yok, grup yönetimi olarak niye bize haber verilmiyor, anlamıyoruz. Biz konu mankeni değiliz” deniliyor. Genel merkez ve ilçe örgütlerinin de haberi olmuyormuş!

Soru şu: “Hani katılımcı demokratik yönetim şekli, hani tüm siyasi görüşler kucaklanacaktı?” Hemen arkasından da “Daha kendi meclis grubunu kucaklayamadı” şeklinde ‘iğneleme’ geliyor İmamoğlu’na... Bize de şöyle deniyor:

“Biz konu mankeni değiliz, Kadir Topbaş bile daha demokrat gözüküyordu. Gerektiğinde Erdoğan’a soracağını söyleyebiliyordu.”

Ayrıca İmamoğlu’nun atamalar için bir ‘seçici kurulu’ varmış. Bu kurulda kimlerin olduğunun bilinmemesi de şikâyet konusu oluyor.

CHP’de kazanlar giderek daha da kaynayacak gibi gözüküyor. Geçen pazar günü Yenikapı Avrasya Kültür Merkezi’ndeki toplantıya İmamoğlu’nun geç gelmesi üzerine Canan Kaftancıoğlu’nun “CHP İl Başkanı bekletilemez” demesi gerilim sayılabilir mi?

İBB 7. dönem ve daha öncesi
CHP grubu üyeleri il başkanlığı ile birlikte, İstanbul’un çeşitli bölgelerinde parsel bazında imar değişikliğine giden İBB iştiraki Kiptaş’ın yapmış olduğu uygulamaya karşı davalar açtılar; mecliste ret oyu kullandılar. Eski Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar,
Silivri sınırlarındaki plan değişikliklerine dava açtı. Eski CHP meclis üyesi Berke Merter’in Kiptaş’a açtığı imarın durumu ne olacak?

X