Türkiye gibi İstanbul’un da turizmdeki sorunu siyasidir

İSTANBUL Büyükşehir Belediyesi, İstanbul’un turizmdeki durumu, sorunları ve çözüm önerileri ile ilgili arama konferansı düzenledi. İstanbul ile ilgili bu toplantı neden Bursa’da yapıldı, tuhaf. Neyse, neler konuşulduğuna bakalım.

Haberin Devamı

Toplantıyı katılanlardan Fehmi Köfteoğlu’na sorduk. Dedi ki, “Türkiye’de olduğu gibi İstanbul’da da turizmde durum ve sorunların kaynağı ekonomik, sosyal ya de sektörel değil, siyasidirİstanbul’un; Boğaz’ı, Ayasofya, Sultanahmet, Kapalıçarşı, Mısır Çarşısı, Balat, Eyüp,  İstiklal Caddesi, Nevizade Sokağı, Galata Kulesi ve Meydanı, Kumkapı’sı.... Adalar, Topkapı Sarayı, Surları, Haliç’i ve diğer bütün turistik özellikleri yerinde duruyor, ama dün bunları görmek, buralardan keyif  almak için gelenler bir süreden beri artık gelmiyorsa o zaman bunun nedenini anlamak gerekir. Bunda dünyanın başında olan terörün elbette etkisi var. İstanbul gibi Paris, Brüksel, Londra ve başka şehirlerde de terör olayları yaşandı, ama bu şehirlerin hiçbirisi ile ilgili algı değişmedi.

Haberin Devamı

İstanbul’un ise algısı değişti. Bir otelci ‘Partnerlerinin onlara artık İran ile karşılaştırmalı sorular sorduğunu belirterek ‘İstanbul eskiden Paris, Amsterdam, Roma ile karşılaştırılıyordu, şimdi İran ile karşılaştırılıyor” dedi. Toplantıda konuşanlardan birkaç kişi casino’ların (Kumarhanelerin) açılmasını istedi. Ama moderatör Babüroğlu ustaca bir yaklaşımla, konunun öncelikler listesinde yer almasını baypas ettirdi.

Köfteoğlu’na göre arama konferansında İstanbul’un turizmdeki durumu ve yapılması gerekenler ile ilgili epey şey konuşuldu, durum tespiti ve talepler doğruydu, ama bunlar 5 yıl önce için de geçerli. Oysa bugün farklı bir durum var. Bugün bu durum konuşulmalı. Köfteoğlu, İstanbul’un turizmdeki durumu ile ilgili iki şey söylüyor.

1) Rahmet ve saygıyla andığım İstanbul âşığı, Türk Turing’in efsane başkanı Çelik Gülersoy’un deyimiyle, “İstanbul için turizmde diktatörce bir yönetime ihtiyaç var”.

2) “Dünya tek bir ülke olsaydı başkenti İstanbul olurdu” tarihi saptamasından yola çıkarak İstanbul havayolundan tarifeli seferler yanında charter ile denizyolu ve demiryolu ile dünyanın her yerinden ulaşılabilir hale getirilmeli.

Bunlar krizin neden olduğu sorunlar ve İstanbul’un günümüz ortamında turizmde yaşadığı sıkıntılara neden olan siyasi anlayış ve günübirlik yaklaşımdan bağımsız, esasa ilişkindir.

 

Haberin Devamı

EKONOMİYE UYARILAR!

 

- EVET, dolar fazla yükselmiyor, hatta düşüyor bile. Ama yurtiçi yerleşikler deli gibi dolar alıyor.Merkez Bankası döviz depo ihalesine 2 milyar doların altında teklif gelirken, artık teklifler 3-5 milyar doları aşıyor. Bu işte bir terslik olmalı... Referandum sonucu dolar alımlarını daha da artırdı.

- Bahar geldi. Karlar eriyip barajlar su dolmuş olacak ki, elektrik fiyatları ucuzlasın. O da ne? Fiyatlar bir türlü düşmüyor.

- Negatif faiz ile şişen kira ve emlak piyasasında çatlak sesler geliyor. Özellikle İstanbul’da konut fiyatları, bırakın artmayı düşüyor bile. Önce kiralar düştü, şimdi de fiyatlar.

Galiba beton ekonomisi de bitmek üzere. Yoksa gelecek felaketi kimse önleyemez.

Haberin Devamı

Yurtdışından ekonomik yardım isteklerimiz de bizi bir yere taşımaz. Lütfen gerçek sorunları artık korkusuzca tartışalım. Tartışma olmaz ise çözüm de olmaz, bilesiniz.

İbrahim KAHVECİ

 

BİLİYOR MUSUNUZ?

 

‘LEĞENİ AL GEL’

ŞANLIURFA Turizm Geliştirme Derneği, valilik, büyükşehir, Eyyübiye Belediyesi, ŞTSO, Ticaret Borsası, THY ve Urfa’daki otellerin desteği ile 12 Mayıs tarihinde 200 kadının Urfa müzikleri eşliğinde aynı anda yoğuracağı çiğköfte ile ‘Dünya Kadın Rekorları’na girmek için cuma günü ‘Leğeni al gel’ etkinliği düzenleneceğini...

 

TÜİK’İN EN MUTLU ŞEHRİ SİNOP’U MUTSUZ YAPTILAR

 

Sinop aydın ve demokrat bir kent... İstanbul’daki nüfus sıralamasında (Sivas, Kastamonu, Malatya’dan sonra) 4. sırada yer alıyor. İstanbul’dan başka Ankara’daki etkinliğe katılma kararı alınmış.

Haberin Devamı

Tanıtım Günlerinde Sinop’un ürünleri de yer alıyor; esnafa bir yerde katkı da sağlıyor, yerel ürünleri Ankara’da sattığı için...

Organizasyonu yapan firma, sanatçı olarak Onur Akın ve Selçuk Balcı’yı da programa dahil ediyor.

Vali Yardımcısı Adem Ergül, Sinop İl Kültür Müdürü İrfan Göz listeyi kabul ediyor. Onlar da Vali Hasan İpek’e soruyorlar; o da kabul ediyor. Daha sonra neden karardan dönüldü?

Hatta Çankaya Belediyesi’nden ses düzeni temin ediyorlar. Etkinliğe iki gün kala iptal kararı geliyor.

Ancak, Gezi olaylarında Onur Akın’ın marş yazdığı için iptal edildiği halk arasında konuşuluyor. Hani Sinop ‘mutluluğun başkenti’ idi (TÜİK, 2015 ve 2016 yıllarındaki araştırmasına göre)...

Haberin Devamı

Sinop Belediye Başkanı CHP’li Baki Ergül olanlara ne desin? Sinop Kalesi’nden kendisini denize mi atsın!

Valilik İktidar partisinin ‘talimatlarını’ sonradan nasıl reddediyor? Önce kabul etmişken...

Organizasyon firması, Onur Akın’ın neden istenmediğini söyleyemiyor; çünkü sonra ona bir daha iş vermezler.

Ankara’daki etkinliğe kimler mi katılacaklardı? Kaymakamlar, belediye başkanları, STK’lar...

Hepsi hazırlık yapmışlardı.

Koskoca bir ilin tanıtımı iptal edilince ne olur? Örneğin bir mantıcı esnafın “Ben 100 kilo mal hazırlamıştım...Şimdi ben bunu ne yapacağım” diye ağlaşması o siyasi iradeyi hiç düşündürmez mi?

İnternet siteleri “Vali Bey açıklama yapmalıdır” diye soruyor, ama hiç ses yok.

Sinop’a yazık değil mi?

 

 

NEYİN KURTULUŞU VE DİRİLİŞİ; ERTUĞRUL BEY VE ASKERLERİ

 

KAMU Kurum ve Kuruluşlarında çalışan Personelin Kılık ve Kıyafetine Dair Yönetmelikte değişikllik yapılması, Milli Savunma Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca 31.10.2016 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe girdi.

Yönetmeliğin 6. maddesinde yapılan değişiklik ile; TSK görev yapanlar kapsamı sözleşmeli personeli de içine alacak biçimde genişletildi.

Aynı maddenin eski halinde, Emniyet Hizmetleri Sınıfına mensup olanlar, hakimler, savcılar, TSK görev yapanlar ilgili kurum ve kuruluşun özel yönetmeliklerinde belirtilen usul ve esaslara tabi iken, yeni düzenleme ile kılık kıyafet konusunda kurumsal farklılık ortadan kaldırıldı.

Askeri personelin kılık kıyafetini iktidar meşrebine göre düzenleme amaçlı bu değişimin sonuçları kendini gösteriyor..

Son olarak, Bilecik Söğüt’te bulunan Osmanlının kurucusu Osman Bey’in babası Ertuğrul Gazi’nin türbesindeki askerler, saygı nöbeti tutarken ‘Alp kıyafeti’ne bürünmüşler..

Projenin fikir babası Vali, ‘Diriliş ve Kurtuluş’ ruhundan bahsetmiş....

Kayı Boyu Ertuğrul Gazi Alp Kıyafeti, %100 orijinal kuzu ve dana derisinden yapılıyor.

Sakalsız Alp nöbetçisi yok, kafaya da kuzu derisinden börk giyiliyor.

Askeri dikimevlerinde dikilen çakı gibi askeri üniformaların yerine, ‘Alp kıyafet’ giyinmenin, tarihi bir mesajı olabilir de, bu devirde, neyin ‘Dirilişi’ neyin “Kurtuluşu’...

1909‘dan bu yana, askerler aba kumaştan, subaylar ise, şayaktan imal edilmiş haki renkli üniformalar giyiyor.

Kurtuluş Savaşı da, bu üniformalar ile yapıldı, Türkiye Cumhuriyetinin dirilişi de aynı haki abalıların, şayaklıların omuzlarında yükseldi, kuzu derisinden, dana derisinden tören giysileri ile değil...

Afet İNANMIŞ

Yazarın Tüm Yazıları