"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

‘Tuğçe = Medeni cesaret iyi kalplilik, saygı’

GÜNLERDİR Almanya’nın gündemi 23 yaşındaki Tuğçe Albayrak...

İki hafta önce cumartesi akşamı Offenbach kentinde arkadaşlarıyla gittiği Mc Donald’s şubesinde, bir Sırp gencinin taciz ettiği iki Alman kızını kurtarması hayatına mal oldu... Almanya hem Tuğçe’ye ağlıyor hem de Tuğçe’nin olay akşamı iki kızın “Yardım edin” imdatlarını işitir işitmez bir an bile duraksamadan gösterdiği “medeni cesareti” konuşuyor.
Anadolu’dan Almanya’ya gelen bir ailenin üç evladından biri olan Tuğçe, 23. yaş gününde yaşama veda etti. Almanya’nın Giessen Üniversitesi’nde öğretmen olmak için okuyordu. Tuğçe hafta sonlarında harçlığını çıkarmak için yakındaki Steinau an der Strasse kasabasında ‘Brathaehnchenfarm’ isimli ünlü tavuk restoranında çalışıyormuş... Frankfurt’ta oturan bir dostumuz anlattı; ağustos ayında o restorana gitmişler. Tuğçe’yle kısa bir süre de olsa sohbet etmişler. “Biz hemen aynı yaşlardaki kızlarımızdan bahsetmiştik, o da bize üniversiteden, eğitiminden konuşmuştu” dediler.
Almanya Cumhurbaşkanı Joachim Gauck da yayınladığı taziye mesajında Tuğçe’nin medeni bir cesaret gösterdiğini belirterek “Başkalarının yüzlerini çevirdiği yerde Tuğçe örnek bir şekilde yüreklilik ve medeni cesaret göstermiş ve şiddet mağdurlarının yanında durmuştur” dedi. Tuğçe’ye Alman Liyakat Nişanı verilmesi için açılan imza kampanyasında 100 bini aşkın imza toplandı.
Tuğçe ile ilgili günlerdir yazılıyor. Savcılık olayı araştırıyor. Tuğçe’nin tacizden kurtardığı iki Alman kız ile diğer görgü tanıklarının ifadeleri alındı. Güvenlik kamerasında, saldırganların Mc Donalds şubesinden çıkan Tuğçe’nin bulunduğu yere yönelmesi ve yaşanan itişmelerin ardından saldırıya uğrayan Tuğçe’nin yere yığılması görülüyor.
Tanıyan tanımayan herkes üzüntülü... Geçen hafta Bundesliga’da Frankfurt’un golünü atan Seferovic, attığı golden sonra formasının altındaki “Tuğçe = Medeni cesaret, melek, cesaret, saygı” yazan tişörtünü gösterdi. 23’üncü doğum günü olan cuma günü yaşam destek ünitesi kapatılan Tuğçe, bağışladığı kalbi, böbrekleri ve karaciğeri ile başka insanlara ‘can vererek’ tüm Almanya’nın kalbine taht kurdu.


KORKU ÖLÜME GÖTÜRÜR


Tuğçe, yaşadıkları kasabaya yakın Bad Soden-Salmünster köyünde bugün toprağa verilecek... Romalı filozof Lucius Annaeus Seneca’yı duymuşsunuzdur. Geride sayısız eser bırakmış; bir eserinde der ki:
“Medeni cesaret kişiyi yıldızlara götürür, korku ise ölüme.” Erdemli bir kız olan Tuğçe, gösterdiği medeni cesaret ile ölmedi...
Bizimkiler şu ana kadar bir taziye mesajı yayınlamadılar. Bırakın Türkiye’den bir bakanı, bugünkü cenazeye hiç olmazsa Berlin Büyükelçimiz gitmeli diye bekleniyor. Yoksa Tuğçe ‘Gezi’cilerden mi?

Haşim Kılıç fitili ateşledi...

ANAYASA Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç fitili ateşledi. Anayasa Mahkemesi’nin, temel bir insan hakkı olan seçme ve seçilme hakkının ihlal edilip edilmediğinin tespitine engel bir hüküm bulunmamaktadır. Sorun, insan hakkı ihlalinin var olduğunun tespiti halinde ortaya çıkacaktır. Anayasa Mahkemesi’nin, hak ihlalini karara geçirip, benden bu kadar, gerisi size kalmış diyerek topu Meclis’e atması halinde dahi acilen bir çözüm formülü gerekecektir. Yüksek mahkemenin, ‘temel bir insan hakkı ihlali vardır’ kararına rağmen, hakları ihlal edilmiş seçmenlerini katıldıkları veya katılamadıkları seçimin “meşruiyet tartışması” kaçınılmazdır. S.Ö.

İktidara ‘zihniyet değişikliği’ çağrısı yapıldı, imza kampanyası açıldı


Medeni Kanun’a sahip çıkıyoruz


MEDENİ Kanun’un kabulünün laik hukukun ve demokratikleşmenin ilk adımı olduğunu savunan İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği (İKKB) yaşanan hak ihlalleri için bir imza kampanyası başlattı.
Kadın-erkek eşitsizliğinin bir demokrasi meselesi olarak ele alınması gerektiğini vurgulayan İKKB Genel Koordinatörü Nazan Moroğlu, Ankara’ya ve yerel otoritelere zihniyet değişikliği çağrısında bulundu.
Türk Medeni Kanunu’nun uygulanmasında yaşanan aksaklıklar konusundaki görüşlerini paylaşmak amacıyla dün düzenlenen toplantıda,
Medeni Kanun’un kabulünün laik hukukun ve demokratikleşmenin ilk adımı olduğunu vurgulayan Nazan Moroğlu, günümüzdeki uygulamalarla bu kanunla ilgili kazanımların yok sayıldığı konusundaki kaygılarını dile getirdi. Medeni Kanun ile resmi nikâh, tekeşlilik, evlilik yaşı, kız ve erkek çocuklara eşit miras hakkı, boşanmada eşit haklar ve hâkim kararı ile boşanma gibi hakların güvence altına alındığını vurgulayan Nazan Moroğlu, politikacıların ve yöneticilerin bu kanunu yok sayan açıklamalarını eleştirdi.


Resmi nikâh dışı evliliklerin meşru görüldüğünü, basının çok eşliliği meşru gösteren yayınlar yaptığını ve çocuk yaşta evliliklerin azalmadığını ifade eden Moroğlu, kadın haklarının yasal mevzuatların ötesinde uygulamalarla güvence altına alınması gerektiğini söyledi.
Moroğlu, Ankara’ya ve yerel otoritelere çağrıda bulunarak; “Kadın erkek eşitsizliğinin bir demokrasi meselesi olarak ele alınmasına ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasına yönelik zihniyet değişikliğine acilen ihtiyaç var” şeklinde konuştu.


19. EĞİTİM ŞURASINA DİKKAT


Toplantıda söz alan İKKB kurucusu Prof. Dr. Necla Arat ise Medeni Kanun’un getirdiği olumlu hakların laik eğitim düzeni yok olduğu takdirde uygulanamayacağını vurgulayarak şunları söyledi:
“19. Milli Eğitim şurasına dikkat etmek gerekiyor. Şura’nın talebi, yuvalardan başlamak üzere ilköğretimin tüm sınıflarında din derslerinin olması yönünde. Bunun yanı sıra velilerin istemediği gerekçesiyle karma eğitimin sonlanması, kız ve erkek okullarının ayrı olması isteniyor. Bir de turizm meslek yüksek okullarında içki hazırlama ve kokteyl hazırlama derslerinin müfredattan kaldırılması talep ediliyor. Bunlara tek tek bakıldığında her zaman savundukları gibi “ayrıntı” deniliyor. Ancak bu ayrıntılar büyük bir orman yangınını başlatabilirler.”


Asgari ücrete 1 simit pazarı



- BUGÜN toplanacak Asgari Ücret Tespit Komisyonu’ndan çalışanlar yine umutsuz. Çünkü hükümet, masaya asgari ücrete günlük 1 lira, yani 1 simit tutarı kadar bir zam önerisi ile oturacak.


Dünya Engelliler Günü



- CHP Engelliler Üst Kurulu, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü bağlamında Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun da katılımıyla MKM’de bir etkinlik düzenliyor. CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, TBMM Başkanı Cemil Çiçek’e “TBMM Halkla İlişkiler Binası akıllı bina olarak inşa edilmiş midir?” diye sordu.


Dolandırıcılık ülkedeki en iyi meslek!



ESKİ reklamcı ve işadamı Nail Keçili, dün sabah tepesi atmış ve “Dolandırıcılık ülkedeki en iyi meslek” kendi ismini taşıyan blogunda paralarının elinden nasıl gittiğini eski iş yaptığı işadamlarını suçlayarak anlatırken, ‘Aksaray’ binasını, uçağı, arabaları eleştirenlere karşı çıkarak “Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan doğru yapmış ve yapmaktadır. Göreceksiniz bir gün bu cumhurbaşkanlığı sarayı da, devletin yeni uçağı da az ve küçük gelecektir. Biz yaşımız itibari ile o zaman çoktan göğe uçmuş olacağız ama Türkiye büyük Atatürk’ün söylediği gibi ilelebet payidar kalacaktır” diyor.


3 Aralık: Dünya Engelliler Günü



ENGELLİLERİN sosyal hayatlarında yaşadıkları sıkıntıya dikkat çeken CHP İstanbul Milletvekili Av. Mahmut TANAL, Meclis Başkanı Cemil Çiçek’e verdiği yazılı soru önergesi ile ‘akıllı bina’ olarak lanse edilen TBMM Yeni Halkla İlişkiler binasında engelli bir vatandaşın kendisine refakat eden biri olmadan görüşmek istediği Milletvekili odasına ulaşmasının neden mümkün olmadığını sordu. Engelli vatandaşlar için en büyük sıkıntılardan birinin erişebilirlik olduğunun altını çizen Tanal, engelli vatandaşlarımız için kolaylaştırıcı uygulamalar yapılarak önlerindeki engelleri ortadan kaldırmak gerektiğini belirtti. Engelli vatandaşlarımız için faydalı olan projeler bütün toplum için faydalı olacak projelerdir.

Mahmut Tanal’ın Meclis Başkanı Cemil Çiçek’e yönelttiği sorular şu şekilde:

TBMM Halkla İlişkiler Binası akıllı bina olarak inşa edilmiş midir?
Akıllı bina olarak inşa edilen Halkla İlişkiler Binasında engelliler için herhangi bir uygulama söz konusu mudur?
Görme engelli bir vatandaşın Halkla İlişkiler Binasında kendisine refakat eden görevli olmaksızın Milletvekili odalarına ulaşması mümkün müdür?
Görme engelli vatandaşların bina içerisindeki dolaşımını mümkün kılmak adına sarı çizgilerden konmamış olması akıllı binanın bir eksikliği değil midir?
Görme engelli vatandaşlara kolaylık sağlayacak uygulamaların bina içerisinde hayata geçirilmesi düşünülmekte midir? Böyle bir düşünce şayet yoksa bunun hukuki gerekçesi nedir?


KILIÇDARĞLU, BEŞİKTAŞ’TA



CHP Engelliler Üst Kurulu, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü bağlamında Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun da katılımıyla bir etkinlik düzenliyor. Bugün saat 13.00’te başlayacak ve Akatlar Mustafa Kemal Kültür Merkezi’nde iki bölüm halinde gerçekleşecek etkinliğin ilk bölümünde kendisi de engelli olan CHP İstanbul İl Başkan Yardımcısı Sinan Karahan’ın yönettiği “İlle de Yaşamak” adlı belgesel gösterilecek. “Engellilerin Önünde Duran En Büyük Engel: Engelsizler!” alt başlıklı belgesel gösterimi sonrasında, ikinci bölüm ise “Kemal Kılıçdaroğlu Engellileri Dinliyor ve Sorularını Cevaplıyor” adını taşıyor. Bu bölümde, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, etkinliğe katılan engellilerin sorularını yanıtlayacak.
(Mustafa Kemal Kültür Merkezi: Akatlar, Uğur Mumcu Cad. No: 8, Beşiktaş)


ENGELE ‘HAYIR’ MAÇI


BAKIRKÖY Belediyesi, sosyal sorumluluk projesi kapsamında 3 Aralık’ta (bugün) Dünya Engelliler Günü’nde bir gösteri maçı gerçekleştiriyor.
Kamuoyunda duyarlılığı artırmak amacıyla düzenlenen maç; Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim, Hasan Şaş, Ümit Davala, Oktay Derelioğlu, İlker Yağcıoğlu ve Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu’ndan oluşan şöhretler takımı ile Ampüte Ligi’nde Bakırköy Belediyesi’nin sponsoru olduğu İstanbul Özürlüler Spor Kulübü arasında oynanacak.
Bakırköy Belediyesi Atatürk Spor ve Yaşam Köyü’nde yapılacak “Engele Hayır!” karşılaşması bugün11.00’de gerçekleşecek. Başkan Kerimoğlu, bütün İstanbulluları karşılaşmaya davet etti.
(Bakırköy Adliyesi ve Bakırköy Cumartesi Pazarı altı)


Asgari ücretliye 1 simit parası



BUGÜN toplanacak Asgari Ücret Tespit Komisyonu’ndan çalışanlar yine umutsuz. Çünkü hükümet, masaya asgari ücrete günlük 1 lira, yani 1 simit tutarı kadar bir zam önerisi ile oturacak.
2015 Yılı Programına göre asgari ücrete 1 Ocak ile 1 Temmuz’dan geçerli olmak üzere 6 aylık dilimler halinde yüzde 3’er oranında zam yapılması öngörülüyor.
Aileleri ile birlikte 20 milyonluk bir kitleyi ilgilendiren asgari ücretli önümüzdeki yıl da açlıkla mücadele edecek.
15 kişiden oluşan Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nda muhtemelen bu yıl da bildik senaryo hayata geçirilecek, işçinin muhalefetine karşılık, ‘’kaynaklar elvermiyor’’ gerekçesiyle hükümet ve işveren oyları ile
2015 yılında uygulanacak yeni ücret belirlenecek.
Sanırım hükümet geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da yüzde 3’ün bir miktar üzerine çıkarak, işveren temsilcilerinin desteği ile yeni ücreti açıklayacak.
Asgari ücret pazarlığında her yıl, ‘’bütçeden bu kadar pay ayrıldı, ‘’daha fazlası bütçeyi zorlar’’ gerekçesiyle aynı senaryo, aynı komedi sergileniyor.
Komisyona işçi temsilcisi olarak katılan Türk-İş haklı olarak asgari ücretin tespitinde tek işçinin değil, en az dört kişilik ailenin geçim standardının dikkate alınmasını, yeni ücretin en az 1447 lira olmasını talep ediyor. DİSK ise yeni ücretin net 1800 liraya yükseltilmesini istiyor..
Halen brüt 1134, net 891 lira olan asgari ücrete temmuzda yapılan yüzde 5.88’lik artış, elektrik ve doğalgaza yapılan yüzde 9 zam ile birlikte eridi, Bu ücretle çalışanlar cebinden yemeye başladı.
Komisyonun, bunları da gözönünde bulundurarak asgari ücrete yüzde 10’nun üzerinde zam yapması gerekiyor.
Ak Saray ve yeni uçak için bütçeden 1.8 milyar lira harcanıyor, asgari ücretliye yüzde 3 zam öngörülüyor.
Yıllardır aralıklı olarak gündeme getirilen, asgari ücretin vergi dışı bırakılması neden hayata geçirilemiyor?
Şükrü KARAMAN

X