"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Sırça köşkün koltuk sevdalıları CHP’yi karanlığa itiyorlar

Ekonomide sıkıntılı günler yaşanıyor. 1000 dolayında şirketin konkordato istemesi sıkıntıyı ortaya koyuyor. Böyle bir ortamda CHP seçimi kazanmak mı istemiyor?

Seçimi yine AKP mi kazanacak? CHP Genel Merkezi’ne yönelik çok eleştiri geliyor. Birçok üye ve aday adayları ‘üzüntü’ içindeler. CHP, geçen haftaki eğilim yoklamalarını bir anda iptal etti. Artık sona kalan listeleri, -meclis üyelikleri de dahil- genel merkez hazırlayacak...

Peki, örgüte nasıl “Git çalış, bayrak as, sahalarda beraber yürüyelim” denilecek, düşünen yok.

Partinin bu konudaki genelgelerini hazırlayıp gönderen Akif Hamzaçebi’ye nasıl saygı gösterecek örgüt? Aksini düşünürsek, Hamzaçebi imza attığı genelgesine niye sahip çıkmadı?

SESSİZ KLİKLER

CHP, hiç bu seçimdeki kadar demokrat olmadı; Genel Sekreter Hamzaçebi de “Eğilim yoklamasını niçin kaldırıyoruz?” demedi; MYK üyeleri de sessiz kaldı. Tarih bu sessizleri unutmayacak. CHP içinde ‘sessiz klikler’ deniyor bunlara.

Kılıçdaroğlu’na ‘tek adam’ denilirken, CHP’ye ‘antidemokrat’ suçlamaları yöneltiliyor. Bunun sonucunda da insanlar aday oluyor, ancak nasıl seçileceklerinin yöntemini, usulünü bilmiyorlar.

AKP’ye bakalım, ne yapıyor? Tüm üyelerini toplayıp elektronik ortamda Türkiye genelinde aday adaylarını temayül yoklaması ile belirledi. Hatta bazı bölgelerde eğilim yoklaması bile yaptı. CHP, bütün bunlar için AKP’nin elini güçlendiriyor.

CHP’nin ne eğilim, ne merkez yoklaması, ne de -geçen dönemki- beş kişilik komisyonu var. Eskiden aday belirlemeler ahbap-çavuş ilişkileri üzerinden yürürdü; şimdi o denklem bile yok. Kimse de Kılıçdaroğlu’nun ne düşündüğünü bilmiyor. Bütün işler böyle yürüyecekse, Muharrem İnce, Gürsel Tekin, Tuncay Özkan, Abdüllatif Şener, İlhan Kesici ve Akif Hamzaçebi’nin çabalarına ne gerek vardı? CHP’nin İstanbul adayı Ekrem İmamoğlu’nun geçenlerde bir demecinde “Ben genel başkandan sinyali 2017’de aldım” demesi trajik bir durum değil mi?

ŞİMŞEK VE MAHRUKİ

AKUT’un kurucusu üyesi ve onursal başkanı Nasuh Mahruki ile eski CHP İl Başkanı Berhan Şimşek’in adları ortaya düştü. Nasuh Mahruki’nin doğup halen oturduğu Beşiktaş’a CHPden adaylığı için bir grup aydın ve sanatçı Kılıçdaroğlu nezdinde girişimlerde bulunmaya başladı. Mahruki, “Beşiktaş’ın aydınlarına sanatçılarına çok teşekkür ederim. Bence yerel yönetimlere aday olacak kişiler gerçekten de bölgenin yerlisi olmalı veya çocukluğu orada geçmiş veya orada okumuş olmalı” dedi. Mahruki’ye 2014 seçiminde Kadıköyden aday olması için 04.30’da öneri yapılmış; ancak bu öneri yerine getirilmemişti.

Siyasette ‘Üsküdar alınmadan büyükşehir kazanılamaz’ diye bir söz vardır... Üsküdar’ı hangi parti alırsa büyükşehiri de o kazanır. Eski il başkanı ve milletvekili Berhan Şimşek’in adı kulislerde geçiyor. CHP örgütü heyecanlı bir biçimde, bu kez Üsküdar’ı kazandıracak ‘kurtarıcısı’nı bekliyor. Bu ismin de Şimşek olduğu açıkça ifade ediliyor.

Meral Akşener’in Üsküdar, Şile, Bayrampaşa ve Küçükçekmece’yi istediği biliniyor. CHP’nin kazanmaya çok yakın olduğu ilçelerde ısrarcı olmasının nedeni açık da, İYİ Parti bu sırtları aşabilir mi? Akşener’in Eyüp’ü özellikle istediği ve Ferzan Özer’i aday göstereceği konuşulurken, Özer ise bu teklifi kabul etmeyerek CHP’den aday olması halinde ‘kazanabileceği’ni ifade ediyor. Çekmeköy’ü ise hiç sormayın... Belde iken belediye başkanlığı yapan Hüseyin Avni Sipahi, ihraç edildiği CHP Beşiktaş’tan adaylık konusunda umudu kesince İYİ Parti ile temaslarını güçlendirmeye çalışıyor. Sipahi’nin İYİ Parti’den aday gösterilmesi durumunda mücadelenin eski CHP adayı Hüseyin Kızıltaş ve şimdiki Belediye Başkanı AKP’li Ahmet Poyraz arasında geçebileceği konuşuluyor.

TUNÇ SOYER TARTIŞILIYOR

CHP’nin İzmir Büyükşehir adaylarından Tunç Soyer’in son günlerde bir anda adı öne çıktı. Kendisini yakından tanıyan veya dışardan tanıyanlar, hakkında farklı değerlendirmeler yapıyor. Onu yakından tanıyan araştırmacı bir siyaset bilimciye sorduk. “CHP istediği kişiyi aday yapabilir. Tunç Soyer’i bile yapabilir. Ancak aday yaptıkları ve oy verecekleri kişilerin gerçek ile maskeler arasındaki farklı bilmeleri de seçmenin hakkıdır.”

Zaten ismi gündeme gelince pek çok bilgi ve belgelere boğulduk. Kişisel meselelere girmeden ‘siyaset’ açısından denilenler şunlar: Başkan olduğu ilçenin merkezinde hiç çalışmadığı...

Belediyenin büyük taşınmazlarının yok pahasına satıldığı, belediyeye buna rağmen icra üstüne icra geldiği... Sahibi olduğu otelin arsasının belediye başkanı olduğu belediyeye ait olup, daha sonra arsanın da otelin de şahsı tarafından satıldığı...

Başkanı olduğu SODEM’in CHP’li belediyelerden alınan paralarla sadece yurtdışı gezileri yaptığı ve CHP’li belediye başkanlarına bolca ödül verdiği, anket firmalarını ve SODEM üzerinden partiyi manipüle ettiği söyleniyor.

BÜLENT AKARCALI’NIN, EXPO 2016 İÇİN ÖNERİSİ

SAĞLIK Turizmi yalnız hastanede tedavi değildir ve çok çeşitli alanları kapsar; Fizik tedavi, spa, rehabilitasyon yani bir hastalık veya kazadan sonra vücudun normal yaşama alıştırılması, zayıflama, engelli eğitimi ve buna benzer çok sayıda alanı kapsar.

Böyle bir proje için çok ciddi firmalar bu işe talip olur ancak EXPO alan ve binalarının bu amaca uygun hale getirilip bu şekilde değerlendirilmesi için aynı zamanda maddi açıdan gerçekçi olmak lazımdır.

sağlıklı yaşam projesi dahil olmak üzere burayı kim ne için kullanmak istese de çok ciddi yatırım yapmak zorundadır.

Dolayısıyla kimse önce büyük yatırımı yapıp işletmeye almadan ve para kazanmadan her yıl büyük miktarda kira vermeye de yanaşmaz. Zaten şu anda oranın Devlete yıllık maliyeti bakım onarım personel elektrik su vesaire 10 milyon liradan aşağı değildir sanırım.

Dolayısıyla buranın 5 yıl ödemesiz 5 yıldan sonra da karın yüzde yirmi beşi ne Tarım Bakanlığı’nın ortak olacağı ve işletmenin bütün hesaplarının uluslararası bir mali müşavirlik şirketinin denetiminde bulunacağı ve yönetimin kurulunda en azından Sağlık Bakanlığı temsilen profesyonel isimlerin de bulunacağında peşinen belirlenecek bir anlayış ile burayı Antalya’ya Türk turizmine rahatlıkla kazandırırız.

İlk adımda buraya yeni bir Konaklama Tesisi yapmak da gerekmez. Civardaki konaklama tesislerinden insanlar düzenli kalkacak otobüs ve minibüsler götürüp getiririler.

Expo 2016’yı bu anlayışla değerlendirmeye alırsak 2020 yılında burası işler hale gelir.

Bülent AKARCALI

X