"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

‘Rüşvet’ soruşturmasını hükümet neden yapmaz?

CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, Başbakan Ahmet Davutoğlu’na soruyor:

Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulu tarafından Adalet Bakanlığı’na gönderilen 26.12.2012 tarihli yazı ve eklerine göre; aralarında Daimler AG’nin de bulunduğu yabancı şirketlerin muhtelif ülkelerde rüşvet verdiklerine ilişkin olarak uluslararası basın ve yayın organlarında çıkan haberler üzerine ABD’de adli soruşturma başlatılmış, soruşturma dosyasındaki bulguların somut olması sebebiyle firma 180 milyon dolar ödeme yaparak soruşturmanın sonlandırılmasını sağlamıştır.
ABD’deki soruşturma dosyasına göre, bu firmalar 22 ülkede rüşvet dağıtmışlardır. Rüşvet dağıtılan ülkeler arasında Türkiye de vardır. Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü’nün; 4-2-AS-2012 sayılı bilgi notuna göre; İstanbul ve İzmir büyükşehir belediyeleriyle, İçişleri Bakanlığı, Dilovası Belediyesi, Malatya Belediyesi, Kara Kuvvetleri Komutanlığı ve İETT bünyesinde 1997 ila 2006 yılları arasında otobüs alımlarında rüşvet dağıtılmıştır. Ayrıca, Ankara Büyükşehir bünyesinde 1998’de 250 otobüs alımında belediye başkanına otobüs başına 3315 Alman markı rüşvet verilmiştir.

- İddia ve bulgular, tarafımızdan 8 Aralık tarihinden bu yana dile getirilmektedir. Dönemin Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Ankara BB Başkanlığı dışındaki Kurumlarla ilgili olarak İstanbul Başsavcılığına suç duyurusunun yapıldığını ifade etmiştir. İstanbul Başsavcılığının 24.04.2013 tarih-2013/22604-2013/23694 sayılı kararıyla ve zamanaşımı gerekçesiyle takipsizlik kararı verdiği bir vakıadır.



ANKARA’YA İŞLEM YOK



- Bu kararın yerindeliği bir tarafa; Ankara BB Başkanı ile ilgili olarak, gerek idari ve gerek adli anlamda hiçbir işlemin yapılmadığı da bir vakıadır. Bu sebepledir ki olay tarafımızdan 16 Aralık 2014’de Ankara Başsavcılığı nezdinde suç duyurusuna konu yapılmıştır.
Önemle ifade ediyoruz; olayın boyutu, suç tarihlerinin temadi etmesi, mevcut bulgular karşısında; evrakların SPK ve Adalet Bakanlığına intikal ettiği 2012’de zamanaşımının dolması söz konusu değildir. Salt bu boyutuyla bile; görevi kötüye kullanma ve rüşvetin himaye edilmesi söz konusudur. Başbakanlığın suç duyurusu yapması gerekirken bu sorumluluklar yerine getirilmemiştir.
Tüm bu yasal ihlâller tarafımızdan takip edilirken, örgütlü yapının varlığına rağmen; Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından neden idari soruşturma yapılmamıştır? Bundan böyle yapılacak mıdır?) İdari soruşturmanın ve bağlı olarak adli soruşturmanın yapılmasını engelleyen başta Başbakanlık Müsteşarı ve diğer yetkililer olmak üzere, tüm sorumlular yönünden görevi kötüye kullanma ve sair ihlâller sebebiyle; idari ve adli soruşturma sürecini bundan böyle başlatacak mısınız?”


‘Rüşvet’ soruşturmasını hükümet neden yapmaz



TCDD’den de ‘Türkiye’ gitti

ANKARA TCDD önünden geçerken dikkatimi çekti, ‘TCDD’ ibaresi kaldırılmış, sadece ‘Ankara Garı’ yazıyor. Eski fotoğrafla yenisi yan yana; bakın!
Değişim-dönüşüm süreci bu, böyle buharlaşıyoruz. Her yıl Cumhuriyet ağacımızın bir dalını kıra kıra bugünlere getirildik.
Lütfen çocuklarınıza bunları anlatın. Yakında basılı belgeleri yok edecekler, akıllarına yazın bunları. Bir de bu trenlerin Kuvayımilliye’ye asker ve yardım taşıdıklarını anlatın. Ankara’ya ulaşan bütün tren istasyonlarında adları yaşatılan Kuvayımilliye kahramanlarımız var.
Sevgili okur, sembollerimiz yok edilirken bunun ne anlama geldiğini herkese gösterin. Hatta, ilk ayet ‘OKU’ çağrısı Kuran’da bence bu anlamdadır: “Gör, bak, anla, anlat.” Mahiye MORGÜL


Bedelli askerlikte Avrupa Türkleri neden beklemede!?

ALMANYA’dan ‘bedelli’ meselesine ilişkin bir yakınma şöyle: 10 Aralık 2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren bedelli askerlik ile ilgili kanunda; kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki ay içinde askerlik şubelerine veya yurtdışı temsilciliklerine başvurmaları ve 18 bin Türk lirası veya TC Merkez Bankası döviz satış kuruna göre ödeme tarihindeki karşılığı kadar konvertibl yabancı ülke parasını defaten ödemeleri şartıyla temel askerlik eğitimine tabi tutulmaksızın askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılırlar yazıyor. Bedelli askerlikte son başvuru tarihi 13 Şubat 2015...
Yurtiçinde parayı yatıranlar askerlik şubesine gittiklerinde ellerinde ‘Yukarıda kimlik bilgileri yazılı yükümlü 1111 sayılı Askerlik Kanunu’nun geçici 52’nci maddesi hükmü gereği bedelli askerlik uygulamasına ilişkin yükümlülüğü tamamladığından askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılmıştır’ yazılı bedelli askerlik hizmet belgesi ile çıkıyorlar.
Yurtdışında parayı yatıranlar ise konsolosluklara gittiklerinde, sadece belgeleri teslim edebiliyorlar, karşılığında hiçbir belge alamıyorlar. Konsolosluklar ‘size 2-3 ay içinde kâğıt gelecek’ diyerek gönderiyorlar.
Yurtdışındaki yükümlü 2-3 ay merak içinde neden beklemek zorunda? Konsolosluklar neden bu belgeyi veremiyorlar?
Konsolosluk yetkili değilse, veremiyorsa, Milli Savunma Bakanlığı neden en geç 2 gün sonra bu belgeyi internet ortamından yükümlüye ya da konsolosluğa veremiyor? Kaldı ki, konsolosun ve askerlik şubesinin gördükleri aynı! Üç dekont ve kişinin kendisi! Sonrasındaki tek fark askerlik şubesinde bilgi işlemde ‘e-devlet’e girip işlem yapıyorlar. Halbuki aynı sistem konsolosluklarda da var!” O halde bu farklı uygulama neden?


BİLİYOR MUSUNUZ?

CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın, Maliye Bakanı ve Çevre Şehircilik Bakanlığı’na ”Kızılay, Saraçoğlu (Namık Kemal) Mahallesi, Cumhuriyet’in ilk toplu konut projesi olması sebebiyle tarihi bir öneme sahip değil midir? Mezkur mahalle ilk olarak Şubat 2013 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla hiçbir bilirkişi raporuna başvurulmaksızın riskli alan ilan edilmiş midir? Bu kararın hukuki gerekçesi nedir?” diye sorduğunu...


Çataklar dolduruluyor!

İSTANBUL Büyükşehir Belediyesi’nin programına aldığı Seyrantepe’deki hizmet binasında 70 bin kişi çalışacak... Galatasaray Stadı’nın getirdiği yükün dışında sağlık tesisleri (Şişli Etfal’in) onların yanlarındaki rezidans ve konut projeleri, FSM Köprüsü çıkışındaki Seyrantepe’ye büyük yük getirecek. İBB binası 65 kat olurken, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Dikine mimari bizim geleneklerimize aykırı. İnsanlar toprağa ne kadar yakın olursa o kadar binalar değerli olur” demesi hatırlatılıyor.


İBB’nin yeni hizmet binasını Cumhurbaşkanı açar mı?

CUMHARBAŞKANI Erdoğan bir tarihte “Dikine mimari bizim geleneklerimize aykırı. İnsanlar toprağa ne kadar yakın olursa o kadar binalar değerli olur” demişti.
2010-2012 yılında projesi İBB’den geçen büyükşehir binası bittiğinde burasını açar mı?
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin binası 220 metre olacak (65 kat) ve 900 milyon liraya malolacak.
(Ayrıca 15.03.2013 günü İBB Meclisine 1/5000 ve 1/1000 ölçekli yeni bir plan değişikliği geliyor bu plan değişikliği ile kat adeti 65 oluyor.)
Belediyenin 20015 yılı yatırım ve hizmet programındaki bilgiye göre, binaya bu yıl için 150 milyon TL harcanması öngörülüyor. Binanın 2017 yılında bitirileceği bildiriliyor.
Bu arada CHP’ye de bir şey söylemek gerekiyor.
AKP’nin ‘kendin pişir kendin ye’ denilecek türden bu projesi yine gündeme gelirken İstanbul’un planlanmasının tam bir ‘curcuna’ya dönüştüğünün belgesi de oluyor bu bina...
Başta Kılıçdaroğlu olmak üzere genel başkan yardımcıları, meclis üyeleri istedikleri kadar bağırıp dursunlar... Çarpık yapılaşmayı eleştirsinler... Bu plan değişikliği AKP ve CHP’nin oybirliğiyle Büyükşehir’den geçtiğini biliyor musunuz.
İmar ve Bayındırlık Komisyonu’ndan geçen 2010 tarihli metinde şöyle deniliyor:
“Şişli İlçesi, 4 pafta, 3 ada, 37-38-39 parseller ve bir kısım Karayolları’ndan tahsisli tescil dışı alanda 1/5000- 1/1000 ölçekli Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planı değişikliği teklifi incelenmiş olup, Belediye Hizmet Binası olarak kamu yararı taşıdığından Komisyonumuzca uygun görülmüştür.”
14 Haziran 2013’de kağıt üzerindeki proje için yeni bir teklif öneriliyor:
“Kağıthane, Şişli Seyrantepe İBB hizmet binası ve çevresi yol kavşak uygulama projesine ait plan değişikliği...” oybirliği ile geçmiş;
Yani meri plandaki yerine göre, FSM Köprüsü’nden çıkışta Galatasaray Stadı ile burası önemli bir kavşak noktası olacak; msal 3 yapılanma hakkı ile sağlık tesis alanı (Şişli Etfal), park alanı, yol alanı, metro ve triyaj alanı, transfer merkezi alanı ve metro istasyonu alanınında zemin etüd çalışması da yapılmış...
Özetle Seyrantepe daha yoğunluklu bir bölge olacak, stadyum, 70 bin kişinin çalışacağı belediye binası ve az aşağıdaki rezidans ve konutlar...
Kimse İstanbul’daki çarpık yapılaşmayı eleştirmeye kalkışmasın... ‘Kamu yararı’ diye yapılan plan değişiklikleri iki partinin oybirliği ile geçiyor.
Büyükşehir Belediyesi dün bir açıklama yaptı... İşletme giderlerinin azaltılması açısından AR-GE çalışması yapıldığı ve belediyenin tüm birimlerinin tek çatı altında toplanma kararının aldığını... ‘hizmet binası’nın tarihi yarımada içinde yapılmasının kararlaştırıldığı... Açıklamada, bu konuda bir çalışma yapıldığını, ancak uygulamaya konulmadığı belirtiliyor. Bu açıklama yapılırken bu proje için bu yıl bütçeye para ayrılmasının ne demek olduğunu bir çok kişinin anlamadığını da sorgulamak gerekiyor.
Özetle, Seyrantepe’nin iki çatağına (stadyum ve 70 bin kişinin çalışacağı İBB binası) bu kadar yük getirilmesinin trafiğe ne gibi zararları olacağı hiç düşünülüyor mu?

CHP’de aday adayları ortaya çıkıyor

CHP İstanbul 2. bölge milletvekili adaylığına Cem Tüzün ilk başvurusunu yarın yapıyor.
1980 öncesinde CHP Grup Başkanvekilliğinde bulunan ve 12 Eylül sonrasında kapatılan CHP’yi açan Metin Tüzün’ün oğlu olan Cem Tüzün, şu açıklamayı yaptı:
“Kadın oldukları için her gün 3 kişi, emekleriyle yaşamak zorunda oldukları için her gün 5 işçi öldürülüyor Türkiye’de. Gözünü para hırsı bürümüş kötü bir sistem dünyayı her gün daha fazla kirletiyor, tüketiyor. Doğamız, kentlerimiz, tarihimiz, geleceğimiz, kimliğimiz para için yok ediliyor.
Birlikte direndik. Direniyoruz.
Doğadan, bilimden, estetikten, hukuktan, demokrasiden, emekten yana gelişmelere katkı koymak üzere yapageldiğim uğraşlarımı yeni bir düzleme taşıma kararı aldım. Haziran ayında yapılacak seçimde Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul 2. Bölge milletvekili adaylığı için başvuruda bulunacağım.
Adaylık ve seçim kampanyası süreçleri ile ilgili ajandayı ve ayrıntılı bilgileri izleyen günlerde paylaşacağım. Kuşkusuz, bu kampanya sürecinde sizlerin her türlü görüş, eleştiri ve katkılarınız son derece değerli olacaktır.
Daha güzel bir dünya, daha güzel bir ülke, daha güzel bir kentte yaşama ülküsünü birlikte gerçekleştireceğiz.”
Aday adaylığı başvurusu yapanlardan biri de yönetici-ilahiyatçı Seyfullah Şahinoğlu oldu.
Şahinoğlu, dün 3. bölge adaylığını Bağcılar’da cumartesi günü açıklayacağını duyurdu.

X